• $8,4008
  • €9,9763
  • 488.979
  • 1408.81
1 Ekim 2015 Perşembe

Suriye’de kim yanlış yaptı?

Suriye’de kim yanlış yaptı?/ Vedat Bilgin/1 Ekim Perşembe 2015

Suriye konusunun sadece bu ülkenin rejim sorunu olmadığını, ‘Dünya Sistemi’nin değişiminin Ortadoğu’ya yansıması olarak düşünülmesi gerektiğini ve böyle ele alınmadıkça birçok sorunun cevapsız kalacağını vurgulamak isterim.
Bu sorulardan bazılarını hatırlamak gerekirse: Soru 1.BAAS rejimi nesli tükenmekte olan, ömrünü doldurmuş politik bir düzen olduğu halde, bu ülkede neden hâlâ ayaktadır?
Soru 2. Halkına bunca yıl zulmetmiş bir diktatörlük, halk ayaklanıp ülkenin neredeyse % 80’ninde bu yönetimin iktidarını elinden aldığı halde nasıl çökmemektedir?
Soru 3. Sivil halka karşı bunca katliam yapan, çoluk-çocuk demeden kimyasal silah dâhil her türlü insanlık dışı yola başvuran, neredeyse her gün uçaklardan attığı varil bombalarıyla vahşice cinayetler işleyen bir rejime karşı, bu insanlık dışı saldırıları naklen yayınlardan izleyen Batı neden bu kadar duyarsız kalmaktadır?
Soru 4. Daha yakın zamana kadar ‘Türkiye İran olmayacak’ diye ortalığı inletenler, şimdi nasıl oluyor da ‘İran’la aynı tarafta’ üstelik o çok sövüp-saydıkları ‘The Cemaat’le birlikte saf tutmuşlardır? Rusya, İran, ABD ve Avrupa ile ilgili sorulardan bahsetmeye ise gerek yoktur sanırım!

Suriye’de bir şey olmadı mı?

Suriye’de halkın, rejimi bir sorun olarak görüp ayaklanması, bölgede yaşanan ‘Bahar Devrimleri’ sürecinin bir parçası olarak tezahür etmiştir ki, bu durum yüzyıllık bir siyasal yapının Ortadoğu toplumlarıyla çelişkisinin açığa çıkmasının sonucudur. Bunda, küreselleşmenin getirdiği yeni imkânlar, bu toplumların anti-demokratik rejimler altında dahi yaşadığı toplumsal değişmeler, bölge ülkelerinin kapalı siyasal rejimler altında ekonomik bakımdan nispi olarak dışa açılmalarının yol açtığı yeni toplumsal dinamiklerin oluşumu gibi bir çok faktörün rolü bulunmaktadır.
Türkiye bu süreçte nerede durdu? Yanlış mı yaptı? Bazıları söze ‘kabul edelim Türkiye yanlış yaptı’ diyerek başlarken, bazıları ise ‘Türkiye bu yanlışları yapmasaydı Suriye’de bunlar yaşanmazdı’ diyerek adeta yaşanan bu olayların sorumlusu olarak Türkiye’yi suçlarken, halkını katleden BAAS diktatörüyle diyalog kurulmasını önermektedirler.
“Elbette ki Türkiye’nin yanlış politika izlediğini söyleyenlerin asıl hedeflerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu bulunmaktadır. Onların, Erdoğan’a saldırmak için bahane ararken, Suriye kasabı diktatör Esed’e sarılmalarında şaşılacak bir şey yoktur. Erdoğan karşıtlığı, Türkiye düşmanlığı halini aldığı için, BAAS diktatörüne veya PKK katillerine ümit bağlamaları sadece aşağılık bir tavrı göstermez, bir zümrenin politik iktidar kaybının, onları kendi ülkesine karşı bir konuma nasıl taşıdığını da gösterir.”

İnsanlık değerleri nerede?

“Şimdi Türkiye’nin Suriye siyasetinin değişmesi beklentisi içinde olanlar, ‘Türkiye’ye Esed’le birlikte bir geçiş süreci’ önerenler, aslında BAAS rejiminin bütün bu vahşet tablosunun sorumlusu olan bir düzenin ayakta kalmasını teklif ettiklerinin farkında(mı)dırlar.”
Başbakan Davutoğlu’nun da ifade ettiği gibi, daha Suriye’deki bahar hareketinin başında, Türkiye’nin önermekle kalmayıp destek olmaya çalıştığı ‘demokratik geçiş sürecinin’ nasıl reddedildiği, işin nasıl buralara geldiği unutulmuş mudur?
Bugün Suriye rejimini yaşatmaya dönük her çaba, ‘dünya değişmiyor; küreselleşme diye bir şey yok; toplumlar Soğuk Savaşın kapalı dünyasında yaşamaktadırlar; İletişim Devrimi yaşanmadı; ekonomik ilişkiler uluslararası etkileşim yaratmıyor; bazı ülke halklarının insan haklarına ihtiyacı yok; demokrasi ancak Batılı Hıristiyan Beyaz Adamlar için gereklidir’ türünden önermeleri kabul etmek olacaktır. Dahası Suriye halkının uğradığı kıyımı, çektiklerini yok saymak, onları bu vahşet ve baskı rejimine yeniden teslim etmek olacaktır.
Ey insanlık neredesin!

<p class='MsoNormal'>'Help  Turkey' etiketinin gerçek yüzü... Kara propagandayla kim neyi hedefledi?

'Help Turkey' etiketinin arka planında ne var?

Orman yangınlarında yaralanan hayvanlar tedavi ediliyor

Uluabat Gölü, yeşile büründü

Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Suver, Van'da incelemelerini sürdürüyor