• $13,7989
  • €15,6459
  • 788.402
  • 2033.09
8 Kasım 2021 Pazartesi

Vatansızlar İçin Siyasete Giriş 101

İnsanları insan, milletleri millet yapan değerler vardır. Bu değerlerin bazıları bütün milletlerde ortaktır. Bayraklar, dini kitaplar ve semboller bu değerlere örnek olarak verilebilir.

Toprak denilen maddeye anlam katan da onu anlamlı kılan da üzerinde yaşayan insanların ona verdiği anlam ve onun için feda edebilecekleridir. Bir şeyin nasıl bir değer olduğu onun için neler feda edebileceğinizle ölçülür. Herhangi bir toprağı uğruna bir şeyler feda edilebilecek olan bir değere dönüştürense üzerinde yaşayanların kendi kimlikleriyle o toprak parçası arasında kurdukları ilişkiden geçmektedir. Toprağı vatan yapan şey bu ilişkidir ve toprağı uğruna bir şeyler feda edilebilir hâle getiren de vatanlaşma sürecidir.

İşte biz Türkler için bu toprağın vatanlaşması, Türkistan coğrafyasından gelip Anatolia ve Trakya'yı alıp Türkiye hâline getirmemizle başlar. Anatolia artık bizim için sıradan bir toprak olmaktan çıkmıştır; şehitler vererek müdafaa edilmesi, göğsüne namahrem eli değdirilmemesi gereken anavatan Türkiye'ye dönüşmüştür.

TÜRKLERİN DOKUNULMAZLARI

Her millet için olduğu gibi Türkler için de kutsiyet atfedilen unsurlar vardır. Bunların başında da bayrak, K ur'an, ezan, şehitler ve o şehitlerin emanetleri gelir. Bunlara el sürmeyi bırakın dil uzatmayı bile kimse düşünemez. Düşünene de zaten Türk denmez.

Yine bir toplumu toplum yapan şeylerin başında doğru ve yanlışı; iyi ile kötüyü ve meşru ile gayrimeşruyu ayıran çizgilerin ne olduğu üzerine yapılmış uzlaşma gelir. Bu uzlaşma bir normlar sistemine tekabül eder ve bu normların dışında kalanları toplum anormal, gayrimeşru veya ayıp olarak etiketler. İşte bu normlar ve değerler bütünü aslında büyük bir uzlaşmaya dayanır. Toplum ancak normlarıyla, değerleriyle, tabularıyla bu uzlaşma zemini üzerinde var olabilir. Bu zemin olmadan toplumun var olması düşünülemez.

Siyaset de bir toplumsal kurumdur ve her toplumsal kurum gibi toplumun faydası için fonksiyon görmek üzere vardır. Bu nedenle de diğer toplumsal kurumlar gibi siyaset kurumunun zemini de toplumsal normlarla çelişmemek durumundadır. Çeliştiği anda o toplumun desteğini alamayacağı muhakkaktır.

SİYASET DEĞİL ANTİ-SİYASET

Bunları bir siyaset sosyolojisi dersi vermek maksadıyla mı anlattım?

Hayır.

Bu girişi yapmak zorunda kaldım çünkü Türkiye'de tuhaf bir siyaset tarzıyla karşı karşıyayız. Koca koca siyasetçi kılığındaki adamlar ortalama herhangi bir vatandaşın ayıp sayacağı davranışları rutin bir siyasete dönüştürmüş durumda. Düşünebiliyor musunuz? On binlerce evladımızı öldürmüş bir katiller sürüsüyle seçim ittifakı yapıp liderini tahliye etmeyi seçimi vaadi olarak bağıra çağıra ilan eden koca parti liderleri var. Başörtülü olduğu için Cumhurbaşkanı tercümanına hakaret edenler var. Şerefli Türk Ordusuna "satıldı" diyenler var. Şehidimizin namusuna küfredenler var. Seçilmiş Cumhurbaşkanının sağlığıyla ilgili yalan uyduranlar var.

Türkiye'nin herhangi bir mahallesine gidin. Bir katile yardım ve yataklık yapan birisinin, dine düşmanlık yapanların, orduya ve şehitlere sövenlerin varlığının ihtimalini bile söz konusu olduğunda nasıl tepkilerle karşılaştığının denemesini yapın. Sonucu hepimiz tahmin edebiliyoruz. İşte böyle sıradan bir insanın bile yapamayacağı, yapmayı aklından bile geçiremeyeceği, hayal bile edemeyeceği şeyleri yapan, bunu da siyasetinin ana ekseni yapanlar var.

Bu, bırakın toplumun normlarıyla uzlaşmayı, tam olarak toplumu toplum yapan o norm ve değerlere sistematik olarak saldırmayı siyaset zannedenler var. Aslında bu sosyal tabiatın en temel kanununu çiğniyorlar. Çünkü hiçbir toplum kendi varlığını hedef almış hiçbir unsura destek vermeyeceği gibi kendi değerlerine saldıran bir siyaset anlayışına da destek vermez.

Zaten destek vermeyeceği için bu siyaset anlayışı ölümlerden, darbelerden ve mandacılıktan medet umuyor. Buna da öğrenilmiş çaresizlik deniyor. Bu öğrenilmiş çaresizliğe dayanan şey de siyaset değil olsa olsa anti-siyaset oluyor.

<p class='MsoNormal'>Eda Cabul sordu, Hukukçu Cüneyd  Altıparmak cevapladı.</p>

FİYATLAR NEDEN ARTIYOR?

Tuz Gölü kuraklık nedeniyle küçülüyor

Akkuyu NGS'nin birinci ünitesinde pompa istasyonunun temeli inşa ediliyor

2022 yılında teslimatı yapılacak silah ve araçlar