• $8,2794
  • €10,0099
  • 482.834
  • 1427.73
16 Mayıs 2016 Pazartesi

Muhalefet sorunu derinleşiyor

Demokratik sistemin belkemiğini oluşturanın iktidar veya iktidar partisinin varlığı olmayıp, muhalefet olduğu sıkça söylenir. Bunu ‘her siyasi yapıda iktidar zaten vardır, fakat muhalefet ancak demokratik siyasal yapılarda bulunur’ şeklinde daha sade bir biçimde ifade edersek, Türkiye’nin muhalefet sorununun hızla büyüdüğünü söylemek için çok sebep vardır ve bu ciddi bir meseledir.

Türkiye’de muhalefetin etkisizleşmesi ve dağılmasının birçok yönünden bahsetmek mümkündür. Bunlar arasında, şüphesiz ‘Ana muhalefet’in giderek neredeyse marjinal bir yere kayması oldukça sorunlu ve demokratikleşme süreci açısından tehlikeli bir durumdur. Sorun sadece burada değildir. “Demokratik sistemlerde, kamuoyu oluşturucuları olarak aydın muhalefeti, gençlik hareketleri, sendikal ve örgütlü grupların muhalefeti ve hiç şüphesiz muhalefet dilini üretebilen medyanın varlığı ve fonksiyonları olmadan siyaset yapılamaz ve bunların yokluğunda siyasal yapıda eksiklik söz konusudur.”
Nereden bakarsak bakalım, sadece ana muhalefette değil politik ve sivil muhalefette her geçen gün sorun büyümeye devam etmektedir ve kimse bu meseleyi basit parti karşıtlığı polemiğinin dışında, işin aslına dönük bir yere taşıyarak tartışmamaktadır.

CHP’nin çıkmazı

CHP Genel Başkanı’nın siyasal mücadeleyi demokratik zeminde sürdürmede yaşadığı sorunu aşmak için, işi başka zemine taşıma arayışını ifade eden ‘kan dökülmesinden’ bahseden sözlerini bir yetersizlik olarak görüp üzerinde durmayı gerekli bulmayabiliriz. Oysa esas sorun tam da burada yatmaktadır.
Siyasi mücadeleyi demokrasinin tanımlanmış meşru araçlarının dışına taşıyacak kadar siyaseten tükenmişliği yansıtan bir anlayışın, Türkiye’nin en eski ve köklü partisinde neredeyse hiçbir eleştiriye maruz kalmadan normal bir şeymiş gibi kabul edilmesi, hatta savunulması siyasetin gerilemesi açısından vahim bir tablodur. Çünkü her ne kadar CHP tek parti siyasetinden, daha sonraki darbeler ve müdahalelerde üstlendiği rollerden dolayı eleştirilse de, demokratikleşme sürecinde bunca badireyi geride bırakarak ciddi mesafeler almış bir ülkede, o eski konumunu eleştirel bir şekilde geride bırakması, en azından ‘sosyal demokrat olma’ iddiaları bakımından bunu yapması gerekmez miydi?
CHP’nin içinde bulunduğu durum, böyle bir anlayışın politik-ideolojik bir sorun olarak görülmeyerek partinin içinde hâkim olması, Türk siyaseti açısından ciddi bir çıkmaza işaret etmektedir. “Her şeyden önce siyaset üretemediğini kabul etmesi anlamına gelen saldırgan, suçlayıcı, karalayıcı kavga üslubuna siyaset dışı kurumları bir tehdit unsuru olarak katan dilin varlığı, ciddi bir düşünce sefaletinin göstergesidir. Siyasetin bittiği yerde ancak kandan bahsedilebilir.”
Peki bu düşünce sefaleti, siyaseti tüketen bir anlayış Türkiye’nin en köklü partisine nasıl hakim olmuştur, nasıl kabul görmektedir?

Muhalefet krizi

Siyasi muhalefetin seviyesini belirleyen, onun siyaset yapma gücünü üreten kaynakların başında ideolojik birikimin ve geleneğin olduğu açıktır. Bu birikimi taşıyacak kadrolar yetersizse, özellikle o geleneği zamanın şartları ve sorunları karşısında yenileme, eleştirel bakma gibi bir niteliğe sahip değillerse, o zaman iş o partilerin dayandığı örgütlü veya örgütsüz sivil topluma, aydınlara, medya gibi kamuoyu yapıcılarına kalacaktır. Ülkemizdeki muhalefetin karşılaştığı, temelde yatan mesele de burada düğümlenmektedir.
Bu açıdan, CHP’nin dayandığı veya irtibatlı bulunduğu örgütlü ve örgütsüz gruplar arasında kendisini besleyecek, siyaseten yaşadığı yetersizlik krizini aşmasına katkı yapabilecek bir tavır olmadığı gibi, eleştiri ve yeni fikirler öneren bir aydın grubun varlığından söz etmek zordur. Muhalefet diye bütün söylemleri sadece ve sadece Cumhurbaşkanı Erdoğan karşıtlığına endekslenmiş pespaye bir saldırı dilinin ötesinde bir şey söyleyemeyen ‘gazeteci-yazar’ türünün, CHP’ye katkı yapmayacağı ortada olduğuna göre muhalefet sorunu daha da derinleşecek demektir.

<p>Irak kuzeyindeki Pençe-Şimşek ve Pençe-Yıldırım operasyonları sonucu 2 PKK'lı terörist daha etkis

MSB: Kuzey Irak'ta 2 PKK'lı terörist etkisiz hale getirildi

Yusufeli Barajı gövde inşaatında sona gelindi

Kahramanmaraş'ta heyelan sonrası oluşan Turkuaz Göl, turizme kazandırılacak

Mudanya Yat Limanı deniz salyasıyla kaplandı