• $8,3167
  • €10,0837
  • 489.083
  • 1444.87
26 Mart 2018 Pazartesi

ABD bir Ortadoğu devleti midir?

Bu soruyu herhangi bir uluslararası kuruluşun sorduğuna şahit oldunuz mu? Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere AB veya Avrupa’nın anlı şanlı kuruluşlarının ABD’nin Ortadoğu’da ne aradığını sormaya cesaretleri var mıdır? “Onlardan hangisi Irak’ta, Afganistan’da, Suriye’de ‘ABD ne arıyor, burada neden asker bulunduruyor’ diye sorabilir? Şurası açık ve kesindir ki uluslararası sistem krizdedir derken; onu oluşturan bütün kurumsal yapının ve onun içinde yer alan kuruluşların artık çözüldüğünü, bir eşitsizliği, bir zorbalığı, küresel bir soygun düzenini ayakta tutmak için var olduklarını bilmek ve buna göre tavır almak mecburiyeti vardır.”

Uluslararası kuruluşlardan Türkiye’nin, Suriye, Irak başta olmak üzere bölgesel siyasetine karşı uyarı ve açıklamaların ne anlama geldiğini tahmin etmek zor değildir. Nerdeyse her gün Batılı ülkelerin yöneticilerinden, muhtelif kuruluşlarından arka arkaya gelen önce ‘Afrin’e girmeyin’ ( bu sözü başka bir yerden hatırlıyor musunuz!) şimdilerde ise ‘bir an önce Afrin’den çıkın’ çağrıları yapanlara ne demek lazımdır? Bunlara, siz önce ABD’ye orada asker bulunduran Batılı güçlere seslenin; onlara ‘siz Ortadoğu ülkesi misiniz diye sorun’ demenizin bir anlamı yoktur.

BATI NEDEN BÖLGESEL BARIŞA KARŞI?

Batı’nın Ortadoğu siyasetini, etnik ve mezhepsel temellerde yeni bir Ortadoğu haritası çizmek ve bölgeyi ilanihaye denetim altına alıp, sömürü mekanizmalarını bölgesel bir düzene kavuşturmak şeklinde özetlemek mümkündür. Zaten onların bu konuda takip ettikleri siyasetin müdahale, işgal, terör örgütleriyle işbirliği gibi pratikleri kapsadığı açıkça ortadadır.

Burada Batı sistemi açısından sorun, bu siyasete açıkça boyun eğmesini bekledikleri Türkiye’nin doğrudan doğruya karşı tavır alması, Batı müdahale ve işgallerinin bölge halklarına yaşattığı zulmü vahşeti kabul etmeyeceğini ortaya koymuş bulunmasıdır, dahası bununla yetinmeyip bu tavrı somut bir politikaya büründürüp, Suriye’de Kuzey Irak’ta buna karşı harekete geçmesidir.

“Bazı dış politika yorumcularının iltifat etmek için(!) ‘Türkiye’nin politik anlamda ‘oyun kurucu değil oyun bozucu bir rol oynadığını’ söylemelerine katılmak mümkün değildir. Çünkü Türkiye sadece bir siyasi oyun planını fiili olarak bozmakla kalmıyor aynı zamanda yeni bir bölgesel barışın hangi eksende kurulacağının da adımlarını atmaya çalışmaktadır ki Batı sisteminin duyduğu rahatsızlığın temelinde yatan da budur.”

TERÖR ÖRGÜTLERİ SAHİPSİZ DEĞİLDİR

Bugün Türkiye’nin Suriye’deki varlığından duyulan endişe ve korkunun esasında da bu yatmaktadır. Türkiye’nin Suriye siyasetinde başından bu tarafa tavrı, mazlum Suriye halkının en temel hakkı olan yaşama hakkını korumak, kendi topraklarından kaçarak ülkemize sığınanlara kucak açmak, zor durumda olanlara insani yardım ulaştırmak temelinde şekillenmiştir.

Burada kısa ve uzun dönemli birkaç mesele vardır. Kısa vadede, Suriye’de ateş kesin sağlanması, yeni göç dalgalarının oluşup, insanların yurtlarından sürülmesinin önünün kesilmesi için bu önemlidir. Kısa dönemli bir diğer önlem ise, PKK/PYD ve DAEŞ terör yapılanmalarının işgal alanları oluşturmasının engellenip, Türkiye’ye ve başka ülkelere dönük saldırıların zemininin kurutulmasıdır.

Uzun vadede yapılması gereken ise Suriye’nin toprak bütünlüğünü korumaktır. Bunun yolunun da nihai olarak Suriye’de bir geçiş hükümeti tarafından kurulacak yeni düzenin oluşumuyla sonuçlanması için yürütülen çalışmalardan geçtiği bilinmektedir.

Bu bakımdan Türkiye’nin bölgesel bir barışı inşa etme amacının karşısında yer alan Batı’nın, terör örgütleriyle işbirliği, müdahale ve işgal siyasetleri arasındaki uyum, tesadüf kavramıyla açıklanamaz.

<p>İşgalci İsrail'in işgal altındaki Doğu Kudüs'te Filistinlilere yönelik müdahalesi devam ederken,

Kudüs'te tepki çeken görüntü! Mescid-i Aksa'dan alevler yükselirken Yahudiler Kudüs Günü'nü kutladı

Demir yoluyla taşınan bor, seramik ve mermer miktarı arttı

Bakan Karaismailoğlu, Trabzon'da inceleme ve ziyaretlerde bulundu

Osmaniye'de tarlada bulunan yaban kedisi yavruları bakıma alındı