• $7,3747
  • €8,9371
  • 436.1
  • 1457.65
28 Şubat 2012 Salı

Bizi ayıran şifre; 4+4+4

Son otuz yıldır tedricen ve gizlice özelleştirdiği eğitim hakkı ve maço, şoven, ezberci müfredatına dayanan 'Milliliğiyle' Eğitim Bakanlığı, son yasa tasarısıyla Türkiye'yi layıkıyla 'bilgi toplumu' formuna dönüştürecek gibi.
Bu yasa tasarısı 1980 darbesiyle piyasalara adım atan ülkenin 'eğitimde dönüşüm' diye başlatıp günümüze kadar sürdürdüğü politikaların nihai aşamasını temsil ediyor.
Azılı kapitalistleşme sürecinin dayattığı toplumsal yapının kurması için eğitim sistemi yeniden yapılandırılıyor.
Böylece 'yurttaşlık, toplumsal bilinç, kamusal yarar' zihinlerinden kazınarak çıkartılmış, tüketimle 'kültürlenmiş', siyasi düşünce üretimi iğdiş edilmiş genç nüfuslara 4+4+4 şifresiyle biçimlenmiş gelecek nesiller katılıyor...
Yani ekonomik-sosyal adaletsizliği dert etmeyen, otoriter siyasi hegemonyaya razı toplum kurgusu evladiyelik tamamlanacak.
En kestirmeden söylenirse 4+4+4 eğitim modeli fiiliyatta zorunlu eğitimin 4 yıla indirilmesi ve kamusal eğitim hakkının yoksullardan alınarak zenginlere aktarılmasının en açık formülü.
Mevcut eğitim sisteminin niteliksiz müfredatı ve paralı okullarla körüklediği eşitsizlik, sonunda en dipte ezilenlerin 10-11 yaşındaki çocuklarının bütün sosyal haklarına el koyulması aşamasına taşıdı.
Yoksulların çocukları evrensel kalitede bilimsel eğitim satın alamayacakları için dini eğitime yönlendiriliyor...   
Böylece hem piyasalara çocuk emeği, sanayi bölgelerine kurulacak meslek liseleriyle ucuz çırak sunulurken hem de evlere tıkıştırılan milyonlarca kız çocuğu iktidar statükosunu berkitecek muhafazakar nesiller yetiştirecek.
Elbette bugüne kadar sürdürülen 'herkese eşit hak kamusal eğitim illüzyonunun da' foyası çıkmış oldu... 
İlköğretime başlayan 17 milyon öğrenciden sadece 1.5 milyonunun sınav endüstrisini finanse ederek üniversiteye girdiği, dershane sayısının 'paralel eğitim örgütü' gibi lise sayısını bin fazlasıyla geçtiği, ilköğretimde ve ortaöğretime devamda OECD'nin en berbat ülkesi durumundaki Türkiye'de yıllardır kamusal eğitim 'veriliyormuş' gibi yapılıyordu.
Eğitim Reform Girişimi'nin (ERG) hazırladığı raporda toplumun en zengin kesimi eğitime en fakir kesimin 21 katı daha fazla harcadığı ve en düşük sosyoekonomik düzeydeki öğrencilerin yüzde 5'i Anadolu liselerine giderken bu oranın en yüksek sosyoekonomik düzeydeki öğrencilerde yüzde 49'a vardığı belirtiliyordu.
Öte yandan 15 yaşındaki gençlerin yüzde 32'sinin okuduğunu anlamadığı ve yüzde 52'sinin ise en basit problemi çözemediği belirtiliyordu.
Tabletle bilgi teknolojileri atağı geçiren ülkemizde 15-19 yaş arası okula gitmeyen her 10 gençten 7'si kızdı.
Ayrıca eğitimde toplumsal ayrışmanın boyutlarını düz devlet okullarından izliyorduk. Varsıl aile çocuklarının klimalı beyaz tahtalı badanalı sınıflarının yanındaki sınıflara varoş mülksüzlerinin çocukları dolduruluyordu...
Şimdi devlet dört işlem yapmasını bile öğretemediği bu çocukları 'açık öğretime' yolluyor...
Özel okullara ve dershane sektörüne 'müşteri' olamayacak çocukları 'yaşken' ayırıp, kız ise 'ev içi bedava hizmetli' erkekse tarım ve küçük sanayi sitelerinde 200-300 TL'ye çırak yapmakla görkemli ekonomimize ucuz sömürü girdisi sağlanacak.
Sonuçta yoksullar için kalitesiz eğitime masraf yaparak diretmektense özel okullarda eğitim gören 'hızlı doğru seçenek işaretleme' performansı yüksek, paralı çocukları piyasalara 'faydalı, girişimci bireyler kastı' olarak yetiştirmeliydik.
Ne de olsa ötekilerin çocukları zaten devasa oy blokları kitleselliğiyle dışı muhafazakar/popülist - özü kapitalist statükoyu sadakatle daim ederlerdi...

<p>Milli Savunma Bakanlığı, bir NATO uçağına ilk kez gece görevi esnasında havadan yakıt ikmali sağl

İlk kez bir gece görevi esnasında NATO uçağına yakıt ikmali yapıldı

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Hayranı gibi yaklaştı önce imzasını aldı, sonra canını!

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları