• $7,3587
  • €8,957
  • 436.709
  • 1536.11
21 Eylül 2011 Çarşamba

Zina etmeyeceksin -1

Serdar Akinan
Serdar Akinan
YAZARIN SAYFASI

Kuran'ın insanlar için iyi ile kötü, doğru ile yanlış gibi karşıt kavramlar arasında salınagelen emir ve yasaklarını en latiften en kesife nasıl da hassas bir denge ve kuşatıcılıkla ifade ettiği gerçekten hayret uyandırıyor. Kuran'ı dinlerken Hz. Musa'ya inen 'On Emir'in ifadelerindeki hassasiyet beni derinden etkiliyor. Çevremizde bu hassasiyeti ne anlatan var ne anlayan. Bu sebeple misafirimden İslamiyet'te zinayı ve recmi (taşlayarak öldürmeyi) sordum. Zira bu mesele tarih boyunca hem çok netameli olmuş hem de Hz. Musa'ya inen levhalardan birini oluşturmuş: Zina etmeyeceksin!
Başladı anlatmaya:

'Recm yani 'kınama ve taşlama' emrinin ne olduğunu, bireysel ve toplumsal ilişkilerdeki yerini ve önemini anlamak için bizatihi zina ve recm kavramlarını hakkıyla anlamak gerek. Kur'an 'Zinaya yaklaşmayın' der. Peki, zina nedir? Zina bugüne dek sadece cinsel ilişki bağlamında nikahsız ilişkiden ibaret zannedilmiş. Halbuki cinsel zina, zinanın sadece en kesif (yoğun) türüdür. En latifinden (hafifinden) en kesifine kadar bütün ilişkiler zina ve nikahın konusu olabilirler. İnsanlar ilişkilerini ve beraberliklerini ya nikah gibi asli ve kadim değerleri esas alarak ya da ellerinde bulundurdukları ziynetleri esas alarak kurarlar. Elde bulundurulan ve iştah kabartan ziynetler sebebiyle kurulan tüm beraberlikler zinayı oluştururken, sadece kadim değerlerin ördüğü kişilik değerlerini esas alarak kurulan beraberlikler nikahı oluşturur. Bu yüzden Kur'an beraberlikler konusunda: 'Zinaya yaklaşmayın!' demektedir. Zina kelimesi ziynetle aynı köktendir. Muhatabının kişiliğini önemsemediği ve beraberlik açısından değerli saymadığı halde sırf elinde bulundurduğu mal, menfaat ve cinsel cazibe gibi ziynetlerden (süslerden) istifade etmek için beraberlik kurmayı yaklaşılmaması gereken ilişkilerden saymıştır. Bu anlamda zinaya (sahiplerinin kişilik değerlerini atlayarak tamahkarlıkla onların süslerine) yaklaşanlar toplumsal birlik ve bütünlüğü asli yani kadim değerlerden kuran davranışlar ağına saldırmış olurlar. Bu hal yaygınlaştıkça toplumsal birlik, güven ve dayanışma sağlığını kaybeder. Toplum yozlaşır ve içinden çürür. Toplumsal güven ve dayanışmanın test edildiği zor zamanlarda mahvolur, parçalanırlar. Zira toplumları ayakta tutan kadim değerler Hakk'ın kuşatıcı yüz isminden (sıfatından) kinaye ile yüz celde (insanın ruhundan cildine yansıması beklenen tavır) olarak ifade edilegelmiştir. Yeri geldikçe insanlardan beliren adalet, merhamet, ihsan gibi tutum ve tavırlar (yani celdeler) toplumun birlik ve güven mayalarıdır. Bu mayaları bozan ilişki tarzları kınanmalı ve taşlanmalıdır. Esasen bu türden davranışa maruz kalanlar ruhlarında bulunan asaletten dolayı sevmez ve şiddetine göre kınarlar. İşte bu yüzden Kur'an zina eden erkek ve kadına yüz celdeyi emretmiştir. Zira onlar kadim insanlık onurunu oluşturan o ilahi yüz tavra birden savaş açmışlardır. O halde insanlarla arkadaşlığını doğrudan senin ve onların onurlu şahsiyet bütünlüğü üzerinden kur. Ancak o zaman beraberliklerin nikahlı yani esastan kurulur.  Sahip oldukları ve sergiledikleri ziynetler (el altında tutulan gelip geçici kıymetler) üzerinden değil. Eğer bir insanın ziynetlerinden istifade etmek istiyorsan, şahsiyetini benimsemeden buna meyletme! Aldatanlardan olursun çünkü... Yaptığın işe de zina denir. Düşün! Şahsiyetini hor görüyorsun ama elinde ziynetleri var, onlardan vazgeçemiyorsun. Ziynetler iştahını kabartıyor. Bu hal üzere kurduğun ilişkilere hile, aldatma, sana da hain dense ne dersin? Tıpkı fiili zinada olduğu gibi... Onu kendine hayat arkadaşı, yol arkadaşı etmeye değer bulmuyorsun, sadece elinde bulundurduğu dişilik ya da erkeklik ziynetinden bir süre faydalanmak istiyorsun. İşte bu zinaya yaklaşmanın ta kendisidir ve en kesifidir. Sana bir arkadaşın böyle yaklaşsa ne dersin? Ama şahsiyetini sevip beğendiğinden dolayı yaklaşıyorsan ziynetleri de sana helaldir. Zaten siz birbirinize, o onurlu beraberliğinize, tüm ziynetlerinizi süs yaparsınız. Süsler değiştikçe beraberliğiniz sarsılmaz. İşte bu nikahın ta kendidir. Zira beraberliğinizi Allah kendi zatından inen kadim bağlarla örmüştür. Bu onura sahip olanlar zina ile yaklaşanlara Rahman'ın celdelerini uygulamada bir çekingenlik göstermezler. Ama bu celdelerin türünün ve şiddetinin işlenen zinanın fiil çeşidine ve şiddetine göre değişiklik göstereceği aşikardır.'

<p>Yozgat'ta aydınlatma direğindeki Türk bayrağının katlanmış olduğunu gören yaşlı bir vatandaşın, ş

Yozgat'ta vatandaşın 'bayrak' hassasiyeti kameraya yansıdı

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Ağrı Dağı göçmen kuşlara ev sahipliği yapıyor

Mehmetçik yeni kamuflajlarıyla görev başında