• $13,3884
  • €15,1673
  • 767.306
  • 1849.05
3 Eylül 2015 Perşembe

Yeni bir seçim, yeni bir durum

Türkiye karşılaştığı sorunları demokrasinin kuralları içinde, meşruiyet çerçevesinde çözerek yoluna devam ediyor. Koalisyon kurulamasa da sürecin anayasanın çizdiği yönde ilerleyerek bir seçim hükümetiyle neticelenmesini de bu bağlamda değerlendirmek gerekir. Türkiye normalleşme yolunda ilerlerken muhalefetin buna ayak uyduramaması önemli bir sorundur.

Türkiye muhalefetinin bu sorununun koalisyon hükümetinin önünü tıkaması, bütünüyle Cumhurbaşkanı Erdoğan'a dönük kin ve nefret dolu bir söyleme hapsolması durumu çıkmaza sokmuştur.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin, milletin doğrudan tercihini açıkça ortaya koymasının üzerinden bu kadar zaman geçmesine rağmen, muhalefet partisi liderlerinin durumu kabul etmekte direnç göstermesi nasıl açıklanırsa açıklansın ’muhalefet etme yetersizliği’ sorunundan bahsedilmiyorsa, yapılan izahlar yetersiz kalacaktır. Bu yetersizliğin, sosyal psikolojik sebeplerinin ötesinde, toplumsal değişim süreçlerine politik/ideolojik bakımdan cevap üretilememesi ile ilgisi olduğunu sıkça vurgulamaktayım.

Davutoğlu ne yaptı?

Şimdi yeni bir durum söz konusu; AK Parti lideri Başbakan Davutoğlu bütün çabalarına rağmen muhalefet partilerini bir koalisyon hükümetine ikna edememiştir. Bunun sorumlusu olarak Başbakanı göstermek, en hafifinden dürüst olmayan bir tavırdır. CHP'nin Türkiye'nin on yılı aşan sürede bütün demokratik kazanımları yok sayan dayatmaları, vesayet rejimi diye bilinen eski yapıyı diriltmeye dönük talepleri, doğrudan koalisyonla ilgisi olmayan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik intikam arayışlarının bizzat 'koalisyon kuruluş' aşamasının bir parçası haline sokulması, işin nasıl bir çıkmaza sokulduğunun kanıtlarıdır.
“Benzer bir durum MHP ile görüşmelerde de yaşanmıştır. İleri sürülen dört şartın ilkinin bir anayasa değişikliği ile ilgili olması ilginçtir. Anayasa değişikliği gibi bir çalışma söz konusu değilken, yolsuzluk iddialarının mecliste soruşturulma yolu açıkken, Cumhurbaşkanı'nın nasıl davranacağı koalisyon protokolleriyle değil, anayasayla açıkça düzenlenmişken bunların üzerinde tartışma yapmak, bunları koalisyon hükümeti için ön şart olarak ileri sürmek ne anlama gelir?”
Diğer şartı, yani çözüm süreciyle ilgili olanı bilerek sona koyduğumu tahmin edersiniz. MHP bilindiği gibi bu sürece başından itibaren karşı olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Sürecin terör örgütünü tasfiye etme, otuz yıllık kanın durmasına yönelik bir devlet projesi olduğu ve bölgedeki konjonktürle alakalı olduğu biliniyor.

Sorumluluk almak, sorumlu olmak

Süreç yönetiminde, zaman içinde sorunlar yaşanması, örgütün tavır değiştirmesi, bölgesel müdahalelere açık yapısının Türkiye karşıtı bir pozisyona kaymasıyla ortaya çıkmıştır. Bu durum karşısında ortaya çıkan sorunlar ve bürokratik mekanizmanın yaşadığı yetersizlikler giderek sürecin askıya alınmasına kadar uzanan neticelere yol açmıştır. Bölgede Suriye'deki BAAS rejiminin ömrünün uzamasıyla birlikte PYD/IŞİD üzerinden ortaya çıkan fırsatlara göre başlangıçta mecbur olduğu sürece karşı tavır alan, bölge ülkelerinin servislerinden ve batılı istihbarat kaynaklarından destek alan örgütün yeniden Türkiye'ye saldırması bu bağlam içinde açıklanabilir. Çözüm sürecini durdurarak Türkiye, bu duruma cevap vermek üzere harekete geçmiştir ve PKK'ya karşı bütün mücadele tarihinin en etkili operasyonlarına girişmiştir.
“Devletin açıklaması ortadadır: Tek bir terörist, ülkeye silah çeken tek bir katil kalsa da mücadele devam edecektir. İşte koalisyon görüşmelerine son nokta konulurken vaziyet budur fakat Başbakan Davutoğlu'nun teklifi kabul edilmemiş, sorumluluk alınmamıştır”.
Tuğrul Türkeş Beyin anayasa gereği kurulan seçim hükümetine MHP'li bir bakan olarak katılmasına, Başbakan'ın davetine evet demesine, bu çerçeveden bakıldığında mesele daha iyi anlaşılacaktır. Tuğrul Bey soyadına yakışır şekilde tarihi bir sorumluluk almıştır. Şüphesiz bunun asıl değerlendirileceği yer milletin vicdanı olacaktır.

<p>Peki, Omicron varyantından korkmalı mıyız? Yeni varyantın özellikleri neler? Omicron varyantı aşı

Omicron varyatından korkmalı mıyız?

Türkiye'nin ilk Çocuk Adalet Merkezi kucak açtığı çocukları topluma kazandıracak

2021'e damga vuran ''Yılın Fotoğrafları'' oylaması başladı

Ankara'ya mevsimin ilk karı yağdı