• $9,2563
  • €10,7502
  • 527.118
  • 1409.56
14 Ekim 2021 Perşembe

Azerbaycan'ı ne kadar tanıyoruz?

Bazen en yakınımıza yeteri kadar dikkat etmeyiz.

Bazen duygularımız yoğunlaşır, ifadelerimiz sloganlaşır ve derinlemesine düşünmeyi bırakırız.

Azerbaycan da biz Türkiye Türkleri için tam da böyle. Kardeşliğimizi, aynı milletin bir parçası ve 'tek millet iki devlet' olduğumuzu haklı olarak hep güçlü bir şekilde söylüyoruz.

Yalnızca söylemiyoruz, Karabağ'ı işgalden kurtaran ve dünya savaş konseptini değiştiren millî savaş teknolojileri geliştirip, bunu kardeşlerimizin zaferi için seferber de ediyoruz.

Orman yangınlarında ise kardeşlerimiz de bizim için koşup gelip yangınları söndürürken, yanan evden Türk bayrağını çıkarırken gururlanıyoruz.

Lakin biz Türkiye Türkleri, Azerbaycan'ı, Azerbaycan Türkleri'ni sloganlardan öte ne kadar tanıyoruz?

Azerbaycan'ın Bilinmeyenleri ve Bakü

Bir süredir Bakü'deyim. Azerbaycan'a dair notlarımı kaleme alırken özellikle Türkiye kamuoyunda yeteri kadar dikkati çekmeyen bazı noktaları ön plana çıkarmaya çalışacağım. Mesela Azerbaycan'ın ilk Türk ve Müslüman Cumhuriyet olduğunu kaçımız biliyoruz?

Bakü ile ilgili ilk olarak şunu belirtmem gerekir ki Bakü harikulade bir şehir. Başta İçerişeher olmak üzere tarihi dokusu, Hazar Denizi sahili, canlı sosyal ve kültürel hayatı, üniversiteleri, kent mimarisi ve estetiği bakımından kesinlikle görülmeli.

Özellikle de Enver Paşa'nın kardeşi Nuri Paşa komutasında Azerbaycan'ı kurtarmak üzere gönderdiği Kafkas İslam Ordusu'nda savaşırken şehit düşen ve çoğu isimsiz Mehmetçiklerimiz için dikilen Türk Şehitleri anıtını ve yanı başındaki 20 Yanvar (Ocak) Şehitleri'nin istirahatgâhı 'Şehitler Hiyabanı'nı her Türk evladı muhakkak görmeli.

Bu muazzam şehirde en çok dikkatimi cezbeden hususlar Azerbaycan'ın müziği, edebiyatı, sanatı ve entelektüel hayatı oldu. Bu alanların her birinde başarılı eserler veren iyi yetişmiş nüfusa sahip bir ülke Azerbaycan. İyi müzisyenleri, önemli müzik etkinlikleri ve okullarına sahip olduğu gibi güçlü bir edebiyat ve felsefe geleneği de var.

Güçlü akademisi ve iyi yetişmiş uzmanları da Azerbaycan'ın ziyadesiyle övgüyü hak eden yönleri arasında. Maalesef Türkiye'de bu derinlik çok fark edilmiyor ve edilmediği için de bilimsel ve entelektüel ortaklıklar henüz tatmin edici seviyede değil.

Azerbaycan'ın Güçlü Kadınları

Pek tabii, Azerbaycan'ın entelektüel ve sanatsal gelişiminde kadınların rolü çok kıymetli. Azerbaycan kadınları özgüvenleri yüksek, emekleri, birikimleri ve başarılarıyla Azerbaycan kamusal hayatında çok etkin, büyük rol ve güç sahibiler.

Bütün bu olumlu hususları dile getirdiğim için hemen bazılarının bunu Sovyet etkisine bağlayacağından eminim. Hayır! Her iyi şeyi ecnebilere bağlamak hastalıklı bir kafa yapısı.

Niye mi? Mesela Azerbaycan zaten Sovyet işgalinden de önce dünyada kadınlara seçme ve seçilme hakkı veren ilk birkaç ülkeden biri. Türkiye'den tam 16 sene önce bu hak verilmiş.

Türk Kimliği ve Azerbaycan Türkçesi

Azerbaycan'a dair hayranlık uyandıran bir başka özellik de Azerbaycan Türklerinin kimliklerine, vatanlarına karşı hissettikleri o yüksek milliyetçi aidiyet duygusu ve özgüvenleri.

Türkiye'deki gibi kendi ülkesini 'cehennem', Batı'yı 'cennet' görme hâli; her türlü olumsuzluk sadece Türkiye'de yaşanıyormuş gibi düşünen hastalıklı ve cahilane kafa Azerbaycan'da göze çarpmıyor. Bunda Karabağ işgalinin millî kimliği canlı tutmadaki rolü tartışılmaz lakin yüzyıldan fazla süren Rus işgalinin sömürgeci, asimilasyonist politikalarına rağmen bunun korunması önemli.

Azerbaycan kültürünün derinliğine dair en dikkat çeken husus şüphesiz ki Azerbaycan Türkçesinin güzelliği. Yüzyıldan fazla süren Rus işgaline rağmen gelenekle bağını koparmadığı, dilde tasfiyecilik veya uydurmacılık gibi saçmalıklara bizim kadar maruz kalmadığı için Azerbaycan Türkçesi zenginliğini koruyor.

Yüzyıl önce dünyanın en zengin dillerinden biri olan Türkiye Türkçesi Cumhuriyet döneminde perişan edildiği için Azerbaycan Türkçesi gerçekten gıpta ettiriyor.

Yoksa o kadar süre işgal edilmiş olan Azerbaycan değil de biz miydik?

<p>İstanbul Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Eray Güçlüer, terör örgütü DHKP-C operasyonuna i

Kılıçdaroğlu'nun iddiası yeniden gündemde

Fenerbahçe, Trabzon'a ayak bastı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (16 Ekim 2021)

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Angela Merkel ortak basın toplantısı düzenledi