• $9,3007
  • €10,8461
  • 531.214
  • 1429.85
5 Ekim 2016 Çarşamba

Bir ihtimal daha yok

Bir darbe ihtimalinin ortadan kalktığının üzerinde dururken özellikle de iç şartlara bakarak bunun açıkça görülebileceğini düşünüyorum. Birinci şartın toplumsal yapı ve süreçlerle ilgili olduğunu açıkladım. Yaşanan toplumsal değişim süreçleri bunların oluşturduğu dalgaların ortaya çıkardığı yeni kurumlar ve aktörler bütünüyle sivilleşme yönünde bir dönüşüm yarattığı için artık kapalı bir toplum projesini gerçekleştirme arzusu taşıyan faşizan cemaatlerin, toplulukların bu konuda hiçbir şansı kalmamıştır. İster bürokratik olsun isterse askeri; darbelerin önünü kesen asıl dinamizmi üreten kaynak yeni toplumsal durumla ilgilidir.

Bu yeni yapının ürettiği/dayandığı kurumsal mekanizmalardan birinin ekonominin yaşadığı üretim teknolojisindeki değişim ve sınıfsal karakterinde meydana gelen, yeni orta sınıfları kapsayacak genişleme olduğunu belirtmek gerekir.

Öncesi ve sonrası

Burada üzerinde esas durmak istediğim husus; 15 Temmuz darbesinin sonrasında ortaya çıkan toplumsal ve siyasi tablonun meydana getirdiği yeni tavırdır. “15 Temmuz darbesinin başarısızlığını hazırlayan toplumsal şartlar ve onun üzerinde siyaset yapan kadrolar birlikte düşünüldüğünde tamamen yeni bir siyasi durumla (bilinç ve tavırla) karşı karşıya olduğumuzu görmek zorundayız. Darbeyi mağlup eden bu toplumsal süreçler ve siyaset yapan kadrolar ayakta ise artık darbe yapmaya kalkmanın maliyetinin ne olduğunu hesap etmesi gerekenler bunu dikkate alacaklardır.”

Bu bilinç ve tavrın siyasi anlamı nedir? Yeni bir darbe ihtimalinin olmadığını söylerken diğer önemli bir faktörden 15 Temmuz siyasal bilincinden ve onun ortaya çıkardığı sonuçlardan söz etmek isterim. FETÖ yapılanması darbeye teşebbüs ettiğinde siyasi vaziyeti kısaca şöyle özetlemek mümkündür. Bir tarafta darbe için uzun yıllar boyunca hazırlanmış, sinsice ordu içinde yuvalanmış faşizan/cemaat yapısı bulunmaktadır, diğer tarafta da askeri darbeler tarihi eski olan bu kurumun içinde bütün demokratikleşme reformlarına rağmen militer siyasal kültürün tesiriyle bu tür girişimlere zihinsel olarak kapalı olmayan unsurlar bulunmaktadır.

Son on beş yılda demokratikleşme süreçlerine karşı zaman zaman Kemalizm, ulusalcılık gibi adlarla anılan, demokrasi öncesi siyasal kültürün tortuları etrafında oluşmuş veya oluşturulmaya çalışılan, anti demokratik söylemin medya ve kamuoyu oluşturucular üzerinden meydana getirdiği psikoloji de düşünülürse darbecilerin ilk planda etraflarında bir taraftar grubu bulmasının zor olmadığı söylenebilir. Nitekim FETÖ yapılanması ‘Yurtta Sulh Konseyi’ adıyla yayınladığı o ilkel bildiri de bu grupları etkilemeyi hedef seçmiştir. Bu tablo içine muhalefet ve iktidar ilişkilerinde yaşanan karşıtlığın giderek siyaseti reddeden bir muhalefet anlayışına dönüşmesini de kattığımız da FETÖ faşizan darbe girişimcilerinin kimleri sempati alanına katmayı hesap ettiklerini tahmin edebiliriz.

Yeni bir siyasal bilinç

Bugün durum tamamen farklıdır. Yeni siyasal şartlar ortaya çıkmıştır derken şunları sıralamak isterim. Bir; artık herhangi bir şekilde darbeye teşebbüs etmeye kalkıldığında kimse bunun FETÖ yapılanması olmadığını düşünmeyecektir. Bunun anlamı açıktır, ordu içinde siyasal tercihleri farklı olsa da kimse böyle bir ihanete sadece hükümete karşı yapılıyor gerekçesiyle sempati duymayacak sessiz kalmayacaktır.

İki; artık herkes biliyor ki bu darbe, ordu içinde örgütlenmiş bu terör örgütünün kendi aklıyla yapabileceği bir iş değildir ve uluslararası bir gücün Türkiye’yi bölme hizaya sokma, teslim alma girişimidir. Bu sebeple 15 Temmuz ihanetine verilen cevap yeni bir darbe teşebbüsüne karşı daha baştan dur diyecek milli bir tavır yaratmış bulunmaktadır.

Çok söylenen bir söz vardı ‘Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’ denirdi fakat yine her şey eskisi gibi olurdu. 15 Temmuz bilinci ve mücadelesi ilk defa bu sözü pratik siyasi bir karar dönüştürdü. Şimdi darbeye karşı Türkiye’yi savunacak bir millet var.

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>Başkan Recep Tayip Erdoğan'a Angola ziyaretinde  eşlik eden eşi

“Geleceği kadınlar belirleyecek”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Togo'ya geldi

Bufalonun hatası canına mal oluyordu! İşte o anlar...

İsrailli dalgıç Akdeniz'de Haçlılardan kalma kılıç buldu