• $8,4396
  • €10,0747
  • 492.239
  • 1392.91
24 Eylül 2015 Perşembe

Devşirme aydınlar

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasette ‘milli ve yerli olma’ yönündeki çağrısı geniş bir tartışmaya sebep oldu. Milletin büyük bir çoğunluğunda ancak sempati toplayan, destek gören olan bu açıklamaya gelen itirazlara baktığımızda iki tavır dikkat çekmektedir. Bir grup aydın-yazar çizerin, ‘biz milli değil miyiz’ türünden meseleyi anlamaktan uzak bir düzeyde, yine o bilinen ‘Erdoğan karşıtlığı şizofrenisi’ üzerinden itirazlarını seslendirmeye çalıştıkları görülmektedir. Bir başka grup ise düpedüz ‘ne millisi, ne yerlisi?’ anlamına gelecek sözler söylemekte, açıkça milli/yerli olana düşmanlık etmektedirler.

Biz Türkler, bu topraklarda dile kolay bin yıldır yaşıyoruz ve bu süre içerisinde kurduğumuz Osmanlı İmparatorluğu yeryüzünün bilinen tarih içindeki, en uzun ömürlü en büyük birkaç imparatorluğundan biridir. Osmanlı yönetim sisteminin, kendi çağdaşları içinde mukayeseli bir üstünlüğü olduğunu, yeryüzünün başarıyla uygulanmış meritokratik ilk düzenlemelerden olduğunu söyleyen, birçok siyaset bilimci, tarihçi vardır.

Tersine devşirme düzeni

Bu meselelerle uğraşanların en çok üzerinde durduğu konuların başında, ‘devşirme sistemi’ gelmektedir. Bilindiği gibi devşirme sistemi, imparatorluğun yönetici/asker yetiştirme mekanizmasıdır. Devşirilen çocuklar, tam anlamıyla bir kültürleşme denilebilecek programa tabi tutularak, gerçek anlamda ‘yerli kültüre’ dâhil olacak şekilde yetiştirilirler. Onların içinde tarihimizin büyük devlet adamları, bürokratları ve askerleri vardır. İçlerinde sayısız kahraman, şehit ve gazi bulunmaktadır.
“Bu tarihi olayı hatırlatmamın sebebi, ‘milli ve yerli olmanın’ asla etnik bir temelinin olmaması hatta dini inançla da sınırlı kalmamasıdır. Bu toprakların ruhuna sahip çıkmak, bu halkın varlığına saygı duymak ve elbette ki bu ülkenin bağımsızlığını savunmak, milli/yerli olmak için yeterlidir.”
Bazılarının zaman zaman küçümsediği, imparatorluğun devşirme bürokratları şüphesiz yerlidirler. Onların hassasiyetine sahip olmayan, bilhassa Batılılaşma döneminde rastlanan bazı örnekler sadece devşirmeler arasından çıkmaz, bürokrat ve aydınlar arasında çok farklı kökenden gelen yerli ve milli olmayan birçok kimsenin adı, ‘Cumhuriyetin Batılılaşama anlayışıyla düzenlenmiş resmi tarih eğitiminde’ zaten herkese ezberlettirilmiştir.

Evdeki yabancılar

“Bugün Türkiye’ye karşı tavır alan ‘devşirme aydınlara’ baktığımızda neyi görmekteyiz? Türkiye’nin hangi meselesi varsa onlar karşı tarafta yer almışlardır. Emeni meselesinde Taşnak tezlerini savunan, Avrupa Birliği konusunda kâh Almancı kâh Fransız, kâh İtalyancı olan, Suriye meselesinde açıkça BAAS’çı olan onlardır. PKK terörünün yanında yer alıp, Kandil’e giderek ‘ne barışı savaşmaya devam edin, silah bırakmayın’ diye yalvaran, ABD’ye ‘Türkiye IŞİD’e yardım ediyor, onu terör karşısında yalnız bırakın’ diye kışkırtmaya kalkan, ‘ülkede basın özgürlüğü yok’ deyip sabah akşam başta Cumhurbaşkanı olmak üzere, ülkenin bütün kurumlarına, en aşağılık saldırıları yapan onlardır.”
Bunların ‘devşirme aydın’ olmasıyla imparatorluğun ‘devşirme bürokratlarını’ birbirine karıştırmamak lazımdır. İmparatorluğun bürokratları, yerlileştirilmek üzere devşirilmişlerdir. Bugünkü ‘devşirme aydınlar’ ise yabancılaştırılma operasyonuna tutulmak üzere devşirilmişlerdir. Bunların, bütün dünya görüşleri ‘Batılılaşma ideolojisi’ üzerinden şekillendirildiği için, kendi dünyalarına, evlerine yabancıdırlar ve devşirildikleri merkezlere bağlı hareket etmelerinde şaşılacak bir şey bulunmamaktadır.
Onlar bu ülkenin halkına, onun tarihine, geleneğine düşman oldukları için onun tercihlerine iradesine dolayısıyla demokrasisine de düşmandırlar. Türkiye’nin demokrasi içinde büyümesi onlar için felaket demektir.
Bayramınız mübarek olsun.

<p>İzmir'e meteor düştüğüne dair iddialar sosyal medyayı karıştırdı. 31 Temmuz saat 01.54'te gerçekl

İzmir'e meteor mu düştü?

İki deli bir araya geldi: Adana'da Balotelli izdihamı

Bakanı Kurum, Antalya'da incelemeler yaptı

İstanbul'da tramvay raydan çıktı