• $13,7869
  • €15,6293
  • 786.806
  • 2034.66
25 Ekim 2021 Pazartesi

Türkiye'de son yüzyılın en etkili teorisyeni

Ticaret yollarının değişimi, sömürgecilik ve emperyalizm, sanayi devrimi yaşanmış; imparatorluklar çağı kapanmış, milli-devletler çağı başlamıştı. Bir zamanların her anlamda dünyadaki merkezi olan Türk-İslâm medeniyeti gerilemeye başlamıştı. O kadar ki Machiavelli 16. yüzyılda "biz neden Türklerden geriyiz?" diye soruyorken, üç asır sonra bu sefer Türkiye'deki aydınlar "biz neden Batı'dan geriyiz" diye sormaya başlamıştı.

İmparatorluğumuz savaşlarda yenilmeye, 500 sene bir tane valiyle yönettiğimiz bazı halklar imparatorluktan kopmaya başlamıştı. İmparatorluğun kurucusu ve sahibi olan Türkler, imparatorluğu ayakta tutmak için çeşitli ideolojileri hayata geçirmeye çalışıyor ama artık devir milliyetçilik ve millî-devletler çağı olduğu için başarılı olamıyordu.

Bu el yordamıyla olacak iş değildi. Ciddi bir sosyal bilim altyapısına, sistematik bir düşünce sistemine sahip bir ideoloğa ihtiyaç vardı.

TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİN TEORİSYENİ

Türk milliyetçiliğinin ihtiyaç duyulan ideoloğu tarih sahnesine Diyarbakır'dan çıkacaktı. Diyarbakır'ın köklü ailelerine mensup bir fikir adamı olan Ziya Gökalp Bey tarihi değiştirecek kişi olarak kayıtlara geçecekti.

Köklü bir aileye mensup olmasına rağmen hiç kolay bir hayatı olmadı. Çok zor bir çocukluk ve gençlik döneminden geçmesine rağmen ileride Türk millî devletinin teorisyeni olarak tarihe geçecekti. İmparatorluğun o en zor ve en son yıllarına şahitlik etmenin ıstırabını yaşıyor ve bir kurtuluş reçetesi olarak sistematik bir milliyetçi teori inşa etmeye çalışıyordu:

"İslâm âleminin son ümidi olan Osmanlı Devleti'ni yüz seneden beri parçalayan manevî bir mikrop var. Bu mikrop şimdiye kadar Osmanlılığın düşmanı idi ve İslâmiyet'e büyük zararlar verdi. Fakat, bugün artık İslâmların lehine dönerek, yaptığı verdiği zararları gidermeye çalışıyor. Bu mikrop milliyet fikridir... Ne ise. Olan oldu. Milliyet fikri İslâmiyet aleyhinde ne yapmak mümkünse yaptı. Artık bu silahı kullanmak sırası İslâm âlemine geldi."

Türkleşmek, İslâmlaşmak, Muasırlaşmak diye sloganlaştırdığı bir modernleşme düşüncesine ve milliyetçilik anlayışına sahipti. Milliyetçiliği ırkçılık veya kavmiyetçilikle karıştıran cehalete karşı şiddetli tepki gösteriyor, tane tane anlatıyordu:

"Ruhumuza vücut veren bütün dini, ahlaki, bedii (estetik) duygularımızı bu lisan vasıtası ile alırız. Zaten ruhumuzun içtimaî hisleri, bu dinî, ahlakî, bediî duygulardan ibaret değil midir? Ancak bunları bize kazandıran toplumda mutlu olur, kendimizi oraya ait hissederiz. Millet ne ırkî, ne kavmî, ne coğrafî, ne siyasî, ne de iradî bir zümre değildir. Millet lisanca, dince, ahlakça ve bediiyatça müşterek olan, aynı terbiyeyi almış fertlerden oluşmuş bulunan bir topluluktur."

Gökalp Anglo-Sakson deyimiyle bir kurucu baba rolüne sahip olmuştur. Bu uğurda bedeller de ödemiş, İngilizler tarafından İstanbul'un işgali sonrası Malta'ya yıllar boyu sürgün edilmiş ama hiçbir zaman mefkûresinden vazgeçmemiştir.

TÜRK SOSYOLOJİSİNİN KURUCUSU

Ziya Gökalp'in teorisyenliğinin gücü aynı zamanda sosyoloji ilmine olan hâkimiyetinden gelmektedir. Gökalp imparatorluğun son döneminde Türkiye'nin ilk sosyoloji bölümünü kuran kişi ve ilk sosyoloji profesörü olarak tarihe geçmiştir.

Gökalp sosyolojinin kurucularından kabul edilen Durkheim'dan etkilenmiştir lakin yeni bir terkibe girişerek sosyolojinin o dönemki büyük teorisyenlerinden aşağı olmadığını da göstermiştir. Türkiye'de sosyoloji ilminin kurucusu ve ilk sosyoloji profesörü olması da tesadüf değildir.

Özellikle kültür (hars) – medeniyet ayrımı yaparak Batıcılığın kültürel hegemonyasının hâkim olduğu dönemde yeni ve bir biçimde de millî bir modernleşme yaklaşımı geliştirmesi önemlidir.

Gökalp'in eleştirilecek fikirleri de bulunmaktadır lâkin bu onun tarihî rolünü önemsizleştiremeyecektir.

Ziya Gökalp'i vefatının yıldönümünde rahmetle anarken yine iki gün önce vefat yıldönümü olan kıymetli fikir adamı ve aile büyüklerimizden Durmuş Hocaoğlu Bey'i de rahmetle anıyorum.

<a href='https://www.aksam.com.tr/aksam-tv/kisaca/iklim-degisikligindeki-komplo-teorileri-nereden-ci

Küresel ekonomik krizin asıl nedeni

Samsun'da kaybolan 130 küçükbaş hayvanı drone ile bulunan çiftçinin sevinci

Tuz Gölü kuraklık nedeniyle küçülüyor

Akkuyu NGS'nin birinci ünitesinde pompa istasyonunun temeli inşa ediliyor