• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
16 Mayıs 2015 Cumartesi

Başkanlık tartışmasında usule dair

Seçimlere sayılı günler kaldı. Kamuoyu bir yandan seçimin gidişatına odaklanmışken diğer yandan, seçim sonrasının temel başlıklarından anayasa ve başkanlık sistemi meselesine kafa yoruyor.
Pek çok STK, sendika ve sair kuruluş başkanlık sistemi hakkında paneller, konferanslar düzenliyor.
Siyaset kurumu da başkanlık sistemi aleyhinde veya lehinde görüş serdediyor.
Türkiye’nin hükümet sistemi tartışması çok önemli. Yeni bir anayasal düzene doğru giderken, hükümet modelinin ne olacağı hususu, ülkenin yönetilebilir olup olamayacağını da doğrudan ilgilendiriyor. Bu nedenle tartışmayı bilimsel bir temelde, duygusallıklardan, gündelik polemiklerden, kızgınlık ve öfkelerden ve elbette kişiselleştirmelerden uzak bir şekilde yürütmek gerekir.
Ne yazık ki bu konuda tartışmanın sağlıklı bir şekilde yürütüldüğünü söylemek güç.
İlk olarak tartışmanın Recep Tayyip Erdoğan etrafında yürütülüyor olması, hükümet modeli olarak başkanlık sisteminin tartışılmasını zorlaştırıyor.
Kimin başkan olacağına ilişkin bir tartışmanın hükümet modeliyle ilgisi yok. Anayasa ve hükümet modeli tartışılırken, başkanlık makamının yetkileri, imkânları, sınırları, onun denetlenmesi, Meclis ile olan ilişkisi, yargı konusundaki yetkileri, yerel yönetimler ile arasındaki yetki paylaşımı gibi başlıkların çözüme kavuşturulması gerekir. Sistem tartışması bununla ilgili. Kimin başkan olacağı hususu, başkanlık sistemi kabul edilmeden gündeme gelecek bir konu değil.
Bu konuda hem başkanlık sistemi taraftarları hem de karşıtları önemli bir hata yapıyor. Tarafgirlik ve kızgınlık belirleyici oluyor. Bu nedenle, başkanlık sistemine taraftar olanların gerçekten de taraftar olup olmadıklarını, reddedenlerin de gerçekten karşı olduklarını ölçme imkanı kalmıyor.
Bu psikolojiye, TV ekranlarında partiler adına yapılan konuşmaların çok etkisi olduğu açık.
İkinci sorun tartışma usulünün bilimsel zeminindeki zayıflık. Başkanlık sistemine dair klişe konuşmalar bilimsel gerekçelerin duyulmasını zorlaştırıyor. Bu nedenle seçim ortamında daha çok algı, şov ve klişeler akılda kalıcı oluyor. Sadece ortalama yurttaşların değil, akademisyenlerin dahi başkanlık tartışması hakkında tarafların bilimsel argümanlarından haberdar olmadığı gözlemleniyor.
Diğer bir sorun da her tarafta başkanlık sistemi hakkında panel ve konferans yapılırken, parlamenter sisteme dair hiçbir bilgilendirici toplantının, bilimsel sempozyumun yapılmamış olması. Bu şu nedenle önemli: İçinde bulunduğumuz sistem parlamenter sistem değil, aksine ucube bir sistem. Darbecilerin ürettiği, anayasa değişiklikleriyle dengesi bozulmuş tuhaf bir sistem. Başkanlık sisteminin neden daha iyi olduğunu anlayabilmek için, bunun tersi olan parlamenter sistemin ne olduğu, artı ve eksileriyle birlikte ortaya konmalıdır. Aksi takdirde kabul edilecek başkanlık sisteminin de sağlıklı olacağının garantisi olmaz.
Diğer bir sorun içinde bulunduğumuz bu sistemin arızalarını düşünerek başkanlık sisteminin lehinde veya aleyhinde görüş oluşturulması. Oysa her bir sistemi kendi mantığı içinde değerlendirmek gerek.

<p>Futbol, sahaları aşıp evlerimizdeki televizyonlara, günlük  aktivitelere ve tabi ki son olarak oy

Neden PES Atarız?

Kütahyalı marangoz ahşaptan susuz ceviz soyma makinesi icat etti

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (22 Ekim 2021)

Eren-13 operasyonları kapsamında 4 terörist etkisiz hale getirildi