• $13,7194
  • €15,5684
  • 786.53
  • 1910.41
2 Nisan 2018 Pazartesi

Türkiye nasıl büyüyor?

Bazı popüler gazete yazarları arasında ‘bu işin nasıl olduğunu birisinin çıkıp açıklaması gerektiğini’ söyleyenler olduğu gibi, ekonomi yazarları arasında dahi ekonomik büyümenin %7.4 gibi orana çıkmasından neredeyse olumsuz bir şeymiş gibi bahsedenlerin bulunması sizce ilginç midir! Meclis kürsüsünde muhalefet sözcülerinin milleti, Türk ekonomisinin ‘büyümediğine inandırmak’ için ortaya koydukları çabaya(!) bakınca ortada bir sorun olduğunu düşünmemek elde değildir.

“Peki, sorun nedir? Türkiye ekonomisinin üst üste büyümesine yapılan eleştirilerin ‘iktisadi bir mantığı’ olamayacağına göre, esas meselenin politik beklentilere rağmen ekonominin ortaya koyduğu performansta toplandığı söylenebilir. Yıllardır ekonomi yazarı diye bilinenlerden, ‘enflasyon artışı var, işsizlik oranı %10 civarında iken, petrol fiyatları sürekli artarken, cari açık büyürken ekonomi nasıl büyür’ gibi soruları duymaya şaşırmak gerekir mi?”

NİYE BÜYÜYORUZ!

Yaşanan bu tepkisel yorumları anlamak için, önce ekonomiyle ilgili bu ‘politik beklentilerin’ ne olduğunu ortaya koymak, sonra meseleye dönmek yani ekonominin nasıl büyüdüğüne bakmak daha faydalı olabilir; çünkü ‘olgusal’ olanla ‘beklenti’ arasındaki çelişki o zaman daha iyi görülecektir.

“Türkiye’de politik bakımdan AK Parti yönetimlerine karşı muhalefet etmede sorun yaşayanlar vardır. Bunlar içinde başta Ana Muhalefet Partisi olmak üzere, geleneksel büyük sermaye ve örgütlerini, bugüne kadar merkez medya topluluğu olarak bilinenleri, onların etrafında toplanan yazar-çizer, yorumcuyu, aydın-bürokrat kadroları sıralayabiliriz.”

Bu geniş ve ‘nüfuzlu kadronun’ eski gücünden çok şey kaybettiği ortadadır fakat onlar ülkenin bütün kurumlarında hakim konumda oldukları için politik iktidarı (seçimleri demek daha doğru olacaktır) kaybetseler de ‘gerçek gücün’ hep ellerinde olduğunu bilerek buna göre davranmaya alışmışlardır. Hatta seçimle gelen iktidarları sarsacak, onları seçildiklerine pişman edecek hamleleri yaparak bunaltıp, dağıtma gibi tecrübeye sahip oldukları için de oldukça pervasızdırlar; fakat bu eski taktik ve davranışları AK Parti karşısında bir türlü netice vermediği için bu kadronun kızgınlığının yerini giderek endişe, öfke ve nefret duygusunun aldığı görülmektedir.

KRİZİ BEKLERKEN

“Bu durumda geriye ne kalmaktadır? Bilindiği gibi Türkiye’nin ‘tarihsel iktidar bloku’ diye adlandırdığım bu zümreler AK Parti’ye karşı yargı darbesi, kapatma saldırısı, muhtıralar, askeri darbe girişimleri dahil her yola başvurduktan sonra esas ümitlerini çımasını arzu ettikleri bir ‘ekonomik krize’ bağlamış bulunmaktadırlar. Bir anlamda onlardaki AK Parti düşmanlığının son çaresi ülkenin yaşayacağı bir ekonomik krizin AK Parti’yi iktidardan indirmesidir ama o bekledikleri kriz bir türlü gelmemektedir.”

Açıklanan her büyüme rakamı, açıklanan her yatırım programı, atılan her temel, açılışı yapılan her büyük hizmet, borçların milli gelire oranı, bütçe açığının milli gelire oranı, istihdam edilen işgücü sayısı, sanayi üretimindeki artış vb. gelişmeler onları iyice karamsarlığa sürüklemekte, bu defa gözleri ‘cari açığa’ ve ‘döviz fiyatlarında’ yaşanacak dalgalanmaya odaklanmaktadır. Onlar için enflasyonun sıçrama yapması da önemli bir beklentidir.

Kısaca AK Parti iktidarları karşısında sorun yaşayan, buna politik cevap veremeyen ‘tarihsel iktidar bloku’ bütün ümitlerini ‘çıkması gereken bir iktisadi krize’ bağladığı için gerçekleşen her ekonomik büyüme rakamı onlar için sağlıksızdır, sürdürülemezdir! Onlara Türkiye’nin 2008 krizinden bu tarafa sürekli büyüdüğünü, OECD ikincisi, dünyanın en hızlı büyüyen beş ekonomisinden biri olduğunu söylemeniz bir şeyi değiştirmeyecektir. Peki, ekonominin bu gücü nereden gelmektedir?

<p> </p>

Parasosyal etkileşimi çocuklarımıza neden anlatmalıyız?

Güvenlik güçleri teröristlere göz açtırmıyor!

Keykubadiye Sarayı'ndaki kazılarda ortaya çıktı! 1220'li yıllarda yapıldı

2021'in en etkili kadınları seçildi! İşte listede yer alan isimler