• $8,155
  • €9,7089
  • 457.312
  • 1393.24
04 Haziran 2011 Cumartesi

Ölümcül kimyasal silaha son!

Ölüme sebebiyet verse de  'kalp krizi' diye 'failsiz' geçiştirilebilen 'temiz silah' biber gazı, kimyasal silahlar grubunda yer alıyor.
Türk Tabipler Birliği, yaptığı açıklamada  'biber gazının ölümcül sonuçlar yaratan kimyasal silah' olduğunu belirterek, hükümeti biber gazı kullanma konusunda uyardı. 
Hopa'da biber gazına maruz kalan öğretmen Metin Lokumcu'nun ölümünden sonra yapılan ön otopsi raporu ve İzmir'de emekli işçinin kalp krizi geçirmesi, sokakta karşılaştıkları 'ecelin' biber gazı olduğunu doğruladı.
Uluslararası Af Örgütü de bu yılın başında 'hak ihlallerinden' dolayı dünyaya, Türkiye'ye biber gazı 'satmayın' çağrısı yapmıştı.
Tekel işçi direnişinde ekranları basan 'biber gazı' uygulaması, iç mekan-dış mekan gözetilmeden bütün gösteri ve yürüyüşlerde 'böcek ilacı' gibi insanların üzerine boca ediliyor...
Emniyet Müdürlüğü tarafından  'gözaltına alınacak' kişiler direnirse kullanılacak diye başlatılan uygulama sokaklarda 'ölüm kusuyor'.
Güvenlik güçlerinin halka orantısız güç kullanma 'alışkanlığı' biber gazı tüketimini artırıp stoklar erken bitince, Başbakanlık 'örtülü ödenekten' 2.3 milyon lira aktararak 170 bin gaz bombası sipariş etti...
Öğrenci protestoları, gecekondu yıkımları, HES karşıtları, emekçi yürüyüşleri, kadına şiddet protestoları, sivil itaatsizlik eylemleri yani hükümetten 'demokratik hak talebi' paydasında birleşen topluluklar orantısız gaz uygulamasıyla adeta cezalandırılıyorlar.
Yardım kuyruğundaki atışmadan engelli basketbol karşılaşmasındaki kavgaya kadar her yerden gaz fışkırıyor...
Güvenlik parantezine alınan 'demokrasi alanı' gazla doldurulurken, çoluk çocuk, genç, hasta, engelli ayrımı yapılmaksızın duraklar, caddeler, hastane acil servisi dahil 'gazla zehirleniyor'.
TTB, Sağlık Bakanlığı'nın gaz bombasının kimyasal olduğunu bildiğini, İçişleri Bakanlığı'nın da kimyasal silah olan gaz bombalarının ani etkilerinden haberdar olduğunu belirtti.
Uzmanlar, bir kişinin bu gazdan etkilenip sağlığını kaybetmesi için bir defa bile maruz kalmasının yeterli olduğunu ve hayat boyu kalıcı tahribat yaptığını söylüyorlar.
Biber gazının vücut dokularında ani ödem oluşturarak etkilediğini ve geçmeyen solunum yetmezliği, karaciğer hasarı, kalp yetmezliğine neden olduğunu da... 
Hal böyleyken; Başbakan, Suriye ve Mısır'daki halk ayaklanmalarında sokağa çıkan halk için Esad ve Mübarek'e 'halkın değişim taleplerini' yerine getirmesini söyleyip, 'demokratik uyarlar(!)' gönderiyor ama Türkiye'deki meydanlarda devlet şiddetinin artan basıncından memnun.
Elbette işin ucunda, güvenlik güçlerinin sert müdahaleleriyle tırmanan şiddet sarmalına takılan vatandaşı 'devlete itaatsizlikten' kamuoyunda teşhir etmek var... 
Bu yüzden Türkiye'de 'hak arayışı' için sokağa çıkanlar 'halk' değil 'terörist, çete, eşkıya' diye tanıtılıyor...
Başbakan'ın algısındaki 'halk' meydanlardaki oyu garanti homojenize kitle.
Ve devlet şiddetinin ölümlere sebebiyet verecek ölçüde görünür hale gelmesini 'demokrasi mefhumuyla' ilişkilendirmediği kesin...

<p>Koronavirüs salgınının uzun süredir kontrolden çıkmış olduğu ABD'de son durum ne? Aşılama süreci

ABD'de koronavirüs salgınında son durum

Beşiktaş, Erzurum'a ayak bastı

Zonguldak'ta dereden akan çamurlu su denizin rengini değiştirdi

Nisan ayında yağan kar Domaniç Dağları'nı beyaza bürüdü