• $8,0655
  • €9,6959
  • 460.337
  • 1408.14
09 Haziran 2011 Perşembe

Dünyadan görünen Türkiye

Türkiye'de hükümetin iktidar ve otoriteyi mutlaklaştırmasını halen 'demokratikleşme' diye iddia eden siyasi kültür aynen yaşıyor...
Üstelik iktidar partisi demokratikleşmenin tek yolu 'ötekisiz' ve 'düşmansız' söylem ve zihniyetten hayli uzakta ve her gün meydanlarda eski 'düşmanlara' 'yenileri' ekleyerek ifşa ediyor.
Bu arada iktidarın siyasi tahammülsüzlüğünden The Economist de payına düşeni aldı, hışımla seçim alanlarında fırçalandı. 
Yıllarca Batı medyasının gözünden kendini gurur ve iftiharla seyreden iktidar, The Economist'in seçimlerde Türk halkına CHP'ye destek vermesini tavsiye eden makalesi üzerine komplo mantığına sarılmıştı. 
Tabii ki küresel sistemle bütünleşmek için dev adımlar attığını seçim beyannamesinde bildiren iktidarın hayıflandığı tek konu, geç kalan reformları bir an evvel telafi etmekti.
Ama bir de ülkenin dünyaya yansıyan başka bir yüzü vardı.   
9 yıllık iktidarın Türkiye'yi 'kalkınma' diye arkasından iterek soktuğu kapitalistleşme sürecinin dramatik insani sonuçları da Tanzanya Uganda ve Haiti'yle paylaştığımız rejim kategorimiz de gayet görünürdü.
Mesela 'sivil özgürlüklerde' Kazakistan'ın gerisinde de 132. sırada olduğumuz gibi...             
Uluslararası raporlar Türkiye'nin gerileyen insani kalkınmışlığı ve uçurumlaşan ekonomik eşitsizliğini teyit ediyordu.
Türkiye'nin dünyadaki yeri, baskıcı rejimlerin özgürlük gasplarıyla, az gelişmiş eski sömürge Afrika ülkelerinin toplumsal gelişmişlikleri arasında bir yerde sıkışmıştı.

DÜNYADAKİ YERİMİZİ BİLMEK
Kadın, çocuk, emek, eğitim, ifade basın özgürlüğü, siyasi ve sendikal haklarla ilgili uluslararası raporlardaki 'insani kalkınmamışlığımız' nedense Ekonomist'teki makale kadar kaale alınmıyor ve ses getirmiyordu. 
Mesela İnsan Hakları İzleme Örgütü, açıkça yasal mevzuata sahip olmasına rağmen Türkiye'de polis, savcı ve hakimlerin 'ihmallerinden' dolayı, kadınların ve kız çocukların şiddetten korunamadığını bildirmişti.
Raporda yardım isteyen kadınların yüzde 3'üne yardım edildiğini ama kadınların bu durumda daha büyük bir tehlikeyle karşı karşıya kaldıkları vurgulanıyordu.
OECD raporları 1995-2005 yılları arasında kadın istihdamının hızla  yüzde 24.2'ye düştüğünü söylüyordu... 
Listede Türkiye'nin üzerinde yer alan Şili'de kadınların yüzde 42'si, Meksika'da yüzde 43'ü çalışıyordu.
Dünyanın 16. ekonomisi aynı zamanda en yüksek bebek ölümleri şampiyonuydu, 1000 çocuktan 21'i ölüyordu.
Kadınların işgücünden uzaklaşmasının çocuk açlık seviyesini yükselttiği ve açlık sınırında yaşayan çocuk oranının yüzde 24.6 olduğuna dikkat çekilmişti...
Emekçi ölümlerinde Avrupa birincisi ve dünya üçüncüsü Türkiye'nin OECD ülkeleri arasındaki en düşük istihdama sahip olması tuhaf değil miydi? 
Buna mukabil gelir dağılımı eşitsizliğinde Şili ve Meksika ile 1. sırayı paylaşıyordu. 
Basın özgürlüğümüz ise sadece Libya, Zimbabwe ve İran'ı geçecek kadardı, gelecek yıl bu ülkeleri de aşamayacağımıza kanaat getirebiliriz...

<h3>TÜRKİYE DEAŞ İLE MÜCADELE KAPSAMINDA BAŞİKA'DA</h3><p>Başika'daki Türk Üssü'ne en son yapılan sa

Başika Saldırısı: Irak'ta neler oluyor?

Fenerbahçe, Medipol Başakşehir maçı hazırlıklarını sürdürdü

Amerikalı Rapçi Kanye West'in ayakkabısı 2 milyon dolardan satışa çıktı

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, KKTC'de