• $9,51
  • €11,0993
  • 546.231
  • 1455.42
27 Mayıs 2015 Çarşamba

Başkanlık sistemi ve yargı -1

Parlamenter sistemlerin tamamında hâkimlik görevi, hukuk alanında uzmanlaşmış ve yargı bürokrasinin hiyerarşi ve denetiminden geçmiş kişiler tarafından yerine getirilir. Bu tür sistemde yargıçların bağımsızlığı ve tarafsızlığının, genelde, yasama ve yürütme erklerinin yargıç atamalarında ya bir yetkiye sahip olmaması ya da sınırlı yetkilere sahip olması ile sağlanabileceği varsayılır.
İkinci olarak adaletin tesisinin ancak yargıcın iyi bir mesleki eğitime sahip olmasıyla mümkün olacağı kabul edilir. Üçüncü olarak da yargıcın dışa karşı tarafsız bir tutum içinde olmasıyla tarafsızlığın sağlanacağı kabul edilir. Son olarak tarafsızlığın ve adaletli bir kararın, yargıcın adalete karşı duyarlılığı güçlü ve bilge bir kişi olmasıyla mümkün olacağı varsayılır. Tarafsızlık bir sistem sorunundan çok, iyi eğitim almış ve çok iyi hukuki bilgiyle donatılmış bir yargıcın iç tutumuyla ilgili görülür. Adalet sıradan halk tarafından bilinemez.
Bu nedenle klasik parlamenter sistemlerde yargıçlık genelde orta-üst sınıfa mensup ailelerin teveccüh ettiği, aristokratik mahiyet arz eden bir meslek olarak görülmüştür. Orta-alt sınıflardan bu mesleğe intikal daha çok 20. yüzyılın ikinci yarısında mümkün hale gelmiştir.
Yargı kurumu içinde katılımcılık, çoğulculuk ile denge ve denetim mekanizmaları ikincil önemde görülür.
Parlamenter sistemde yargı erki genelde bu mantığa göre biçimlenir. Yargıçlıkta mesleğe giriş objektif kurallara göre belirlenir. Bilgi ve muhakeme yeteneği ölçülür. Objektif bilgi ölçen sınavları geçen kişiler mesleğe kabul edilir, yükselir ve yüksek yargı üyeliğine kadar gelinir. Tüm bu süreçler az önce belirtilen kriterlere göre yürütülür ve tamamlanır. Bundan dolayı yasama veya yürütme kuvvetinin yargıçlık mesleğinin kimler tarafından yerine getirileceği hususunda ya herhangi bir etkisi olmaz ya da bu sistemi zedelemeyecek şekilde ve sadece formel demokratik meşruiyet açığını azaltmakla sınırlı ölçüde etkilidir. Bu durumda dahi etki, ancak atama konusunda yargıçlık mesleğine sahip olanlar arasında bir seçim ile sınırlıdır. Bu yüzden toplumsal çeşitliliğin yargı erkine yansıtılması yeterli düzeyde gerçekleşemez. Yüksek mahkemelerdeki atamalarda yürütme erkine rol verildiği durumlarda, bu rolün daha çok “tarafsız” devlet başkanına verildiği gerçeği, bu tabloyu tamamlar mahiyettedir.
Öte yandan parlamentonun yüksek yargı atamalarında yetkili kılınmasının, parlamenter sistem tercihine sahip Avrupa’da baştan itibaren değil, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ABD örneğine bakılarak gerçekleştirildiğini not etmek gerekir.
Başkanlık sistemi ise demokratik meşruiyete daha çok dikkat edilen bir sistemdir. Zira sadece yasama organı değil, yürütme organı da doğrudan doğruya halk tarafından seçilir. Meşruiyetini doğrudan doğruya halktan alan bir hükümet modelinde yasama ve yürütme arasında, daima bir rekabet olduğu içinher iki kuvvet arasında hakemlik rolü üstlenebilecek bir yargı erkine ihtiyaç duyulur.
Devam edeceğim...

<p>Verdiğiniz nefes aldığınız nefesle  karışmıyor. Akıllı maske telefonla kontrol ediliyor.</p><p>Ak

Akıllı maske nefes aldıracak

Güney Kore ilk yerli roketi 'Nuri'yi uzaya fırlattı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Üsküdar'da bir kafede vatandaşlarla sohbet etti

Niğde'de 20 milyon yıllık fosil bulundu