• $32,8396
  • €35,1458
  • 2462.97
  • 10741.9
12 Eylül 2022 Pazartesi

Osmanlı nefreti ve Zeitgeist

B.

Tam da Kraliçe'nin ölümünden bahisle İngiltere'nin ne olduğunu çokça zikrettiğimiz şu günlerde Tunç Soyer'in saçma sapan sözleri zihnimizi bir miktar meşgul etti. Efendim Osmanlı gaflet hıyanet dalalet içindeymiş...

Daha evvel de çeşitli vesilelerle arz etmeye gayret etmiştim, yaşadığımız siyasal ve sosyal sorunların temelinde, devletin sahibi bir sosyal ve ekonomik sınıfımızın olmaması yatar. Bu benim kanaatim.

Mülkün sahibi kimdir, sistem neye ve kime sadakatle yürür gibi soruların cevabı bizde oldukça soyuttur; bu nevden sorular somut bir cevaba kavuşmaz. Hal böyle olunca hıyanet bizde kolay üretilir şeydir. Elbette her devlette hain yetişir ancak bizim sistemimizde yol bulabildiği kadar hiçbir sistemde yol bulamaz bir hain kendisine. Ne bileyim, hiçbir İngiliz büyükelçi Yunanistan'la yaşadığımız gerilim benzeri bir durumda düşmandan yana pozisyon ortaya koyamaz. Buna tevessül etse öyle bir makamda olamaz.

Buna mukabil bizde herhangi bir şekilde devleti temsil eden bir makamı işgal eden bir kimse devlete ve onun kamusuna hıyanet anlamına gelebilecek pek çok şeyi düşünür, dile getirir, fiili irtikap eder. Üstelik bütün bunlar yanına kâr kalır; hatta seninki taltif bile edilir, pek aydın görülür, sözlerinde bir keramet aranır. Zira hıyanet bir başına üretilebilecek bir şey değildir. Size zihnen ve fiziken eşlik eden hain dostlarınız olmazsa, en fazla fikren hain olabilirsiniz; bir yerden sonra bu topraklarda yaşamayı beceremeyen bir kimse olarak buraları terk etmek zorunda kalırsınız, çünkü o bikeslik ile burada nefes almayı başaramazsınız. Gelgelelim bir hainler topluluğu kolektif bir ciğerden nefes almayı başarabildikleri için bizler memleketin en kalabalık yalnızlar topluluğu olarak yaşasak da onlar birbirlerini sürekli teşyi ve teşvik eden kimseler olarak hıyaneti sürekli yeniden üretirler.

İşte Osmanlı nefreti tam olarak buradan neşet etmektedir. Evet Osmanlı varken de hainimiz vardı, beyinden paşasına kadar hıyanet eden pek çoktu. Fakat olmayacak şey, kamusal alanda hıyanetin müdafaa edilmesi, propagandasının yapılmasıydı. Zaten kırkyama bir toplum olan cemiyetimiz hıyanete teşvik ile baştan çıkartılamazdı. At hırsızlarının nizam-ı alem hakkında bir reyi olamazdı. Ez cümle Osmanlı mülkün sahibinin kim olduğunu ortaya koyan bir sistemin adıydı; bu tarumar edildi. Sistem soyut bir sahibe tevdi edildi ve İstanbul'un ormanları yağmalanmaya, gecekondu muhitleri mantar gibi yerden bitmeye başladı zira "madem mülkün sahibi kamudur, ben de kamudan bir cüzüm" demeye hak gördü insanlar kendilerinde.

Dikkat buyurun, Osmanlı düşmanlığı yapanlar müşterek maldan yağmalayan, serkeşlik eden, cemiyeti ifsada uğraşan tiplerdir ekseriyetle. Cumhuriyetin bizlere sağladığı özgürlükleri, kamuyu ifsad etmek özgürlüğü olarak yorumlayanlardır bunlar. Bunların en önemli ortak noktaları bir "ayıptır" eşiklerinin olmamasıdır. Ayıptır eşiği olmayan kimse otokontrolü yok mesabesine indirir, her arzu ettiğini yapabileceğine inanır, utanmaz ve yapar.

Buyurun bir bakın, bize önerdikleri yeni hayat nizamına, yeni değerler silsilesine, yeni dünya düzenine... Mülkün bir sahibi olsaydı, Osmanlı olsaydı yani, bunlar bu rezillikleri bırakın alenen teklif etmeyi, hatta dayatmayı; hayalini görebilirler miydi? Nâmümkündür! Yani Osmanlı'nın hıyanet içinde olması teknik olarak mümkün değildir. Kendi malına hain bir hanedan olabilir mi? Tunç Soyer gibi yerden bitmedi ki bu adamlar 600 sene mülkün sahibi oldular...

İşte Osmanlı nefreti, mülkün sahibinin belirsizliğinde semiren bu ayrık otlarının, bahçıvan nefretidir aslında. Lisanı hallerine bakınız, adeta şöyle bağırıyorlar "Bir bahçıvan vardı ve bizleri budardı. Güller, laleler, sümbüller görünürdü karşıdan bakınca ve bizler ancak bunların altında bir şekilde palazlanmadan idame-i hayat edebilen yabani otlardık. Ne vakit ki bahçıvan gitti, bizler bunları gölgede bırakacak kadar semirdik; zira her arsızın doğasında olan şey bizim de doğamızda var: ölçüsüz büyüdük, ölçüsüz yayıldık!"

Bunları rey sahibi kılan Zeitgeist utansın!

<p>Devrek'te hayvancılık işi yapan Kayhan Ayvacı ve ev hanımı Rabia Ayvacı, düğün salonunda gerçekle

Düğünde damada takı yerine koyun hediye ettiler

Yetişen alıyor: 80.000 TL'den başlıyor! İşte ikinci el araba modelleri

Dünya mirası Nemrut bayramda ziyaretçi akınına uğradı

Etiyopya'da müzedeki dev kaplumbağa görenleri şaşırtıyor!