• $9,5309
  • €11,1438
  • 552.67
  • 1522.04
3 Eylül 2021 Cuma

Waldo sen neden burada değilsin

Şair İsmet Özel'in çok okunan bir kitabının adıdır; 'Waldo sen neden burada değilsin!'

Waldo kim?

Hakkında doğru bilinen yanlışlar listesi hayli uzun.

Çoğu 'külliyen yanlış' olsa da, bazıları 'yakıştığı' için gerçek muamelesi görür.

Yakıştırılan şey her zaman iyi olmayabilir.

Zamanında 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e atıfla duymuştum, "Allah yakışan iftiradan korusun" dermiş.

İyi şeyler için "Allah yakışan iltifatla mükafatlandırsın" demek lazım.

***

"Waldo, sen neden burada değilsin" sözünün hikayesi de bunlardan biri.

Günümüze gelmiş hikayeye göre;

'Sivil itaatsizlik'in babası Amerikalı yazar, şair, düşünür ve eylemci Henry David Thoreau (1817-1862), 1846'da Meksika ile savaşan Amerika'ya 'salma' ödemeyi reddettiği için hapse atılır.

Kendisini ziyarete gelen arkadaşı Ralph Waldo Emerson'un (1803-1882), "Henry, neden buradasın" sorusuna, "Waldo, asıl sen neden burada değilsin" diye karşılık verir.

***

Ancak gerçek biraz farklı.

Thoreau'nun Emerson'la arkadaş olduğu, 29 yaşındayken 'salma' vergisi vermeyi reddettiği için 23 veya 24 Temmuz 1846'da bir günlüğüne nezarete atıldığı doğru.

Ancak hangi gerekçeyle reddettiğine veya Emerson'un ziyaretine dair bir kayıt yok.

Hapisteki gecesinden bahsettiği 26 Ocak 1848 tarihli 'Bireyin hükümete ilişkin hak ve ödevleri' başlıklı konuşmasında ('Sivil hükümete direniş' başlığıyla 1849'da yayınlanlandı, sonradan 'Sivil İtaatsizlik' oldu.) 'vergi ödemeyi reddetmesine' değinir, ancak Emerson'un ziyaretinden söz etmez.

1854'te yayınlanan 'Walden' adlı kitabında da konuyla ilgili ayrıntı yoktur.

***

Hikayeyi, Amerikalı etimolog (dil köken bilimci) Barry Popik araştırmış ve 30 Ağustos 2013'te 'big apple' adlı kişisel sitesinde yazmış.

Buna göre, ikilinin hapishane konuşmasına ilişkin ilk kayıt, Thoreau'nun ölümünden üç yıl sonra Temmuz 1865'te Christian Examiner'da yayınlanmış.

Sonra alıntılana alıntılana günümüze kadar gelmiş.

***

Ama 'kulaktan kulağa' oyunu gibi, konuşma da epey farklılaşmış:

- "David, hapiste ne işin var?"

- "Ralph, asıl sen dışarıda ne yapıyorsun?"

***

- "Thoreau, neden buradasın?"

- "Neden sen de burada değilsin?"

***

- "Nasıl oluyor da sizi burada buluyorum Bay Thoreau?"

- "Nasıl oluyor da Bay Emerson, ben sizi burada bulamıyorum?"

***

- "Henry, seni burada gördüğüm için üzgünüm."

- "Waldo, seni burada görmediğim için üzgünüm."

***

- "David, hapiste ne işin var?"

- "Ralph, senin dışarıda ne işin var."

***

Yani büyük olasılık gerçekte yaşanmamış, yakıştırılmış...

Kahramanı Thoreau olunca...

***

Waldo kim?

Hikayenin 'salmayı ödediği için hapse atılmamış' ikinci karakteri Ralph Waldo Emerson, babası ve dedesi gibi papaz olmak üzereyken, Harvard'a gitmiş; ardından 'baba-oğul-kutsal ruh' üçlemesini reddederek 'tek yaratıcı'ya inanan 'Üniteryen' kilisesini kurmuş; sonra ondan da uzaklaşmış; kendini konferanslara vermiş bir düşünür. Kurucusu olduğu The Atlantic dergisi (Atlantic Council ile ilgisi yok) halen ABD'nin etkili yayın organlarından biri.

***

Bugün AKŞAM'ın Diyarbakır annelerinin direnişlerinin 2. yılına ilişkin manşetini hazırlarken bu hikayeden ilham aldık.

Tarih ve insanlık adına olmanız gereken yerde değilseniz, başka nerede olduğunuzun fazla önemi kalmıyor.

Ahlaki düşkünlüğün resmini yapabilir misin Abidin!

"Tüp bebek için yardım isteyen kadın" denildiğinde aklınıza ne gelir?

Tedavi için başarılı bir merkez var mı?

Muhtemelen pahalıdır, maddi destek gerekebilir, tanıdık filan mı bulsak?

'Normal' bir insanın aklına gelecek şeyler bunlar...

Ama biri bu normalin dışında.

'Bebek yapmak' deyince aklı başka yerlere gidiyor.

Bir 'tecavüzcü coşkun' sırıtışı geliyor yüzüne...

Sonra, 'tüp bebek tedavisi için yardım istiyormuş meğer' diyor...

Ne isteyebilirdi ki zaten?!!

Biz seni sadece faşist sanıyorduk!

***

Bunu da 'eğlenceli anı' diye anlatıyor.

Karşısındaki de ondan farklı bir tepki vermiyor.

***

Yardım isteyen kadına bakış açısı bu.

Belediye başkanlığı ve daha önceki hayatında hangi kadınla hangi diyalog içine girdiyse, sözlerini tekrar düşünmek lazım.

Aklı masumiyete çalışmıyor adamın...

Hangi sözünüzü nereye çekeceğinden, size masum gibi görünen bir ifadeyi ne niyetle söylediğinden emin olamazsınız.

Kime hangi gözle baktığından da emin olamazsınız.

***

Harika bir dua vardır ya, çocuklarımıza söyleriz: Allah iyi insanlarla karşılaştırsın...

Bunlar için duam şu;

Allah sizi de ahlak düzeyinizdeki insanlarla karşılaştırsın...

<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti  Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Gaziantep'ten birlik ve beraberlik mesa

'Benim yolum Türk'ün yoludur'

Kahramanmaraş'ın cips tarhanası Avrupa ülkelerine ihraç ediliyor

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Şuşa'da Cıdır Ovası'nda şehitler için dua etti

İnkaya kazıları Paleolitik dönem insanlarının göçlerine ışık tutacak