• $32,663
  • €34,9001
  • 2432.02
  • 10552.5
28 Eylül 2022 Çarşamba

Tahkimat noktalarımız 3: Kitle

B.

Günümüz insanı, şehirlerde öbeklenmiş yığınlar arasında yaşarken, sürekli ayrıcalıklı ve özel olduğuna başkalarını ikna etmeye çabalıyor.

Bunu beşeri bir zaaf ve biricik olma özlemi olarak görebiliriz. Neticede kim aritmetik bir serinin parçası olmakla yetinmek ister ki? Bu biriciklik talebi, kişinin kendi şahsi hayatını tezyin ve anlamlandırma çabası olsa, imrenilesi bir şey olurdu. Takdir de görürdü. Lakin bunun dışında bambaşka bir biriciklik talebi bu, kendi âlemine yönelik olmaktan ziyade başkalarına kendi farklılığını kabul ettiren ve dayatan.

Anlayış göstermeye çalışıp yorulmamanızı salık veririm. Bu basbayağı feodal bir dürtüdür ve çevredeki insanlara herhangi bir sermaye ile üstünlük kurmak; kendi tahakküm alanını oluşturmak hevesi taşır.

Maddi-manevi kazancı vardır bu üstünlük alanının.

Bunun -özellikle konumuz açısından önemli kısmının- taşraya ait bir refleks olduğunun altını çizmeme sanırım gerek yok. Zira bu gibi üstünlük ve koruma alanları modern şehir hayatının gündelik pratiğinde işe yaramaz. Bir büyük istisna ile ki, muhatabınız bu ilişki türünü içselleştirmiş taşra kökenli kimseler ise eğer, kendilerini kolayca razı edip, bir başka ve üstün insanla muhatap olduklarına ikna edebilirsiniz.

Söz konusu olan din olunca ise bu mevzu daha da karmaşıklaşır.

Seçilmiş ve kurtulacaklardan olduğuna ikna edebilirseniz insanları eğer, kolayca peşinize takabilirsiniz kütleleri, zira kurtuluş binlerce yıldır insanın en esas talebidir. Fırka-i nâci olmaktan daha yüce bir hedef olabilir mi? Beşer tabiatı yok olacağı bir huzura razı gelmez. Aksine var kalmak, beka bulmak ve huzur sahibi olmak ister ki, buna ebedi kurtuluş denir. Frenkçesi Salvasyon...

Bu en zayıf noktamız ve mütemadiyen yakalanabileceğimiz zaafımız üzerinden insanları kendine râm eden dini hareketlerin atladıkları bir nokta var. Kurtuluşu kendi gettolarının inhisarında gören ve "eğer kurtulacaksınız bulunmanız gereken yer mutlaka burasıdır" mesajını veren bu zelot dini hareketler, aynı zamanda kesif ve kendince meşru bir din düşmanlığına da zemin hazırlıyor. Kilise kitleleri kendine bağlamak için "extra ecclesiam nulla salus" (Kilise'den başka kurtuluş yoktur) demiş ve Ortodokslar da dahil bütün Hıristiyanları, eğer Katolik değillerse cehennemlik görmüştü. Neticede kendi içinden çıktı düşmanları ve böyle bir kurtuluş aracını reddetti.

Postmodern insan, dahil olamadığı hiçbir meseleyle ilgilenmiyor, müdahale edemediği hiçbir kuruma teveccüh etmiyor, kaale alınmadığı hiçbir ortamda bulunmaya razı gelmiyor. Edilgen olmak bugünün insanının özelliklerinden birisi değil.

Politik olarak da muvaffak olmak istiyorsanız eğer insanlara tepeden tepeden saadet, huzur ve refah vaat etmeyi bırakmalı, kendilerini sürecin bir parçası kılmalısınız ki, etken tabiatlı bu insan size teveccüh etsin.

Hoşamedi etmediğiniz "senin de burada yerin var, buyur gel" hissiyatı vermediğiniz; lutfen ve keremen, eğer canınız isterse bahşedeceğiniz bir kurtuluşa razı olacağını mı zannediyorsunuz bu insanların?

Oluşturulan gettolara ve umuma layık görülmeyen kurtuluşa olan öfke yerini zamanla blasfemiye bırakıyor. İslamiyet Amerika'da mantar gibi biten lokal kurtuluş hareketleriyle mukayese edilmeyecek ve o kadar dar bir alana sınırlanmayacak kadar geniş mesajı olan bir dindir. Bu dinin mesajını kendi gettolarının hakimiyet mücadelesine feda edenler, bu dinin en sadık müntesibi taklidi yaparken bir yandan bu dine en büyük kötülüğü yapıyorlar.

Serimizin ilk yazısında değindiğimiz ve dini saldırılabilir olmaktan uzağa çekecek tahkimat noktalarının belki de en önemlisi, kamunun müşterek malı kılmak ve hiç kimseyi bu iddiadan uzak görmemektir. Umumun müşterek değeri olan bir kuruma saldırmak, dil uzatmak her heveskârın harcı olabilir mi?

Yarın buradan devam ederiz...

<p>Sarıyer'deki Memduh Paşa Yalısı soygunuyla ilgili son dakika haberleri gelmeye devam ediyor. Peki

Film gibi yalı soygununun yeni görüntüleri ortaya çıktı!

20 milyonu aşkın öğrenci karne alarak yaz tatiline girdi

Dünyanın en büyük helikopter filosuna sahip ülkeleri! Türkiye'nin yükselişi devam ediyor

Samsun'da bir plastik fabrikasında yangın çıktı! İtfaiye ekiplerinin müdahalesi sürüyor