• $9,5913
  • €11,1186
  • 555.657
  • 1521.72
5 Ağustos 2015 Çarşamba

Aydın sorumluluğu

Hemen aklınıza ‘hangi aydınlar?’ sorusunu sormak geliyor olabilir. Bir ülkede aydın sorumluluğundan bahsediliyorsa tereddütsüz bir biçimde herhangi bir ayırmaya gitmeden, aydın olma vasfının bir parçası olarak bazı tavırlardan bahsetmek gerekir. Bunların başında gelen, aydının insan haklarına, ülkesine karşı duyması gereken sorumluluklardır. Bu sorumluluklar, yaşama hakkını, özgürlükleri, ülkenin bağımsızlığını yani başka ülkeler karşısında eşit varlığını savunmak gibi hususlardır.

Toplumsal barışı savunmak, teröre karşı tavır almak insanların bütün özgürlüklerini kullanmasının temel şartıdır. Aydınların içinde yaşadıkları toplumda, siyasete, ekonomiye, toplumsal ve düşünsel sorunlara karşı eleştirel tavır alan, bu konularda fikir ortaya koyan kimliklerinin arkasında bu temel işlevi yerine getirmekte tereddüt göstermemelerinin sağladığı toplumsal meşruiyet vardır.

Teröre dayalı strateji

Türkiye’de terör örgütü işin başından bu tarafa bir siyasi stratejiye dayanan eylem planına sahiptir. Terör örgütünün bu stratejiyi uygulamada ortaya koyduğu politikalar, takip ettiği taktikler iyi kötü Stalinist politik mücadele tarihinden haberdar olanların bildiği konulardır. Anti demokratik siyasi mücadele literatüründe kutsanan ‘devrimci savaştan’, ‘silahlı propagandaya’; ayaklanmadan, kurtarılmış bölgeler kurmaya kadar, birçok eylem biçimi, bu devrim stratejisinin başarısı için ortaya konmuştur.
“PKK terör örgütünün çeşitli yayınlarına bakıldığında da, sosyalist mücadele stratejisini söz konusu yayınlardan özetleyen, taklit eden sözüm ona, analiz edip uyarlayan bilmem kaçıncı sınıf, bir dolu kitap, broşür bulmak zor değildir. Bir anlamda örgüt devrimci şiddeti, devrimci halk savaşını nihai amacına ulaşmak için hiç saklamadan açıklamış ve savuna gelmiştir.”
Peki ne olmuştur da örgüt önce çözüm sürecine katılmış, sonra vazgeçmiştir, bütün bu ‘devrimci mücadeleyi’ bir tarafa koymuştur? Bu soru, örgütün bütünüyle bu söylemini, yani onun sosyalist bir mücadele verdiğini ciddiye alanlar için anlamlıdır. Mesele şudur, örgüt Ortadoğu şartlarında bütünüyle Batı'nın çizdiği yapay sınırlar içinde yaşanan istikrarsız yapının ürettiği sorunların bir parçasıdır. Bu coğrafyada bu tür terör yapıları ya ülkelerin birbirlerine karşı mücadelede kullandıkları siyasal istihbarat çalışmalarının bir ürünü ya da Batı’nın bölgeye müdahalede kullandıkları araçlardır. Çoğu kere de bu örgütler her iki işi birlikte yaparlar.

İradesi özgür olmayanların sorumluluğu

O halde çözüm süreci, bütünüyle bölgesel konjonktürde Türkiye’nin elde ettiği konum içinde terör örgütünü hem içeride demokratikleşme politikalarıyla hem de dışarıda kuşatarak mecbur bıraktıkları bir durumun ürünüdür. Dolayısıyla kullanılan sosyalizan söylemin de, teorik stratejik açıklamaların kenara konulmasının da anlamı yoktur. Örgüt bölgede dayandığı servislerin, destek aldığı ülkelerin kendisini ayakta tutamayacağını gördüğü anda çözüm sürecine tabi olmuştur.
Bölgesel konjonktürün değişmesiyle, BAAS rejiminin, İran ve Batılı bazı servislerin desteğini arkasına alan örgütün yeniden şiddete yönelmesi, katliamlara başlaması, eski edebiyatına dönüp, ’devrimci halk savaşı’ ilan etmesi eşyanın tabiatına uygun davranışlardır.
“Aydın olmanın tabiatına uygun olmayan ise, daha çözüm süreci devam ederken, örgütün silah bırakma kongresi toplaması çağrısına KCK’nın ‘Hiç kimsenin KCK adına, PKK’nın kongre yapıp silah bırakma kararı alacağından söz edemez’… diyerek, silah bırakmayı reddeden, silahlı eylemlere devam edeceğini açıkça ortaya koyan örgütü eleştirememesidir.” Dün HDP’yi destekleyen ‘aydınların’ bugün bu partiyi teröre karşı durmaya davet etmeyip eleştirememesi, barışa sahip çıkamaması, sadece demokrasiye ihanet olmaz, aydın kavramına ihanet demektir. Aydınları yürekli olmayan toplumların işi kolay değildir.

<p>Korku filminden bir sahne gibi. Binlerce karga gökyüzünü kapladı. Ortaya bu görüntüler çıktı.</p>

Binlerce karga gökyüzünde

Tarım arazilerine zarar veren kahverengi kokarca ile ''samuray arıları'' savaşacak

Uyuşturucunun ''kimyasal parmak izi'' suçun kaynağına ulaştırıyor

Dev kayayı balta ile parçaladı! Ortaya bakın ne çıktı?