• $9,2649
  • €10,8059
  • 531.471
  • 1432.75
8 Ekim 2015 Perşembe

Hangi kutuplaşma?

‘Kutuplaşıyor muyuz? Kutuplaşmak iyi bir şey değildir, neden kutuplaşıyoruz?’ gibi soruların çokça sorulduğu, arkasından ‘Türkiye kutuplaştırılıyor, bunu yapanlar ülkeye zarar veriyor’ denilerek siyasi rakiplerini suçlayanlara her gün televizyon kanallarında, gazete yazılarında rastlıyoruz.
Bir defa kutuplaşmanın umumi arzu üzerine veya birisinin kendi fikrince gerçekleştireceği bir durum olma ihtimalinin zayıf olduğunu görmek gerekir. Eğer toplumsal olarak farklılaşmalar, yaşanan değişimler bir kutuplaşma eğilimi taşımıyor iseler, bunu bir kişinin veya grubun ortaya çıkarmasının kolay bir iş olmadığını belirtmekte fayda var.
“O halde, Türkiye’de ortaya çıkan kutuplaşmalar bir kişinin arzusuyla ortaya çıkmış, bir başkası tarafından da kolaylıkla ortadan kaldırılabilecek türde bir eğilim değildir. Diğer önemli bir husus ise, Türkiye’de var olan kutuplaşma eğilimlerinin bugünlerin eseri olmadığı gerçeğidir.”

Kördüğüm çözülüyor

“Türkiye’deki kutuplaşmalar yeni değildir, bunun bir tarihi vardır ve meselenin etrafında şimdilerde adeta bir fırtına koparılarak tartışılmasının sebebi de, bu tarihi olanın yapısının değişmesidir. Esas kördüğüm noktası burasıdır. Çünkü eski kutuplaşma ekseninde konumlar bellidir, kutbun bir tarafını oluşturan unsurlar azınlık olmalarına rağmen egemen konumdadırlar. İdeolojik, politik, ekonomik, kültürel iktidar araçları onların elindedir.”
Bu durumun, iyi kötü çok partili hayata geçişle birlikte, demokratikleşme sürecinde değişmesi beklenirken, neredeyse elli yılı aşan bir süre geçmesine rağmen değişmemesi için ellerinden geleni yapmakta bir beis görmemişlerdir. Son on küsur yılda yaşanan değişimin kısmilikten uzaklaşması, kutuplar arasındaki dengenin altüst olmasına yol açacak bir toplumsal devrime dönüşmesi adeta bir feveran yaratmıştır; ‘Türkiye hiç bu kadar kutuplaşmamıştı, kutuplaşıyoruz, kutuplaşma tehlikelidir v.s.’
Türkiye’nin eski kutuplaşma yapısına bakıldığında, meselenin ideolojik ve kültürel temelli bir tarihinin olduğunu görmek mümkün olacaktır. Türk toplumunun iktidar bloku, imparatorlukta geleneksel iktidar yapısını değiştirirken, Batılılaşma ideolojisini bir müttefik yaratma ve geleneksel çerçevesinin dışında yeni bir meşruiyet alanı üretmek için kullanmıştır. Bu iktidar bloku Tanzimat’tan Cumhuriyet’te bu ilişkileri, dışarıyla işbirliği halinde tahkim ederek bugüne kadar getirmenin rahatlığı içinde yaşamıştır. 1838 Ticaret Anlaşması’ndan, IMF ve Dünya Bankası’na uzanan, özellikle ekonomik bağımlılık ilişkilerinin ve buna bağlı olarak iktisat politikalarıyla sağladığı imkânların, bu yapıya nasıl bir destek zemini oluşturduğunu düşünmek yeterlidir.

Dengeler değişiyor

İdeolojik, politik, kültürel iktidarı elinde tutanlar aslında ‘Tanzimat’la başladığını iddia ettiğim iktidarı kaybetme paniğine düşmüşlerdir.’ Dile kolay yüz yılı aşan bir iktidar zümresi ilk defa kaybetme korkusu yaşamaktadır!
‘Şimdi kutuplaşmanın yapısı değişmiştir.’ Türkiye’nin yaşadığı toplumsal değişim, AK Parti’nin sürdürdüğü devletin demokratikleşmesi, ekonomik politikaların dayandığı toplumsal öznelerin çoğulculaşması süreci; yeni kentliler, yeni orta sınıflar, yeni girişimciler, yeniden örgütlenen sivil unsurlar gibi dinamikler, dengeyi eski yapının aleyhinde olacak şekilde bozmuş bulunmaktadır.
“Şimdi sayısal olarak azınlığın oluşturduğu kutbun baskıcı, monolitik iktidarına karşı, çoğunluğun ağır bastığı bir yapıda, çoğulculuğun hâkim olduğu bir demokratikleşme süreci ve yeni bir iktidar alanı yaratılmaktadır.”
Eski iktidar yapısı bunu kutuplaşma olarak nitelendiriyor, egemenlik ilişkisinde kurulan dengenin demokrasi esasında yeniden kurulmasına tepki gösteriyor. ‘Zümresel pozisyonları’ açısından haksız oldukları söylenemez, ama toplum değişiyor ve demokrasi denilen süreç böyle işliyor. Fazla bağırıp çağırmanın bir faydası olmayacaktır.

<p>Batı Afrika'nın küçük ama stratejik  aktörü Togo, Gine Körfezi'nde yer alıyor. Benin, Gana ve Bur

Batı Afrika'nın stratejik aktörü: Togo

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (21 Ekim 2021)

''Her an her yerde yeni bir salgın patlak verebilir'' Korkutan uyarı

Edirne'de yoğun sis etkili oluyor