• $8,1264
  • €9,7075
  • 455.56
  • 1378.37
16 Şubat 2015 Pazartesi

Baasçı darbeyi önleyen adam

Mahir Kaynak ismi size neyi anlatır bilemem fakat benim aklıma ilk gelen Türkiye’de Baasçı bir darbeyi önleyen, Türk Baasçısılığının merkez cuntasını çökerten adam olmasıdır. Dünya’da 1968 olayları diye bilinen hareketler batı toplumlarında yükseldiğinde iki önemli talep ön plandadır. Bunlardan biri, Sovyetler’in Çekoslavyak işgaliyle başlayan süreç karşısında ortaya çıkan demokrasi yanlısı hassasiyetlerin yükselmesi; ikincisi ise, daha fazla özgürlük isteyen, daha çok bireysel haklar merkezli eleştirel politik tavırlar, protestolar söz konusudur. Nereden bakılırsa bakılsın batıdaki 68 Kuşağı demokrasi ve özgürlük talebiyle sokaklardadır.

Türkiye, bu yıllarda Cumhuriyetin ilk askeri darbe rejiminin kurumsal yapısının cenderesine sıkıştırılmaktadır. 27 Mayıs Cuntası, rejimi militarize eden düzenlemeleri yapmış, bunu tahkim eden anayasa “en demokratik ve ileri anayasa” olarak ilan edilmiş, üstelik bu anayasanın “sola açık olduğu” “resmi görüş” olarak açıklanıp, etrafında geniş bir mutabakat sağlanmıştır. Burada “sol” kimdir, “sola açık olmak” ne demektir, böyle yapılmakla ne elde edilmek istenmektedir?

Baasçılık ve sol

Bütün mesele, ülkenin konjönktürel olarak ikinci savaş sonrası dönemde çok partili demokratik sisteme attığı adımı, kanla durdurmaya çalışan “bürokratik tahakküm geleneğinin” siyasal elitlerinin konumlarını korumaya dönük bir militarist örgütlenmenin yerleşik hale getirilmesidir. Bunun için gerekli her şey yapılmıştır. Seçimle gelenlerin siyaset yapmasını adeta imkansız hale getiren bu “anayasal düzen”, devleti “militarist-bürokratik bir zümrenin hükümranlık alanı” haline getirirken, tek parti geleneğinin siyasi temsilcisinin yetersiz kalacağı durumlarda, devlet destekli unsurları devreye sokarak “ düzeni demokrasiye karşı “korunaklı” hale getirecek bütün tedbirleri almıştır.
İşte bu yıllarda ortaya çıkan sol hareketler tamda “bu ülkeye komünizm gelecekse onu da biz getiririz” anlayışını yansıtan bir biçimde ortaya çıkmışlardır. Batıda 68 Kuşağı bütünüyle özgürlük-sivil hakların genişletilmesi talebiyle ortadayken, Türkiye solunun “devletçi”, otoriteryan, militarist bir dile sahip söylem ve örgütlenme biçimi, resmi ideolojiyle kurduğu simbiyotik ilişki, işin daha başında sol bir hareketin çok ötesinde bir tabloyu ortaya koymaktaydı.
Muhtelif sol kavramları, slogan düzeyini aşmayan bir anlayışta kullanan,” yerel Baasçılık hareketlerinin” yerden mantar biter gibi ortalığı sardığı bu dönemde, şiddete en çok başvuranların veya “şiddeti kutsayanların en devrimci” olarak kabul edildiği bir durum söz konusuydu.

Mahir kaynak ne yaptı?

Mesele bu noktaya gelince, olayın analizi daha kolaylaşmış demektir. Türkiye demokrasi yolunda ilerlemekte ısrar edip millet iradesi, militarist rejime rağmen, Menderes ismiyle sembolize olan siyasette yönelince, milletin seçtikleri bir an bile olsa seçenlerin talebi doğrultusunda hareket etmeye yöneldiğinde, karşılarında kimi bulacaklarını bilmek durumundadırlar.
Aslında 1970’lere giden Türkiye’de ortaya çıkan sol şiddet hareketleri, silahlı “sol örgütlerin” dönemin militer cuntalarıyla iç-içe olduğu bunların en güçlüsünün ise maksadının, bir askeri darbeyle sınırlı kalmayıp, demokrasiye geçişi büsbütün imkansız kılacak köklü bir “devrim stratejisi”le Türkiye’de Baas rejimi kurmak olduğu anlaşılacvaktı.
Mahir Kaynak bu Baas örgütlenmesinin içindeki MİT görevlisidir. Baas Cuntasını çökertecek operasyonun içindeki adamdır. Cuntayı açığa çıkartır, baasçı darbeyi önler ama askeri darbeyi engellemeye gücü yetmez. 12 Mart Cuntası onu deşifre ederek cezalandırır. Türkiye Baas diktatörlüğünden kurtulmuştur fakat militarizmin pençesinden kurtulmak için, Ak Partili, Erdoğan’lı yıllara kadar bekleyecektir. Kendisinden, fakültede “İktisadi Analiz Yöntemleri” dersini dinlerken, konusuna hakim tok sesiyle mütevazi bir şekilde dersini anlatan hoca, acaba aynı Mahir Kaynak mıydı? Hocama Allah’tan rahmet diliyorum.

<p>Spor Toto Süper Lig'de Fenerbahçe konuk ettiği Gaziantep FK'yi 3-1 mağlup ederek şampiyonluk yarı

Fenerbahçe-Gaziantep FK Maç Yorumu

Güvenliğin dikkati, hayatını kurtardı

Polisin ikna çalışması sonucu teslim olan terörist ailesiyle buluşturuldu

Osmanlı döneminde padişahların iftar sofralarını süsleyen yemekler