• $8,1571
  • €9,7207
  • 454.432
  • 1375.91
21 Aralık 2010 Salı

Türkiye'nin önünü açan Torba Yasa!

Az gelişmiş ülkelere 'demokratikleşme ve sivilleşme' suretine bürünüp giriş yapan küresel sermaye, 12 Eylül anayasa değişikliğiyle bayağı ihya edilmişti.

İktidar partisinin anayasa değişikliğiyle ilgili broşüründe 'Kamu yararı gibi sübjektif bir kavramla birçok özelleştirme kararı iptal edilmiş ve böylece küresel sermayenin Türkiye'ye yatırım yapmasıyla ilgili bir dolu zorluk çıkarılmıştır' ifadeleriyle açıktan ulusal yargı sisteminin küresel kapitalizmin hızını kesmesinden yakınılıyordu.

Ve sonuçta 'bağımsız yargı' vaveylası eşliğinde oylanan referandumla Türkiye, 'sermaye yararını' gözeterek, yargı denetiminden muaf, yüksek karlı sermaye kaynak transferinin büyük ve geniş alanı haline geldi.

Şimdi Meclis'e gelen iri ve besili neoliberal Torba Yasa kabul edilirse, bu mümbit alanın bol bulamaç, ahbap çavuş ilişkilerine dayanan paylaşım süreci başlatılacak.

Torba Yasa'nın içine acullükle tıkıştırılmış bu yasalarla 'kamu yararından kurtarılmış yatırım ortamı' tanzim edilerek piyasanın tam egemenliği altına gireceğiz.
Ve profesyonel piyasacı devlet aygıtının strüktürü de yasallaşmış olacak.

***
Torba Yasa muhtevasındaki neoliberal yasalarla, çalışma hayatından özelleştirmelere ülke genelinde yoğun bir sermaye taarruzu yürürlüğe girerken, gündemde alt başlık bile olamıyor.    

Torba Yasa'nın 93. maddesinde 4046 Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanuna bir geçici madde eklenerek 'özelleştirmeler' yargı denetim kapsamından çıkarak tamamen yürütmenin tasarrufuna geçiyor.

Böylece Türkiye'nin ulusal ve küresel sermaye nezdinde güvenilirliği tam olacak, ne iptal ne de yürütmeyi durdurma gibi beklenmedik, sevimsiz yargı kararları sürprizleri tarih olacak.

Ve hatta Danıştay'ın 'kamu hukukuna ve yararına' aykırı gerekçesiyle iptal ettiği 'özelleştirme' davalarından feragat edilecek.

Yani özelleştirmelere karşı açılan davaların tümü düşecek, yargı devre dışı kalacak.
Mesela 52.1 milyon dolarlık piyasa değeri olan SEKA'nın 1.1 milyon dolara satışının iptali kalkacak ve kamu varlığının ellide bir değerine satışının 'ekonomik rasyonalitesini' asla öğrenemeyeceğiz.

Kuşadası Limanı'nın, Çeşme Limanı'nın İhale Komisyonu kararlarına uymadan ve Rekabet Kurumu'nun görüşleri alınmadan siyasi iktidar takdiriyle satışına her itiraz vız gelecek.

Tüpraş'ın yangından mal kaçırırcasına kimseye haber vermeden özelleştirmeye çıkmasından 6 ay önce piyasa değerinin oldukça altında Ofer grubuna satılmasına dur diyen Danıştay'ın kararıyla kamunun 750 milyon dolar zarar ettiğini öğrenmiştik.
Tüpraş'ın satışında 2004 yılında Danıştay'ın iptal etmesiyle 1 milyar 302 milyon dolara satılacak olan yüzde 51 hissenin 4 milyar 594 milyon dolara satılmış olduğunu ve aradaki 3 milyar 294 milyon dolarlık farkı Danıştay'a borçlu olduğumuzu bilmeliyiz.   


***
Yine 290 milyon dolara satılan Seydişehir Eti Alüminyum'la beraber Oymapınar Santralı'nın 'bedelsiz' satıldığı ortaya çıktığında Danıştay satışı iptal etmişti.
Velhasıl şimdi Torba Yasa'daki 93. madde yasalaşırsa bütün bu özelleştirmeler taşıdıkları şaibeler ve soru işaretleriyle birlikte 'özgürlüklerini' fazlasıyla geri kazanacaklar.

Bu pervasız ve hukuksuz özelleştirme sürecinde 'yargı' tarafından rahatsızlık verilen sermaye çevrelerinin yolu ve Türkiye'nin önü yine açılırken bizim de bir gün gözümüz açılacak!

<p><b >'ORUÇ BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ  ZAYIFLATMAZ GÜÇLENDİRİR'<br></p><p>Orucun  bağışıklık sistemi

Koronavirüs oruç tutmaya engel mi?

Sahur sofranızda bunlar olsun!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya Başbakanı Dibeybe'yi resmi törenle karşıladı.

Düzce'de denizin bir kısmı kahverengiye dönüştü