• $13,5033
  • €15,372
  • 771.097
  • 1809.65
4 Kasım 2021 Perşembe

Türk çocuklarına verilmeye başlanan tuhaf isimler ve aşağılık kompleksi

İnsanların çocuklarına verdikleri isimlere çoğu zaman dikkat etmeyiz. Hâlbuki insana kimliğini veren ilk unsur isimdir.

İnsanı insan, toplumları toplum yapan temel unsurlardan biri de kimliktir. Kimliğin inşasındaki en önemli yapı taşlarından biri de kuşkusuz isimlendirmelerdir. Bu nedenle sadece toplumdaki isimlerin değişimine bakılarak bile bir toplumsal ve kültürel değişim eğilimi çıkarılabilir. O kadar ki toplumlardaki isim verme pratiklerini çalışan antroponimi diye bir bilim dalı bile vardır.

Eski Türklerde isimlerin çocuklar doğar doğmaz konmadığı, sonrasında başardıklarına, marifetlerine ve şahsiyetine göre isimlerin verildiği anlatılır. İslâmiyet'e geçişle birlikte isimlerde İslâmi isimlerin artışı doğal olarak yaşanmış; özellikle bazı isimler çok yaygın olarak kullanılmıştır.

Bu isim verme geleneği Cumhuriyet'in ilk yıllarında da değişmemiş, nüfus sayımı istatistiklerinde en çok verilen isimlere bakıldığında imparatorluk döneminden kalan isimlerin değişmediği görülmüştür. Değişim 1960'lar sonrası başlamış ve Türkiye'de isim modaları ortaya çıkmıştır. Bazı isimler dönem dönem moda olmaya, bunların arasında da geleneksel isimler geri plana düşmeye başlamıştır. O dönemki politik atmosferden dolayı ideolojik diyebileceğimiz isim verme biçimleri de görülmüştür. Bu dönemdeki değişimin esasında bir sosyolojik değişime yani Türkiye'nin köylü bir toplumdan kentlere akmasına ve bunun da kültürel olarak büyük bir alt-üst oluşa tekabül ettiği söylenebilir.

BU İSİMLER NEREDEN ÇIKTI?

İsim verme kültürü o toplumun anlamlar, değerler ve semboller sisteminde bir yere oturmaktadır. Gerek dini, gerek millî, gerek geleneksel, gerekse politik olarak bir karşılığı vardır. Bu her toplumda böyledir ve Türklerde de böyle olmuştur.

Lâkin son yıllarda tuhaf bir durumla karşı karşıyayız. Daha önceki isim modalarının tersine son yıllarda çocuklara verilmeye başlanan isimlerin bu değerler, anlamlar sisteminde bir karşılığı yok. Bazen ismin anlamını sorduğunuz zaman zoraki sözlük anlamı bir şeyler söylenebiliyor ama bu isimler sözlükteki o anlam nedeniyle koyulmuyor.

İsimlere baktığımız zaman da ilk başta dikkati çekenin isimlerin fonetik olarak alafranga çağrışımlar yapması. Mesela kız isimlerinin çoğunun sonunun "-ya" bitmesi tesadüf değil, Latin dillerindeki kız isimlerini çağrıştırıyor. Yani bugün dünyanın neresinde bir Türk'le karşılaşsanız sadece isminden Türk olduğunu anlarken; şimdi bu tuhaf isimlere sahip biriyle karşılaştığınızda belirsiz bir kimlik ortaya çıkıyor. Üstelik bu "aman şekerim evrensel isim işte ne güzel" diyerek açıklanıyor. Çünkü bu kompleksli zihniyete göre Batılı gibi olursanız evrensel, Türk gibi olursanız yerelsiniz!

POPÜLER KÜLTÜR VE DİZİLER

Aslında bu tuhaf isimlerin insan evlatlarına veriliyor olmasının sebeplerine bakıldığında özellikle popüler kültür figürlerinin çocuklarına verdiği isimler ve Türk dizilerinde çocuk karakterlere verilen isimler dikkati çekmeye başlıyor. Zaten en çok verilen isimler listesinde en çok seyredilen dizilerdeki çocuklarına isimlerine rastlanıyor.

Bu bir kendine yabancılaşma süreci aslında. Ve maalesef popüler kültür bu kolonyal/mandacı yabancılaşma sürecinde koçbaşı rolü oynuyor; ünlüler de rol model olarak bu süreçte askerlik yapıyor.

Daha korkuncu ise bu furyanın milliyetçi – muhafazakâr ailelerde bile izlerinin görülüyor olması. O kadar İslâmi veya millî isim varken normalde Kur'an dilinde edat olan kelimelerin isim olarak çocuklara veriliyor olması da bundan. Kuran-ı Kerim'de o kadar isim arasından kulağa en çok alafranga gelen isim bulunuyor ve çocuğa veriliyor. Bazen ismin manası soruluğunda da bu tuhaflığı meşrulaştırmak için "dini gerekçeler üretilse de" o isimler İslâmi olduğu için koyulmuyor, kulağa alafranga geldiği için veriliyor ve bu hegemonya böyle tesir altına alıyor. Bir de "çocuğumun isminde Türkçe karakter olmasın" diyenler var ki onlar zaten aşağılık komplekslerini çocuklarına daha doğmadan aşılıyor.

<p>Coronavirüsün en çok mutasyona uğramış versiyonu olan ve 30'dan fazla mutasyonun tespit edildiği

Çok mutasyonlu yeni Covid-19 varyantı: Omicron

Yunus polislerinin zorlu eğitiminden kareler

Misafirlerini kendi tasarladığı 'dönen ev'de ağırlıyor

Çöpe gidecek malzemeleri dönüştürüp dünyaya pazarlıyor