• $7,478
  • €9,0398
  • 441.765
  • 1556.77
12 Aralık 2011 Pazartesi

Kahraman mı hain mi?

Serdar Akinan
Serdar Akinan
YAZARIN SAYFASI

Deniz Gezmiş'in yıllar sonra ortaya çıkan fotoğraflarını gördünüz mü?
İdam sehpasına yürürken o mağrur duruşunu. Koridorda onun üzerine yürüyen askerlerin yüz ifadesini... O kareye şimdi 40 yıl öteden bakıyoruz. O fotoğraftan çok o fotoğrafa bugün bakana bakın. Kendinize bakın. O gün Deniz Gezmiş ve arkadaşları kamuya nasıl sunuldu. Vatan haini komünistler... Ülkeyi parçalamak isteyen dış mihrakların maşası, kandırılmış, beyinleri yıkanmış gençler. Deniz Gezmiş ve arkadaşları neye ve kime karşı durdular?
O idamlardan çok sonra ortaya çıkan mektuplarında tüm o duruşlarının, eylemlerinin, hayatları pahasına ne uğruna olduğu malum. Asıl vatan hainlerinin o günün iktidarı, medyası, yargısı, bürokrasisi ve sermayesi olduğunu hepimiz biliyoruz. Milli bir mücadeleden sonra kazanılan egemenliği kişisel çıkarları için satanları gördüler ve 'bir şeyler yapmalı' dediler. O onurlu kahramanların hayatları pahasına yaptıkları eylemlerin halkımıza nasıl sunulduğu arşivlerde. Utanç vesikalarıdır.
O günlerde bu çocuklar idam sehpasına ite kaka götürülürken Deniz Gezmiş ne diyordu biliyor musunuz?
(...)Bu ülkede anayasayı en fazla savunanlar bizleriz. Anayasayı ihlal edenlerse ortadadır. Anayasanın uygulanmasını isteyen gene bizleriz. Anayasayı uygulamayan yavuz kimselerse hala ortadadır. Ve yine o kişiler bizim kellemizi istemektedirler. İddia makamı bizim vermekte olduğumuz bağımsızlık savaşına karşıdır, Türkiye Cumhuriyeti anayasasının hukukuna karşı, reformlara karşıdır. İddianamede geçen ve bana atfedilen bir cümleyi kabul etmiyorum. Ben silahımı halka ve orduya karşı kullanmadım, ancak vatan hainlerine karşı kullanmak maksadıyla taşıdım ve 'halka ve orduya karşı kullanırım' şeklinde beyanda bulunmadım. Onlar 36 milyonluk ülkenin bütün yükünü 20 gencin üzerine yıkmaya çalışmışlardır. Bizi bağımsız bir ülkenin çocukları olmaktan mahrum eden hepiniz dahil, sizlersiniz. Ve sonunda idam isteğiyle buraya getirildik. 35 milyon metrekare vatan toprakları işgal altındayken, bizim milli bütünlüğü bozmakla suçlanmamız gülünçtür. Mustafa Kemal sağ olsaydı çok şaşırırdı. Hareketimiz tamamen anayasal bir harekettir. Anayasamızın başlangıç ilkesinde belirtilen ulusun zulme karşı direnme hakkını kullandık. Bu sebeple anayasal bir davranışta bulunduk. Yaptıklarımızın haklı olduğuna inanıyorum. Halen de bu inancı taşıyorum. Türkiye'nin bağımsızlığından başka bir şey istemedim ve bu sebeple Amerikan emperyalizmine ve işbirlikçilerine karşı mücadele verdik. Bundan dolayı ölümden korkmuyoruz. Onu ancak işbirlikçiler düşünsün ve ancak onlar kendi canının telaşına düşsün. Ve ben 24 yaşındayken kendimi Türkiye'nin bağımsızlığına armağan etmekten onur duyuyorum. Biz şahsi hiçbir çıkar gözetmeden, halkımızın bağımsızlığı ve mutluluğu için savaştık! Türkiye'nin bağımsızlığından başka bir şey istemedik ve hayatımızı bu yola koyduk. Varlığımızı Türkiye adına armağan ettik. Bunun aksini iddia edenler vatan hainidir.(...)
Bu cümleler o günlerde hiç duyulmadı. Tıpkı bugün vatan haini, terörist damgası yiyip tutuklu yatan yüzlerce sanığın yaptıkları savunmalar gibi. Deniz Gezmiş'in üzerine yürüyen, onu tokatlamak isteyen o askerin fotoğrafına o yüz ifadelerine iyi bakın. Ne hissediyorsunuz? Bundan 40 yıl sonra birileri de bugünün fotoğrafına bakacak. O kareye bakana bakın. Tanıdık mı değil mi?

<p>Angela Merkel’in partisi Hristiyan Demokrat Birlik Partisi'nin genel başkanlığına seçilen A

Türk dostu Armin Laschet kimdir?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Muş'ta ''kar kaplanları'' yolları açmak için metrelerce karla mücadele ediyor

Hobi olarak başladı şimdi taleplere yetişemiyor