• $8,058
  • €9,6752
  • 460.376
  • 1408.14
27 Temmuz 2015 Pazartesi

Türkiye'nin cevabı

Türkiye'nin IŞİD ve PKK/PYD terör örgütleri üzerinden kendisine kurulan tuzağa mutlaka bir cevap vereceğini yazmıştık; bunun nasıl olacağı ise zaman içinde ortaya çıkacak ve iyice anlaşılacaktı. Kimsenin Türkiye'nin teröre teslim olacağını, şu veya bu terör örgütünden birini diğerine tercih edeceğini düşünmemesi gerekirdi, fakat böyle bir propaganda yapılıyordu ve buna inanılsın isteniyordu.

'Çözüm Süreci değerlidir, bunun bitirilmemesi lazımdır, Cumhurbaşkanı Erdoğan sert bir tavır takınarak sürece zarar veriyor' türünden akılları sıra hem eleştiri yaptıklarını, hem de sürece sahip çıktıklarını gösterdiklerini sananların anlamadığı şey, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu sürecin mimarı olmasına rağmen ortaya koyduğu tavırdır. Cumhurbaşkanı, süreci başlatırken de kamuoyuna yaptığı açıklamada çözüm sürecini, toplumsal barışı inşa edecek bir adım olarak nitelemiş, terörün ortadan kalkmasının neticesi olarak, Güneydoğu başta olmak üzere bütün ülkede huzurun hâkim olmasının hedeflendiğini duyurmuştu.

Kamu düzeni sağlanmadan asla

Türkiye son on yılı aşkın sürede yaptığı demokratik reformlarla, teröre karşı verdiği mücadeleyle ve 2013 yılındaki bölge konjonktüründe, çözüm sürecini uygulamaya koyarken, örgüt buna mecbur bırakılmış, silahlara veda edeceğini deklare etmişti. "Yaklaşık iki yıl içinde çatışmaların durması, bölge halkının örgütün baskısından kurtulup gündelik hayatının normalleşmesinden sonra, Irak ve özellikle Suriye'de yaşanan olaylar, başta Batılı servislerin gayretleri ve İran'ın bölge siyaseti Kandil'deki cinayet örgütünün çözüm sürecine karşı yeniden teröre dayalı bir siyaseti ön plana çıkartmasına yol açtığı biliniyor".
Aslında Kandil’de PKK tek bir örgüt görünse de bir İran, bir Suriye, bir İsrail, bir de Batılı servislerin kontrolünde bulunan bir koalisyondan söz edilmektedir. Bugün bu yapı Türkiye'nin toplumsal barışı kurma projesine karşı harekete geçmede anlaşmış görünmektedirler.
Peki burada strateji nedir, neler yapılmak istenmektedir? İşin içinde, Türkiye'yi yeniden kontrol edilebilir bir konuma çekmek isteyenler olduğu gibi, terör üzerinden istikrarsızlaştırıp, bölgesel bakımdan etkisizleştirmek isteyenler de vardır. Bugün, bu ortamı Türkiye'nin bölünmesi de dâhil, özerklik adı altında belli bir bölgesinde bir hakimiyet alanı tesis etmek isteyenlerin 'çözüm sürecine' bu yönde ihanet ettiklerini gösteren birçok olayın varlığı, artık herkesin bildiği bir durumdur.

Ne IŞİD ne PKK terörü

Bu nedenle Türkiye'nin, özellikle güneydoğusunda yaşayan Kürtlerinin bütün özgürlüklerini gasp etmeye yönelen, başta yaşama hakları olmak üzere, bütün haklarına saldırıp onların üzerinde bir baskı düzeni kurmaya çalışan yapıya, onun bölgeyi terörize eden girişimlerine 'karşı kamu düzeninden taviz vermeyeceğini' göstermesinde şaşılacak bir şey yoktur.
"Türkiye'yi IŞİD üzerinden, Ortadoğu'da ki olaylar ve kaos ortamına çekerek, bu tuzağa düşürerek zor durumda bırakmak isteyenlerin hesabı bozulmuştur.” Başbakan Davutoğlu'nun, bu ülkenin kardeşliğini, birliğini ancak demokrasi, insan hakları, hukuk devleti normlarının işlediği bir kamu düzenini içinde sürdüreceğini söylerken, terörle mücadeleden taviz vermeyeceğini kararlılıkla vurgulaması Türkiye'nin tavrını açıkça ortaya koymaktadır.
Hiç kimse Türkiye ile ilgili yanlış hesap içine girmesin; burası ne IŞİD'e pabuç bırakacak bir ülke ne de PKK/PYD adlı şebekenin oyunlarına gelecek bir ülkedir. Bu yapıların arkasındaki uluslararası güç merkezleri devletin kararlılığını sınadıktan sonra, kullandıkları bu paçavra yapıları, her an yüz üstü bırakıp başka bir oyun planına geçebilirler. "Son söz olarak belirtmeliyim ki, artık bu coğrafyada Türkiye merkezli olmayan bütün hesaplar bozulur."

<p>Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias ile görüşmesinde ger

Dendias provokasyon için mi geldi?

Belgrad Ormanı'ndaki devasa çukur şaşkına çevirdi

Bakan Soylu, Salgınla Mücadele Değerlendirme Toplantısı'na katıldı

8. Cumhurbaşkanı Özal'ın ölümünün üzerinden 28 yıl geçti