• $13,8166
  • €15,6212
  • 789.52
  • 1927.39
5 Nisan 2018 Perşembe

Türkiye’nin Batı’ya cevabı

Batı sistemine verilen cevap açıktır: Türkiye Batı’ya mahkûm değildir. Önceki gün Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Putin tarafından atılan nükleer enerji santralının temelinden sonra, dün Türkiye-Rusya-İran arasında yapılan zirve artık tarihin farklı bir çizgide ilerlediğinin açık ifadesidir.

“Türkiye Batı çizgisinden çıkıp Doğu’ya mı kaymıştır? Hayır, meseleyi doğru değerlendirmek gerekir. Türkiye Batı’ya bağımlılıktan, Doğu’ya kapalı olmaktan çıkıp, Batı’yla yeni bir ilişki kurmaya dönük adımlar attıkça aynı zamanda Doğu’ya kapalı olmaktan çıkıp Batı’ya bağımlılık ilişkilerinin getirdiği yükleri adım adım üzerinden atarak farklı bir aşamaya ilerleyen bir ülkedir. İlk bakışta, Suriye ile başlayan çözüm arayışları kapsamında gelişen bu zirvelerin, bölgesel bir açılım olduğunu meselenin Suriye ile sınırlı olmadığını söylemeye dahi gerek yoktur. Önümüzdeki süreç, Suriye’de barışın sağlanmasını öncelikli hale getirmiş olsa dahi bölgesel barışı kapsamadıkça daha doğru bir ifadeyle bütün bu coğrafyayı istikrara kavuşturacak bir stratejiye dayanmadıkça tamamlanmayacaktır. Bu bakımdan bu işbirliği zemininin yeni bir yaklaşıma dönüştüğünü öngörmek zor değildir.”

NEREDE DURUYORUZ?

Meselenin birkaç boyutu bulunmaktadır. Birinci boyut doğrudan doğruya Batı sistemiyle, bir başka ifadeyle Batı sisteminin Türkiye ile kurulu ilişkilerinin sorunlu yapısının değişimiyle ilgilidir. Batı sistemi yaklaşık yüz yıldır Türkiye’yi denetim altında tutmak üzere üç alanda kurumsal ilişkiler geliştirmiştir.

Birincisi, ekonomik denetim mekanizmaları tarafından yürütülen iktisadi ilişkilerdir. Dünya Bankası, IMF, Avrupa Yatırım Bankası hem iktisat politikaları hem bunların unsurları olan projeler ve kredi araçlarıyla ekonomik olarak Türkiye üzerinde etki yaratacak gücü elde tutmada önlerinde bir engel bulunmamaktadır. İkincisi askeri denetim mekanizmalarıdır, soğuk savaşla derinleşen bu ilişki içinde Türkiye askeri bakımdan sadece NATO çerçevesinde değil, savunma konseptinin tamamı bakımından Batı’nın denetimini her alanda kalmış, bağımsız davranmaya kalktığı zamanlarda da her türlü müdahale ve baskıyı görmüş bulunmaktadır. Batı’nın yıllardır Türkiye üzerinde kurduğu üçüncü denetim mekanizması siyasidir. Başta Avrupalı kurumlar olmak üzere Batı sistemi bütün kurumsal platformlarda Türkiye’ye eşit bir üye gibi davranmak yerine, hiyerarşik bir ilişki biçimi içinden davranmıştır.

“Türkiye ‘One minute’ ile görünür hale gelen, yeni bir siyaset anlayışını ortaya koyduktan sonra, ciddi bir şaşkınlık yaşanmış fakat arkasından Batı’nın zorlayıcı, müdahaleci Türkiye’ye çeşitli taleplerini kabul ettirmek için icbar edici tavırları devam etmiştir.”

NEREYE DOĞRU?

Bugün bütün bunlar değişmiş bulunmakta, Batı’nın bu eski yaklaşımı sürdürmesinin neden mümkün olmadığı ortaya konulmuş olmaktadır. Bunun açık ifadesi, Türkiye Batı’yla ilişki biçimini değiştirirken yeni bir dünya ile farklı bir şekilde, yeni dayanışma ilişkileri geliştirmiş olmasıdır ki bu aslında Batı merkezli bir dünya görüşünün dış politikada zamanın tükendiğini de ortay koymaktadır. Bu aynı zamanda, Türkiye’nin kendi bölgesinde yaşanan istikrarsızlığa karşı yeni kuşatıcı bir barış stratejisine geçmesi anlamına gelmektedir.

“Bunun iki önemli boyutu söz konusudur. İlki ekonomideki yapı değişimiyle ilgilidir fakat daha ileri bir tarafı vardır. Türkiye yıllar sonra ‘nükleer enerjiye’ geçerken sadece tarihinin en büyük yatırımına imza atmakla kalmayıp, yeni bir teknolojiye açılım yapmış bulunmaktadır. Bu yönelişin her alanda teknolojik gelişmeye hangi katkıları yapacağını tahmin etmek zor değildir. Diğeri ise siyasi olarak Batı’ya verilen cevaptır, artık Türkiye bölgesel davranan bir ülkedir ve Batı’ya mahkûm değildir.”

<p class='MsoNormal'>Peki, bu karar neden önemliydi? Akşam Gazetesi Yazarı  Oğuzhan Bilgin tüm merak

Artık her yerde 'Türkiye'

İsrail hapishanesinden kaçan Filistinli tutuklular mahkemede darbedildi

Bir çiftçi tarafından bulundu! İçinden servet çıktı

Kedilerin en çılgın halleri