• $9,2851
  • €10,7612
  • 526.055
  • 1412.38
24 Ağustos 2015 Pazartesi

Teröre karşı özgürlüğü savunmak

Türkiye'nin karşı karşıya bulunduğu en önemli meselelerden biri teröre karşı özgürlüğü savunmaktır. Siyasi hedeflerine ulaşmak için şiddeti, katliamlara dayalı bir terör stratejisini uygulayarak, aşama aşama hedefine ulaşmayı planlayan bir örgüte karşı tavır alamayanların, o stratejinin içinde malzeme olmaya razı olanların, 'bu şiddet ortamı AK Parti'yi sarsarak bize de yol açabilir' diye düşünen, ahlaken sorunlu, siyaseten bir hiç konumda olanların, bir insanlık değeri olarak özgürlüğü savunamayacakları ortadadır.
Özgürlüğü savunmak bir insanlık onuru meselesidir. Güllük gülistanlık bir ortamda, insan hak ve özgürlüklerinden bahsetmek kolaydır; önemli olan, bir bölgede, yıllardır katliam yaparak, makineli tüfekten, uçaksavara her türlü bomba ve patlayıcıyı kullanarak önce bölge halkını terörize edip sonra bütün ülkeyi yıldırıp, 1960'lı yılların Pol Pot veya BAAS rejimine benzer bir düzeni kuracağını açıkça deklare eden bir yapıya karşı tavır alamamak bırakınız aydın olmayı, bırakınız yazar-çizer olmayı insan olmaya nasıl sığar?

Önce insan olamak

"Türkiye'nin demokratikleşme sürecinde kat ettiği mesafe ortadayken, demokrasiye karşı örgütlenmiş silahlı yapılara, onun sözcülerine karşı sessiz kalmak hele hele onların karşısında ezik, hak verici-onaylayıcı konumda kalmak sosyal psikolojik bir sorun olduğu kadar sınıfsal ve entelektüel yetersizlik sorunudur. Bunun ötesi yaşanılan vatana, bu ülkenin taşına toprağına yabancılaşma meselesidir."
Türkiye'nin yaşadığı toplumsal değişimin sonuçlarından biri şüphesiz ki sınıflaşma sürecidir. Türk toplum yapısı zümresel-statü toplumundan, sınıflı çoğulcu yapıya doğru değişmeye başlayınca devlete dayanan bütün verili statüler çökmeye yerine kazanılmış yeni toplumsal ilişkiler yükselmeye başlamıştır. Bu sürecin ekonomik sonuçlarının başında gelen 'devletçi/emir komuta ekonomisinden' 'piyasa ve rekabete' dayanan yeni bir yapının yükselişidir. Siyasi sonucu ise, 'çoğulculuk ve demokratikleşmedir.' İşte düğümün çözüldüğü yer burasıdır.
Bu yeni durum karşısında, resmi aydınlar toplumsal konum kaybettikçe 'yeni sürecin aktörlerini' suçlamaktan başka bir şey yapamaz hale gelmişlerdir. Bütün dünyaları, eski konumları içinde elde ettikleri statülerinin dayandığı resmi kültürün, kaba pozitivist dünya görüşünün içinde ezberlenmiş nerede Kemalizm olduğu nerede sosyalizm, nerede BAAS'çılık olduğu belli olmayan, aslında 'bürokratik- elitin' hâkimiyet ideolojisidir.

Kaybetmenin patolojisi

Değişim karşısında etkisiz kalan, yeni olan hiçbir şeyi anlamaya, açıklamaya yetmeyen bu dünya görüşünün, değişimin siyasetteki aktörü olan 'demokratlara', ekonomik aktörü olan 'yeni girişimcilere' ve elbette ki 'yeni aydınlara' düşmanlık üretmekten başka bir çaresi yoktur. Bu patolojik halin, onları terör örgütünün, onun siyasi uzantılarının peşine takılmasına götürmüş olması ise ciddi bir sorundur. Bu durum ise, bütünüyle entelektüel yetersizliğin, sınıfsal olarak kaybetmiş olmanın, demokratikleşme sürecine karşı duyulan öfkenin ve çaresizliğin şizofrenik tepkisidir.
Bu kadrodan, özgürlüğü savunmayı beklemek bunlara da haksızlık olacaktır. "Star Medya Grup Başkanı Murat Sancak'a yöneltilen silahlı saldırı karşısında susan veya onaylayıcı tavır alan yazar-çizer medya takımının tavrını bu bağlamda değerlendirmek gerekir. Bu olay aynı zamanda Türkiye'nin yerli-milli entelektüelleriyle, girişimcilerinin, bu toprağa ve insanlarına karşı sorumluluk duyan onu hayatlarıyla ödemeye kalkanlarıyla, teslimiyetçilerinin nasıl ayrıştığını da gösteren bir olaydır." Medya patronu "Bizim canımız şehitlerden daha kıymetli değildir" diyerek teröristlerle çatışmaya giren bir hareketle her fırsatta, en ufak menfaat karşısında açıkça ihanet eden grupların arasındaki farkı bu açıkça anlatmaya yetmiyor mu?
Bu ülkeye doksan yıldır hâkim olan kadro tahakkümünü kaybettikçe ihanete doğru koşarken, Türkiye'yi ileriye taşıyan yeni güçlerin bu sorumluluk ve yurtseverliği teröre karşısında olduğu kadar, demokrasiye, kalkınma misyonunda da ortaya çıkmıştır.

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>Haftanın gündemine oturan en önemli gelişmelerden biri Uzay Yolu

Elon Musk ve Jeff Bezos arasında sular durulmuyor | TeknoZone #5

Bu durumda işsizlik maaşı kesiliyor

Çanakkale Boğazı tek yönlü olarak transit gemi geçişlerine kapatıldı

Dünyanın en değerli 100 markası belli oldu!