• $8,1829
  • €9,7475
  • 456.765
  • 1393.24
26 Şubat 2015 Perşembe

Siyaset nasıl yenilendi neden eski yapı çaresizdir?

Ortalık toz duman. Türkiye hangi başarıya imza atsa muhalefet, yani muhalefet partileri, tahakküm geleneğinin unsurları olan“egemen medya”, “aydın-bürokrat zümreler” vb. hemen ortalığa dökülüp başarıyı başarısızlık olarak göstermek üzere yapmadık şey bırakmıyorlar. Öyle ki, bu unsurlardan bazıları, Türkiye’ye karşı kim olursa olsun yeter ki kendilerine açık bulunan bir aralık kapı olsun herkesle, her kurumla, hatta her ülkeyle işbirliğine açık bulunmaktadırlar.
Bütün bunların sebebi nedir, nasıl olur da bir ülkenin muhalif unsurları kendi ülkelerine karşı bir konuma düşerler veya muhalefet yapmak üzere çıktıkları yolda, kendi ülkelerinin çıkarlarına karşı bir yere savrulurlar?

Siyasal yetersizlik
Bu durumun birkaç ana nedeninden bahsedebilir: İlki, muhalefet kadrosunda yer alanların yetersizliğidir. Bu yetersizlik kişisel olmanın ötesindedir. Dikkat edilirse, muhalif kesimde yer alanların ortak özelliğini, Türkiye’nin son yıllarda giderek hızlanan “toplumsal değişiminin” gerisinde kalmış bir “siyaset diliyle” muhalefet etmeye çalışmaları oluşturmaktadır. Bunlardan bazıları kendilerini sağcı, bazıları Kemalist, bir kısmı sosyalist veya solcu, bir kısmının ise liberal diye adlandırmalarına, takdim etmelerine rağmen, nasıl olup ta bu ortak noktada buluştuklarını anlamak gerekir. İkinci mesele, AK Parti ve onun lideri, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la ilgilidir. Türkiye’nin iki binli yıllarda geçirdiği toplumsal değişimin ortaya çıkardığı taleplere cevap veren bir siyaseti ortaya koyan ve bunu sürdürerek toplumun desteğini alan bu hareket aynı zamanda “yeni bir siyaset dili”, yeni bir siyaset anlayışını temsil etmektedir. Bu özellikleriyle, AK Parti ve Erdoğan’ın başlattığı siyasal değişimin, toplumsal karşılığının bulunması, muhalif unsurlar tarafından görülmeyen, kabul edilemez bulunan bir anlayışa yol açmakla kalmamış, bu anlayış bir Erdoğan karşıtlığına, hatta Erdoğan düşmanlığına kilitlenmiş bir siyaset körlüğüne sebep olmuştur.
Siyasal ve toplumsal muhalefeti, böyle bir anlayışta temellendiren unsurların, “karşıt kişilik kültü” oluşturan bir siyaset anlayışına saplanması; birincisi, toplumsal gerçekliğin içindeki farklılaşmaları görme imkânını kaybeden, toplumsaldan kopuk bir anlayışta marjinalleşmesi; ikincisi, toplum-siyaset diyalektiğinden uzaklaşıldığı için, yapısal olarak eski toplumsal ilişkiler sisteminin siyaset diline hapsolması kaçınılmaz hale getirmektedir. Burada en çok kaygı duyulan husus ise, değişimi-toplumsal farklılaşmaları yok sayan muhalefetin “demokratikleşme sürecini” kendi yanlışlarından dolayı tek başına taşıyan partiye karşı çıkmak için, reddeden, atılan her adıma karşı bir pozisyonda kalmalarıdır.

Toplumsal farklılaşma
Peki, muhalefet anlayışı, neden bu geri konuma düşmüştür, daha da önemlisi neden buradan çıkmak yerine oluşturdukları “karşıt kişilik kültü” etrafında, bir kısır döngüden kurtulamamaktadır? Bu sorunun cevabı “toplumsal merkezin” “siyasal merkez”le ilişkilerinin değişmesinde saklıdır. Her toplumda, toplumsal merkezi oluşturan sınıflar, zümreler, gruplar ve “kültürel unsurlar” arasında sıkı bir ilişki bulunur. Bu ilişkinin bozulduğu, kaybolduğu toplumlar sorunlu dönemlerden geçerler, en açık ifadesiyle çeşitli krizlere maruz kalırlar.
Bunlardan daha önemlisi, “toplumsal merkezle” “siyasal merkez” arasında çelişkilerin artarak bir çatışmaya dönüşmesidir. Demokrasi bu çatışmaları ortadan kaldıran, en azından dengeleme imkânı sunan bir sistemdir. Türkiye’de 1980’lerde hızlanan toplumsal değişim, toplumsal merkezi güçlendirerek değiştirmiş, bu merkez değiştikçe “siyasal merkezle arsındaki çelişkiler” iyice açığa çıkıp güçlü çatışma eğilimlerine dönüşmüştür. Sorun şuradadır: Türkiye’nin egemen muhalefet kültürü eski “siyasal merkezin ürettiği” bir kültürdür. Bu kültürün içinde, toplumsal merkezde yaşanan farklılaşmalar olmadığı gibi, iki yapı arasındaki değişmeleri gören bir bakış açısı da mevcut değildir. Muhalefetin yetersizliğinin altında yatan çaresizliğin kaynağında bu vardır.

<p>Koronavirüs salgınının uzun süredir kontrolden çıkmış olduğu ABD'de son durum ne? Aşılama süreci

ABD'de koronavirüs salgınında son durum

Beşiktaş, Erzurum'a ayak bastı

Zonguldak'ta dereden akan çamurlu su denizin rengini değiştirdi

Nisan ayında yağan kar Domaniç Dağları'nı beyaza bürüdü