• $7,3737
  • €8,9811
  • 443.09
  • 1551.57
10 Eylül 2011 Cumartesi

Şehirler (Aylar)

Serdar Akinan
Serdar Akinan
YAZARIN SAYFASI

Misafir Ramazan münasebetiyle ayların adlarına vurgu yapınca bu kez ayların tamamını sordum. Acaba şehir diye anılan ayların tamamının Ramazan gibi ayrı ayrı hikmetleri var mıdır?
'Nübüvvet lisanında Şems (Güneş) Hakk'ın tükenmez ışığına, Kamer de (Ay'da) o tükenmez ışıktan aldığı payla, Hakk'ın kamil (olgun)  insanlar vasıtasıyla Arz'a (Dünya'ya) yaydığı nura semboldür. Yani Güneş Hakk'ın ziyasını, Ay'da olgun insanları işaret eder. Bu Kuran'ın mana ikliminin sembolleridir (işarıdır). Semada bu üçü arasındaki düzen ve etkileşim Yaratıcı, peygamber ve insan arasındaki manevi etkileşim ve düzene temsil olunmuştur. Böyle olunca Kamer'in (Ay'ın) Güneş'ten aldığı ışığı Dünya'ya yansıtma halleri nübüvvetin hallerini temsil eder. Bunu Kuran'dan duy. Hz. Peygamber'in nübüvveti olgunlaşıp kemale yönelince: 'Saat yaklaştı ve kamer (ay) yarımdan doluna meyletti.' Ayeti nazil oldu (indi). 'Zaman ilk yaratılışta ki haline döndü' ayetiyle de O yüce Peygamber ayları tek tek yeniden isimlendirdi. Onları insanın manevi yolculuk çağlarına eşledi. Alışkanlıkla o isimler yerine eskilerini kullananları da: 'Şüphesiz Hakk'ın verdiği isimler sizin koyduklarınızdan hayırlıdır!' diyerek uyardı.'
İçimi şaşkınlıkla karışık bir merak kapladı. O halde ayların isimlerinin bu manevi yolculukta hangi çağlara rehber olduğunu lütfeder misiniz, dedim. Derin bir nefes alırken tebessümle semaya gözlerini kaldırdı ve işte bu şehr-i şevvalin (şevval ayının)  hilalidir. Üç günlük ve bugün ıyd-ı Ramazan'ın (Ramazan Bayramı'nın) üçüncü günü. Nasıl parlıyor. Hayatın neşesi bir şelale gibi zamanda değil de, sanki yüreğimizde akıyor. Şevvalin parlaklığı Güneş'ten Arz'a talih burcunun neşesini taşırken kalplerimiz o ilahi hazineden ebediyet yurdunun kokularını alıyor. Bu kokular dünya maceramızın hüznünü olgunluk yurduna  yakınlık neşesiyle nasıl biçiyor...
İçimi kaplayan tarifsiz duygular eşliğinde ben de gözlerimi gayri ihtiyari  O'nun semaya baktığı yöne çevirdim. Artık bu sözler, hemen oracıkta misafirimin dilinden kulağıma değil de sanki bizatihi şevvalin Güneş'in doğacağı tarafa açılmış ağzından ruhumun derinliklerine iniyordu. Dünyaya dair umutsuzluğumu ışığıyla yarıyordu. Bir zaman öylece şiir gibi akan sözler eşliğinde Şevval'i seyrettim. Bu sözler Şevval'e mi yoksa ruhumda iyiden iyiye filizlenen umuda mı övgüydü doğrusu ikisi arası bir duygu vadisinde tatlı bir rüyada gibiydim.
Sonra başını bana çevirdi ve: 'Muharrem, safer, rebiulevvel, rebiulahir, cemaziyelevvel cemaziyelahir, recep, şa'ban, ramazan, şevval, zilkade ve zilhicce. İşte bu şehirler (aylar) biz ademoğullarının bu Arz'daki olgunluk maceramızın duraklarıdır... Her birimiz için olgunluğa adanmış ömrün bu şehirlerden geçen maceraları vardır. Çocuktan gence, yetişkinden yaşlıya her birimiz her an bir şehirde yurt kurmuşuzdur. Her birimiz her çağımızda bir şehir olmuşuz da şehirden şehire o kutluluk haberini ararız, mutluluk hayatına ermek uğruna...'
Peki dedim şu Muharrem'den başlasak. Bu şehir (ay) hangi insanlık çağıdır. Mekanı, zamanı nedir...

<p>Bir önceki PPK toplantısında faizler yüzde 15'ten yüzde 17'ye yükseltilmişti. Ekonomistler, Merke

Merkez Bankası faiz kararını açıkladı

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Yılanların yuttukları dev canlılar

Merve Boluğur yalanlamıştı... Işın Karaca açtı ağzını yumdu gözünü