• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
11 Ekim 2021 Pazartesi

Ayrılık da Sevdaya Dâhil...

Attilâ İlhan aramızdan ayrılalı tam tamına 16 koca yıl olmuş. Ama 'Kaptan' yazdıkları, söyledikleri, fikirleri ve şiirleri ile hala aramızda dolaşıyor, hala gür bir sesle haykırıyor.

Attilâ İlhan ayrılık temasını hem şiirlerinde hem yazılarında çok işlerdi. Yalnızca sevgiliden ayrılık da değil üstelik. Türk'ün kendi özünden ayrılmasından çok dertliydi. Bu ayrılık da sevdaya dahildi.

Attilâ İlhan hem çok bilinen, çok tanıdık ve çok göz önünde hem de bir yanıyla da unutturulmuş, göz ardı edilmeye çalışılmış, karartılmış bir dev şahsiyetti. O eşsiz aşk şiirleri ile hem çok popüler ama bir yandan da fikirleri, düşünceleri unutturulmuş biriydi. Şiirlerini popüler yaparken fikirlerini karartan da aynı kültürel hegemonyaydı.

Soldan gelmesine, Marksizmin kavramlarıyla konuşmasına, Nazım Hikmet şiiri sakladığı için hapis yatmasına rağmen (CHP Tek Parti Döneminde Nazım Hikmet şiiri taşımak bile suçtu) bizzat sol kültürel hegemonya tarafından karartılmış biriydi. Çünkü Türkiye'deki kültürel hegemonyanın derdi sol değil mandacılıktı. Sol argümanlar Türklüğe ve İslam'a karşıt olmanın ideolojik bir meşrulaştırma aracından ibaretti. Attilâ İlhan ise evrensel anlamda solcuydu; sosyal adaleti, mazlum milletleri, emeği savunur; Türklüğü ve Müslümanlığı, Selçuklu ve Osmanlı tarihini de bir değer olarak savunurdu. Yani Batıcı kültürel hegemonya için Attilâ İlhan'ın suçu büyüktü.

Parola Vatan, İşareti Namus!

Konuşmalarını bu sözle bitirirdi çünkü Türk aydını ele geçirilmiş, işgal edilmiş ve sömürgeleştirilmişti. Bu güruha karşı itiraz etmek aynı zamanda kültürel hegemonyaya da bir meydan okuyuştu. Attilâ İlhan tam da bunu yaptı. Bu milletin bir parçası olmanın gurur ve şuurunu vurgulardı. Nasıl mı? Kendisine kulak verelim:

"15. asır ve 16. asır bir Türk asrıydı. Üç kıtaya yayılmış çok büyük bir imparatorluktu. Ama onu esas büyük yapan başkaydı. Çok büyük bir uygarlığı temsil ediyorlardı. Çünkü bu uygarlık her düzeyde birbiriyle tutarlı bir uygarlıktı. Bir tarafta Bâki, bir tarafta Sinan, bir tarafta Nasreddin Hoca, bir tarafta Itrî. Bunlar büyük sıradağlardı. Bunları yaratmıştı Osmanlı ve bunların karşısında Batı zayıftı. Peki, bu durumda bizim daha sonra zayıfladığımızda Batılılaşma adına yaptıklarımızı mı yaptı? Batı Osmanlı kurumlarını, değerlerini taklit edip kendi içinde uyguladı mı? Hayır, Batı kendi sistemini geliştirmiştir". (1970'lerde TRT'de yaptığı bir konuşmadan)

"Ama Türkiye bunu yapar mı? Hem bir 'dünya devleti' olduğunu ileri sürüp, hem de 'dünyadan ayrı hareket edemeyiz' diyerek, elbette yapamaz; çünkü 'dünya'nın ne anlama geldiği, gün geçtikçe daha iyi anlaşılıyor; biz yıllardır söyledik, bunların 'hür dünya' dediği, Hristiyan, beyaz ve Batılı emperyalist 'sistem'dir, anlatamadık; şimdi Bosna, Karabağ hatta Somali ve Irak durumu pek güzel anlatıyor. 'Dünya devleti' isen, aynen Osmanlı gibi, o 'dünya'ya direnerek bunu kanıtlayacaksın! Yaltaklanarak değil!" (Milliyet, 19.01.1983).

"Lisede Sophokles okuduk, klasik Türk mûsikisine sövmeyi, divan şiirini hor görmeyi, buna karşılık devletin yayınladığı kötü çevrilmiş Batı klasiklerine körü körüne hayranlık göstermeyi öğrendik. Sanki Sinan, Leonardo'dan önemsiz, Mevlâna, Dante'den küçüktü, Itrî ise Bach'ın eline su dökemezdi. Aslında kültür emperyalizminin ilmiğini kendi elimizle boynumuza geçiriyorduk..." (Hangi Batı, ss. 14-15)

Mahûr Beste

Attilâ İlhan aynı zamanda Türk şiirine damga vurmuş, başlı başına bir ekol inşa etmiş büyük bir şairdi.

"Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur

İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur..."

Kendisini rahmetle anarken, genç kuşakların özellikle de kendisine 'Kemalist' diyen genç nesillerin Mustafa Kemal'i ve Türk modernleşmesine dair dönemi Attilâ İlhan'dan okumasını tavsiye ederim. Tabii şiirlerini de...

"Şenlik dağıldı bir acı yel kaldı bahçede yalnız

o mahur beste çalar Müjgan'la ben ağlaşırız.

gitti dostlar şölen bitti ne eski heyecan ne hız...

yalnız kederli yalnızlığımızda sıralı sırasız.

o mahûr beste çalar Müjgan'la ben ağlaşırız..."

<p>Sosyal medyada viral olmuş haftanın en eğlenceli videolarını 'GÖRMELİSİN'!<br></p>

En Zor Çocuk Oyununu 'Görmelisin'!

Nesli tehlike altındaki şah kartal, Ankara'da tüfekle vuruldu

Tavşanlı Höyük'te bölgenin 'endüstrileşmiş ticaret merkezi' olduğuna dair bulgulara ulaşıldı

Kesilen ağaçtan bir anda kan akmaya başladı!