• $9,292
  • €10,8364
  • 533.715
  • 1431.44
5 Ekim 2015 Pazartesi

Medya kaçıncı kuvvet?

“Medyanın dördüncü kuvvet olması, medya patronlarının dördüncü kuvvet olduğu anlamına gelmez” Türkiye’deki medya meselesini konuşurken değerli bir arkadaşımın yaptığı bu yorum, tahmin edersiniz ki doğrudan Türk medyasının temel sorununun ne olduğunun altını çizmektedir.

Demokrasinin antidemokratik rejimlerden ayrıldığı noktalardan biri, onun kuvvetler ayrılığına dayanıyor olmasıdır. Kuvvetler ayrılığında kurucu ve meşruiyeti üreten irade olarak Meclis, yani yasama, onu pratiğe aktaran yürütme ve bütün bu çerçeveyi adalet ölçeği içinde denetleyen yargının varlığı söz konusudur.
Demokratik sistemde basın-yayın kuruluşları, düşünce özgürlüğünün, haber alma hakkının, ifade hürriyetinin kapsamında kalmak üzere; bilgilendirme ve kamuoyu oluşturma işlevlerinin de bir parçası olarak değerlendirildiği için dördüncü kuvvet olarak tanımlanır.
Demokrasinin çekim kuvveti
Medya kuruluşları bu dördüncü kuvvet nitelendirilmesini sıkça kullanarak kendi işlevlerinin, dolayısıyla kendi statülerinin ağırlığından bir iktidar ortaklığı çıkarmak isterler. Ancak demokratik rejimlerde medyanın böyle bir iktidar yaratma çabası, ‘medyanın esas fonksiyonlarını aşarak’ (4.kuvvet olmaktan çıkararak) onu doğrudan bir siyasal araç haline dönüştürecek anti-demokratik bir eğilim içerisine itecektir.
“Böyle durumlarda medya patronlarının iktidarın gerçek sahipleri gibi davranması, siyasete müdahale edecek bir pozisyon elde etmesi, aslında medyanın dördüncü kuvvet olma konumunu tahrip ederek onun tamamen demokratik sistemin kuvvetler ayrılığına karşı hatta bu yapıyı yıkıcı bir yere taşır.”
Medya böyle bir konumu nasıl elde eder veya bu gücü nereden almaktadır? Medyanın habercilik yaparak, bilgi üreterek, iletişim kurarak, kamuoyu oluşturarak böyle bir deformasyona yol açmasının mümkün olmadığı açıktır.
Bu meselenin arkasında medya-sermaye ilişkileri olduğu kadar, devletin antidemokratik yüzüyle kurulan ilişkiler de yatmaktadır. Yaklaşık 100 yıllık antidemokratik ilişkiler ağı, üstelik söz konusu sermayenin yapılaşmasının da bu ağ içinde üretildiği düşünülürse, bu mekanizmanın 10-15 yılda ortadan kaldırılabileceğini düşünmek saflık olur.
Seçilmemiş seçkinler
“Sadece bu kadar mı? Tabii ki değil, bu karanlık ilişkilerin Türkiye’nin uluslararası sistemdeki (benim dış vesayet ilişkileri dediğim) Lozan, NATO, IMF ve benzeri bağlantıları da düşünülünce, meselenin bir antidemokratik medya yapılanması ve onun patronajının ihtirasının ötesine geçtiği görülecektir. Belki de ‘Türkiye’nin antidemokratik tarihinin bu kadar uzun sürmesinin’ önemli sebeplerinden biri de malum medya üzerinden antidemokratik ideolojinin üretilmesidir. Seçilmiş iktidarlara karşı millet iradesine saygısız medya kadrosunun bu kadar saldırgan olması, bu kez Türkiye’nin kaderini yazamayacaktır.”
Medya patronlarının ‘seçilmedik ama seçkiniz’ tavrı Türkiye’nin yakın tarihinde demokrasi mücadelesi veren bütün liderlerin karşısına karanlık bir duvar gibi çıkmıştır. Rahmetli Menderes’e saldıran bu güruhun, Özal’a yaptıklarını da henüz kimse unutmadı. Bugün bu medyanın aynı şeyleri, aynı üslup ve arsızlıkla Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alan bir saldırıya dönüştürmesi, zaten onların dördüncü kuvvet olma iddiasından uzak olduklarının ve antidemokratik geleneklerini bugün de sürdürme heveslerini koruduklarının işaretidir.
Türkiye’de çok şey değiştiği gibi, onların bu saldırılarına boyun eğmeyecek bir siyaset anlayışı toplum tarafından sahiplenilmiş durumdadır. Ayrıca yıllarca medya üzerinde kurdukları ‘tekelci baskı’ kırılmış, çoğulcu bir yapı oluştuğu için onların bu kirli yüzü de kamuoyunda görünür olmuştur.
“Bunun için terör örgütlerinin yandaşlarıyla işbirliği yolları arayan kadroları, bünyelerinde doğrudan doğruya Türkiye’nin bugününe ve geleceğine saldıran aparatlar haline dönüşmüşlerdir.”
İşte Türkiye’deki dördüncü kuvvet tartışması bundan ibarettir.

<p> </p>

Arabeskin 'Babası' kim?

Dev platform ''1915 Çanakkale Köprüsü''nün altından geçiriliyor

''Boncuklu Tarla''da 12 bin yıllık olduğu tahmin edilen tapınak bulundu

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (21 Ekim 2021)