• $7,3881
  • €8,9816
  • 442.144
  • 1541.93
07 Aralık 2011 Çarşamba

600 bin kişiye bir Mustafa düşüyor...

Serdar Akinan
Serdar Akinan
YAZARIN SAYFASI

Siyasetin alışıldık kayıkçı kavgalarından, sürekli önündeki maçlara bakan futbolculardan, sevgilisiyle kameralara ne zaman yakalansa her defasında 'şok' olabilen popçulardan oluşan Türkiye'nin rutin gündemlerinin hangi ülke gerçeklerini bir kenara itiverdiğini biraz düşünün.
Nüfus içinde ezici çoğunluk olanların ülke gündemi söz konusu olduğunda bir azınlığa dönüştüğünü görüp de isyan etmemek mümkün mü? Benim için değil ve inadım da inat...
Yüz binlerce insanı ilgilendirmesine rağmen Türkiye'nin gündeminde kendisine Nihat Doğan kadar bile yer ayrılmayan bir genel kurul süreci var. Yarın Ankara'da başlıyor. 600 bin çalışanın üye, binlerce çalışanın da üyesi olmak istedi diye işinden edildiği işçi sendikaları konfederasyonu Türk-İş'in 21. Genel Kurulu...
Bu genel kurulda seçimlerin çekişmeli geçeceği şimdiden belli çünkü Türk-İş yönetimine karşı açık eleştirileri, üyelerine yönelik ise somut çağrı ve önerileri olan muhalif bir oluşum var. Adı Sendikal Güç Birliği Platformu... Türk-İş'e bağlı sendikalarca oluşturulan bu platformun açıkladığı amaç ve hedeflerin bir kısmı şöyle: 

- Sendikal hak ve özgürlüklerin kullanılması önündeki engelleri kaldırmak.
- Mevcut durumu koruma umuduyla iktidarlara ve sermaye odaklarına yakın duran pasif sendikacılık anlayışı yerine üyelerinin haklarını her koşulda savunabilen aktif sendikacılık anlayışını hayata geçirmek. 
- Güvencesiz istihdam, kuralsızlaştırma, esnek çalışma biçimleri, temel hizmet alanlarının ticarileştirilmesi ve özelleştirme politikalarının hiçbir engele takılmadan hayata geçmesine seyirci kalmamak. 
- İşsizliğin azaltılması, işsizlik fonunun amaçlarına uygun şekilde kullanılması, yeni istihdam alanlarının yaratılması, anayasa ve çalışma yasalarının emeğin temel hak ve özgürlüklerini güvence altına alan bir şekilde yeniden düzenlenmesini sağlamak. 
- Ülkemizde, işyerlerinde ve sendikalarda demokrasinin gerçek anlamda tam ve eksiksiz hayata geçmesi için mücadele etmek, fikir ve bilimsel çalışmalar üretmek.
Platformun Türk-İş Genel Başkan Adayı Mustafa Öztaşkın ise basına verdiği bir demeçte şunları söylüyor:

'Üyelerimizin hakları için sonuna kadar mücadele edeceğiz ancak sadece kendi derdimize düşmeyeceğiz. İşçi sınıfının Türkiye'nin siyasal, soysal sorunlarından soyutlanıp Türkiye'de kanaatlerin geniş emek kesimleri yok sayılarak tek taraflı oluşturulduğu bu dönemi sona erdireceğiz.
Biz işçiler bu ülkenin yurttaşlarıyız ve geniş halk tabanının en kalabalık kesimiyiz. Özellikle demokrasi, barış, yeni anayasa, kadınlara yönelik her türlü şiddet ve ayrımcılık, çocuklara dönük saldırılar, gazeteciler üzerindeki baskılar, doğanın tahrip edilmesi ve afetler karşısında yaşanan çaresizlikler gibi Türkiye'nin birçok temel meselesinde söyleyecek sözümüz olacak. Bu temel sorunların çözülmesi için mücadele edeceğiz. Türkiye'nin bugün geldiği noktadan bizler de sorumluyuz. Türk-İş'in bu etkisizliği ve suskunluğu mutlaka son bulacak. Türkiye'nin emeğiyle geçinen çoğunluğunun da ülkesinde bir ağırlığı ve itibarı olacak. ' 
Türk-İş'in yeni yönetimini belirleyecek olan bu yarış bir son dakika sürprizi olmazsa, muhalif sendikaların açıkça desteklediği aday Mustafa Öztaşkın ile eleştirilerin odağında yer alan şimdiki başkan Mustafa Kumlu arasında geçecek.
Muhalifler 'Türk-iş Değişecek Türkiye Değişecek' iddiasındalar. 11 Aralık'tan sonra Türk-İş değişir mi değişmez mi onu kestiremiyorum ama Öztaşkın ya da Kumlu hangi aday kazanırsa kazansın Türk-İş başkanının adı değişmeyecek onu şimdiden öngörebiliyorum.
Demişti dersiniz...

<p>Türkiye'nin aşı haritası erişime açıldı. Vatandaşlar bunun  takibini nasıl yapabilir? İ<span>ki d

Aşının koruyuculuğu ne zaman başlar?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Pompalı tüfekle polisten kaçan zanlının yakalanma anı güvenlik kamerasında

Dünyanın en saçma yasakları! Bunları ilk kez duyacaksınız