• $8,1513
  • €9,7253
  • 453.948
  • 1375.91
07 Haziran 2011 Salı

'Demokrasimize' yakından bakmak

Bir zamanlar şiir okuduğu için hüküm giydiğini her fırsatta tekrarlayan Başbakan, şimdi seçimlere giderken peşinden 'binlerce hak ihlalini' de sürüklüyor...
İki dönemde iktidarını pekiştiren Başbakan, meydanlardaki 'mağduriyet' malzemesini 70 yıl öteden didikleyip çıkarmak zorunda kalıyor.
Başbakan, 'Camilerin ahır yapıldığı' ya da 'ekmeğin karneyle verildiği' zamanları anarak, kitlelerin oyunu devşirirken, miting meydanının biraz ötesinde muhalifleri ya 'ölüyor' ya da tutuklanıyor.
İnsan Hakları Derneği, 2010 Türkiye Hak İhlalleri Raporu'nda, geçen yıl 'polis devleti' pratiklerinin nasıl artığına dikkat çekiyor.
Tutuklu yargılama oranı yüzde 45.3 ile rekor kırarken, cezaevlerinde bulunan 122.404 kişiden 55.407'sinin tutuklu olması ve 1.857 çocuk tutuklu sayımız sanki 'rejim standardımızın' teminatı...
Taş atan çocukların hem terör örgütü üyeliği ve yasadışı propaganda, hem de gösteri ve yürüyüşe muhalefetten ayrıca polise mukavemetten yargılanmaları, 12 Eylül dönemine bile 'taş' çıkartıyor. Çocuk tutuklanma oranının yüzde 85.6'ya varması korkutucu. 2010 yılında 22 faili meçhul cinayet, 'yargısız infaz /işkence /köy korucu tarafından kuşkulu ölüm ve gözaltında ölüm' sayısı da 100 olarak kayda geçti.
1349 kişi işkence ve kötü muameleye maruz kalırken, 7100 kişi gözaltına alınmış, 1599'u tutuklanmış.
Adalet Bakanlığı verilerine göre Toplantı ve Gösteri Yürüyüş Yasası'na muhalefetten dava açılan kişi sayısı 2007 yılında 3.294 iken 2009 yılında 8.251'e çıkmış...
2008 yılında işkence ve eziyet suçlarında 438 kişi sanık olarak yargılanırken 2009 yılında bu sayı 707'ye çıkmış...
Basın özgürlüğünde ise 1069 kişi, 3757 yıl 7 ay hapis cezasına ve 55.260 TL para cezasına çarptırılmış. 2010 yılında yargılanan kişi sayısı 1961, dava açılan sayısı 1596.
Gözaltında ölüm sayısı 6,  cezaevlerinde ölüm sayısı 413. 263 hasta mahpus tedavi olmayı bekliyor. 'Demokrasimizi' yakından tanımayanların ilgisine sahiden muhtaç rakamlar bunlar.
TERÖRİST MUHALEFET  
Başbakan, 2023 hedefli siyasi stratejisini belirleyecek seçimlere bir hafta kala müdanasız 'değerler üzerinden' meydanlara yüklenirken, gerisinde incittiği, 'değerlerini sarstığı' toplumsal kesimleri gözden çıkarmış görünüyor...
İstanbul mitinginde yeni anayasa için istediği '367 milletvekili' sayısı anayasayı bu 367 milletvekilinin yapacağını doğruladı...
Ve böylece yeni anayasanın demokratik ve katılımcı olacağı vaadini bu çoğunlukçu yaklaşımıyla geçersiz kıldı... 
Kuvvetler ayrılığının bitmesiyle mutlaklaşan iktidar, muhalif hareketleri 'gayrimeşrulaştırılıp' Terörle Mücadele Kanunu kapsamına sokarken muhalif tutukluların sayısı 10 binlere ulaşıyor...
İktidara karşı olmanın demokrasi karşıtlığıyla özdeşleştirilmesi, siyaset alanındaki bütün muhalif siyasi yasal parti, dernek, yerel toplum kuruluşları, meslek odaları, gençlik örgütlenmeleri, emekçi sendikalarını 'teröristliğe' indirgiyor.
Başbakan bu yüzden bizzat 'terör örgütü ve terörist' nitelemesini oldukça sık kullanarak 'muhalif unsurları' zihinlerde suçlulaştırıyor.
Hopa'da Metin Lokumcu'nun ölümüne sebebiyet veren olaylarda devletin baskı ve sindirme operasyonları Hopalılar için ağır bir tecrübe oldu...
Akabinde Başbakan'ın ölen emekli öğretmenle ilgili söylediği sözler 'gelecek dönemin eziciliği ve kayıtsızlığının' alarmını açıkça verdi...
Metin Lokumcu'nun ölümünü protesto eden Ankara'da 37 ve İstanbul'da 21 kişi, 4 günü aşkın süre gözaltına alındı ve Terörle Mücadele Kanunu kapsamında suçlamalar yöneltildi.
Hopa'da gözaltına alınan 31 kişi, Erzurum'a sevk edilerek yine 'Terör suçundan' Erzurum Özel Yetkili 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıktılar 8 kişi tutuklandı.
Başbakan'ın Mersin mitinginde 'Mersin Nükleer İstemiyor' pankartı açanlar gözaltına alınarak doğruca Terörle Mücadele Şubesi'ne götürüldüler. Diğer yandan Dilşat Aktaş'ın iki ay önce görev yaptığı organ bağış standında sivil polis tarafından kafasına üst üste atılan yumrukları ekrandan izlemeyen Başbakan'ın 'kemikleri parçalanan' Dilşat için 'kız mıdır, kadın mıdır?' ifadeleri ürkütücü erkek şiddetini bir kez daha köklüce meşrulaştırdı.
Velhasıl demokrasinin hala bir ülkede varlığını protesto ve pankartlarla kanıtladığını da ekleyelim, sokakları bomboş, insanları sindirilmiş, susturulmuş rejimlerin adının da 'demokrasi' olmadığını...

<p><b >'ORUÇ BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ  ZAYIFLATMAZ GÜÇLENDİRİR'<br></p><p>Orucun  bağışıklık sistemi

Koronavirüs oruç tutmaya engel mi?

Sahur sofranızda bunlar olsun!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya Başbakanı Dibeybe'yi resmi törenle karşıladı.

Düzce'de denizin bir kısmı kahverengiye dönüştü