• $9,2837
  • €10,8252
  • 532.721
  • 1430.92
7 Aralık 2010 Salı

Kaslı ve kasklı demokrasi!

Gençlik hareketlerini dramatik biçimde tasfiye eden siyasi tarihimiz, şimdi de liberal kapitalizmin gereği olsa gerek öğrenci döverek kas yapan 'demokrasiyi' kayıtlarına alıyor. Yürütmenin anayasa değişikliğiyle 12 Eylül darbe anayasasını yaya bırakacak otokratik merkezileşmiş gücünü öğrencilere karşı acımasızca tatbikini çıplak gözle izledik.


Güvenlikçi-liberal hegemonyanın kamusal alanda kıskaca alıp sıkıştırdığı 'özgürlükler', hafta sonu İstanbul'da yine yerlerde süründürülerek çiğnendi... 

 
Despotik her iktidarın 'arkaik' korkusu 'örgütlü gençlik', Dolmabahçe civarlarına gelmek isteyince güvenlik gücü kontrolsüzce kükretildi. Başbakan'ın iri gözyaşları dökerek andığı devrimci gençlerin siyasi promosyon süresi bittiğinden olsa gerek Dolmabahçe'deki öğrencilerin sırtında postal izi kaldı.    

Hükümetin referandum sonrası artan otoriter eğilimlerinin gün yüzüne çıkmasını sağlayan öğrenciler, kaşı patlatılıp, burunları kırılıp gözaltına alındılar.
Öğrencilere dev tüplerdeki iki kat etkili basınçlı likit gaz sıkılırken boğulanlar, tatlı su demokrasimizin demokratları olmalıydı.

Başbakan'ın rektörlerle yapacağı toplantıyı protesto etmek ve 'YÖK'le ilgili dosya' vermek üzere yola çıkan öğrenciler, İstanbul'a girmeden Çamlıca'da otobüslerde durduruldular... 'Esnetilen ve güvencesizleştirilen' demokratik haklardan seyahat özgürlüğü ihlal edilerek öğrencilere Güvenlik Bilgi Taraması (GBT) yapıldı ve şehre girişleri engellendi.

Bir dizi temel yasal demokratik hak 'güvenlik' gerekçesiyle devre dışı bırakılıp, gençlerin fiziksel varlıkları ve onurları ayaklar altına alınarak incitildi. Kabataş'tan Dolmabahçe'ye yürümeye kalkan öğrenci grupları da cop, gaz, dayak barikatlarıyla sarıldılar.  

    
Tarihsel olarak toplumsal muhalefetin lokomotif güçlerinden olan gençlik örgütlenmesine egemen liberal ideolojinin hiçbir kamusal alanda tahammülü yok. Başbakan'ın kibirli 'Herhalde paraları var, bol bol yumurta alıp, buraya doğru sallamışlar' ifadeleriyle de 'parasız eğitim' isteyen öğrencilere karşı aşırı rahatsızlığı belli oluyordu. Hüseyin Çelik de öğrencilerin benzer kabanlar giydiğini söyleyerek adeta geçmişte çok işe yarayan solcu öğrencilerin muhtemelen ülke huzurunu sabote edici yasadışı örgütlerle bağlantısı olabileceğine dikkat çeldi... Her türlü toplumsal siyasi örgütlenmeyi 'tehlike' addeden vesayetçi zihin harıl harıl çalışıyordu. Yeni sermaye birikiminin tüm ihtiyaçlarını karşılamak üzere dönüştürülen üniversitelerden gelen 'parasız eğitim', 'YÖK'ün kaldırılması' talepleri, mevcut kapitalist- siyasi-ekonomik yapılanmayı ürkütüyor.


Başbakan 'Üniversiteleri siyasetten arındırdık, özgür düşüncenin en serbest dönemi yaşandı' derken siyasi fikirlerin konuşulmasının yasaklandığı üniversiteyi kastediyordu.
Yoksa ne diye üniversitelerde sivil polisler için özel yer tahsisi istesinler ki.                 
Çünkü liberalize edilmemiş gençlerin kamusal duyarlılıklarını ifade etmeleri çok sakıncalı ve bu bilincin ezilmesi gerekiyor.

Toplumsal bağlarını kopartarak piyasalara zincirlenmiş bilim işletmeleri gençlerin 'harç paralarını' protestosunu görünce 'teröristler bastı burayı' diye güvenlik kuvvetlerini çağırıyor. Hükümet de YÖK aygıtının elverişli kullanımıyla üniversitelerdeki iktidar blokunu derinleştirdiğinin bir hayli farkında.

Nitekim Başbakan geçen hafta yapılan toplantıda 'Ben YÖK'ü kaldıracağım demedim' sözleriyle YÖK'ün kendileri için taşıdığı ehemmiyeti ve asla kaldırılmayacağını belirtmiş oldu. YÖK Başkanı'nın da gerekirse YÖK'ün imajını, logosunu ya da ismini değiştiririz sözleri bu otoriter baskı aygıtında bazı imaj çalışmaları yapılacağını ama 'işlevselliğine' dokunulmayacağını müjdeliyordu!

Biz de zaten biçimsel özgürlükleri dilinden eksiltmeyerek eskiten, inandırıcılığını tüketen kaslı ve kasklı bir demokrasiden de bundan daha fazlasını beklemiyorduk ki...

<p>Kamyonet sürücüsü hızını alamadı. Direksiyon  hâkimiyetini kaybetti. Bir anda devrilen kamyonetin

Yokuştan aşağı inerken devrildi

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (21 Ekim 2021)

''Her an her yerde yeni bir salgın patlak verebilir'' Korkutan uyarı

Edirne'de yoğun sis etkili oluyor