• $8,2788
  • €10,0246
  • 482.891
  • 1427.73
28 Mart 2018 Çarşamba

Mağlubiyeti kabul etmek de önemlidir!

Türkiye’de nelerin nasıl değiştiğini, içinde yaşayanların anlaması kolay değildir; ancak farklı dönemler farklı kurum ve sektörler mukayeseli olarak karşılaştırıldığında işin niteliğini kavramak mümkün olabilecektir. “Geçtiğimiz günlerde Türkiye’nin en büyük medya grubunun satılması muhtelif yorumlara yol açtı. Türkiye değişirken eski medya ilişkilerinin, onların dayandığı ideolojik ve politik kurumların, yaşanan dönüşüme rağmen hegemonik konumunu sürdürmesi ne kadar mümkün olabilirdi? Eski toplumsal yapının ürettiği eski hegemonyanın ideolojisi, ilişki biçimleri çöktüğü gibi onun iktidar alanının muhtelif unsurlarının tasfiye olmasını da anlamak lazımdır.”

Bu sosyal olayın mahiyetini anlamak için dayandığı temelleri, ideolojiyi, politik güç ilişkilerini ve elbette ekonomiyi anlamak gerekir. Bu açıdan 1980 öncesini bir tarafa bırakıp, Özal’lı yılları düşünmek bile yeterli olabilir. Halkın desteğini alarak, büyük bir oy farkıyla tek başına iktidar olmuş üstelik 12 Eylül rejiminin baskısı altında ezilmiş farklı görüş ve toplum kesimlerinin desteğini arkasına almış, sivilleşme sürecinin siyasi temsilcisi olmuş, üst üste iki seçimi kazanmış partisinin desteğiyle Cumhurbaşkanı seçilen Özal’ı kimler tehdit etmekteydi hatırlar mısınız?

TARİH DEĞİŞİM DEMEKTİR

Siyasette liberal görüşleriyle bilinen Özal’ı tehdit edenler arasında, ilk sırada ‘zenginler kulübü’ diye bilinen yapı ve onlarla uyum içindeki ‘merkez medya’ ve o dönemlerde hiç eksik olmayan ‘askeri cuntalar’ bulunmaktaydı. Dönemin ‘amiral gemisi’ unvanlı gazete Özal’ı muhtelif şekillerde tehdit etmekle kalmıyor açıkça geçirdiği kalp ameliyatı sonrası sağlıklı düşünmediğini yazarak çeşitli ‘uyarılarda’ bulunuyordu! Daha önce AP’li yıllarda Demirellere arsızca saldıran aynı medya bu defa her fırsatta Özal’a demediğini bırakmıyordu.

Türkiye’nin büyük sermayesinin, aslında liberal görüşleriyle bilinen ‘emir-komuta ekonomisinden’ piyasa ekonomisine geçişin ilk gerçek kurucusu olan Özal’ı savunması gerekirken, bu kapitalist gruplarla yakın ilişkileri bulunan büyük medyanın ona karşı düşmanca tavır takınması, askeri cuntaların sözcüsü gibi manşetler atması neyin nesiydi?

“Bu ülkenin kapitalistler zümresi hiçbir zaman liberal/demokrat olmamıştı, onların medya kuruluşları da. Unutulmaması gerekir ki onlar ‘militarist/devletçi’ ideolojinin adamları oldukları için ‘sanayici ve işadamı’ olmuşlardı. Onların da, medyada yer alan elemanları gibi, üstlendikleri misyon demokrasinin ‘devlet’te açabileceği gedikleri kapatmak, demokrasiye karşı kendilerinin de parçası oldukları ‘tahakküm zümresinin’ iktidarını süreklileştirmektir. Nitekim demokrasinin sadece (D) sinin olduğu toplumlarda ne böyle bir medyadan/kapitalist yapıdan; ne de itibarından söz edilebilirdi.”

YOLUN SONU

Demokratik değerleri benimseyen herkesin kabul etmesi gerekir ki, Türkiye’de medyanın başından itibaren politik toplumla sıkı bağları vardır. Medya kuruluşları arasında çok dar bir alanda bazı küçük gazete ve dergilere o da konjonktüre göre hayat hakkı tanınmıştır. Resmi alanın gazete ve televizyonları hep aynı ‘militarist-devletçi- batıcı’ çizgide yer almışlar ve doğrudan doğruya anti demokratik bir iktidar alanın içinden konuşup, onun sözcülüğünü yapagelmişlerdir. Bu anlayışın doruğa çıktığı dönem 28 Şubat sürecidir.

“28 Şubat’ın gazete manşetleri, televizyon yayıncılığındaki dilinin hiçbir şey değişmemiş gibi, AK Parti’ye karşı da uzun yıllar boyunca ‘muhtelif dozlarda’ devam ettiği bilinmektedir. Sanırım 15 Temmuz sonrası ortaya çıkan tablo durumu belirleyici olmuş, son nokta konulmuştur. Demokrasi karşıtı, sivilleşme sürecine rağmen bir şey yapmak mümkün görünmemektedir. Mesele şahıslar değildir; bir zihniyetin medya düzleminde, Türkiye’nin değişimi karşısında mağlubiyeti kabul etmesidir. Bu netice önlerinde bir ümit ışığı dahi görünmediğinin kabulüdür.”

<p>Kastamonu'nun Cide ilçesine düşen yıldırım sonucu 6 ev çıkan yangın sonucu kullanılamaz hale geld

Kastamonu'da yıldırım düşmesi sonucu 6 ev alev alev yandı

Yusufeli Barajı gövde inşaatında sona gelindi

Kahramanmaraş'ta heyelan sonrası oluşan Turkuaz Göl, turizme kazandırılacak

Mudanya Yat Limanı deniz salyasıyla kaplandı