• $8,8299
  • €10,3339
  • 496.22
  • 1396.79
20 Ağustos 2021 Cuma

Batı'nın Taliban'la imtihanı

Afganistan kuzeyde Türkmenistan, Özbekistan ve Tacikistan, doğuda Çin, güneyde Pakistan, batıda İran'la çevrili.

Coğrafyası Türkiye'den biraz küçük ama çoğu dağlık.

40 milyon nüfustan geriye kalanın çoğu Peştun, Tacik, Hazara ve Özbeklerden oluşuyor.

1709'da devletleşti.

Ama Hindistan'dan bölgeye giren İngiltere ile Rusya'nın hakimiyet savaşlarına sahne oldu.

1840'larda İngiltere Afganistan'a girdi, ardından Rusya Türkmenistan'a...

1919'da Emanullah Han, İngiltere'den bağımsızlığını ilan etti, monarşi kurdu.

Ama Rusya'nın yerini alan Sovyetler Birliği de boş durmadı.

1973'te, 'kayınbirader' General Davud Han, Sovyet yanlısı komünist partiler ve subayların desteğiyle Muhammed Zahir Şah'ı kansız bir darbeyle devirdi, cumhuriyet ilan etti.

1978'de ise bu kez, Davud Han ile anlaşamayan komünist subaylar darbe yaptı, Davud Han öldürüldü, Sovyet yanlısı 'Demokratik Cumhuriyet' kuruldu.

1979'da Afgan aşiretler ayaklanınca, kukla yönetimin daveti üzerine Sovyet orduları Kabil'e girdi.

Afganlar 'cihat' ilan etti, tüm dünya direnişçileri 'mücahit' olarak tanıdı; Müslüman ülkeler, Batı ülkeleri ve hatta Çin destek verdi. Bu direniş, Sovyetler'i dağılmaya götüren ekonomik ve siyasi çöküşte etkili oldu.

1989'da SSCB, 14 bin 453 ölü, 451 uçak ve binlerce askeri aracın yanı sıra milyarlarca dolarlık kayıpla ülkeden çekildi.

1992'de Sovyet destekli Necibullah rejimi düştü.

Bu kez mücahit grupların birbirleriyle mücadelesi başladı.

1994'te, Sovyetler'e direniş için Pakistan'da yetiştirilen öğrenciler, Taliban adıyla Molla Muhammed Ömer tarafından örgütlendi.

1996'da, Taliban diğer grupları saf dışı bırakarak Kabil'i ele geçirdi.

2001'de, ABD'ye yönelik ikiz kuleler saldırısı yapıldı, saldırıyı El Kaide üstlendi. ABD Taliban'dan El Kaide lideri Usame bin Ladin'i istedi. Taliban, 'kanıtları bize verin, biz yargılarız' dedi.

Aynı yıl sonunda ABD ve müttefikleri Afganistan'ı işgal etti. Taliban liderleri Pakistan'a çekildi.

2 Mayıs 2011'de, Usame bin Ladin, Pakistan'da ABD operasyonuyla öldürüldü.

2020'de ABD Afganistan'dan çekilmek için Taliban'la anlaşma yaptı. Ülkede El Kaide ya da bir başka terör örgütü barınmayacak, mahkumlar bırakılacak, Taliban'a karşı ambargolar kaldırılacak ve Taliban, bundan sonrasını Kabil yönetimiyle müzakere edecekti.

Ağustos 2021'de, bu görüşmelerin etkisiyle Taliban'la mücadele durdu, resmî ordu geri çekildi ve Taliban 'yürüyerek' Kabil'e girdi.

Şimdi Taliban, ABD ile anlaşmasının da gereği olarak Batı dünyasına ılımlı mesajlar veriyor.

ABD'nin kurduğu yönetimle ve diğer yerel gruplarla uzlaşma, koalisyon mesajları da var içinde.

Ama henüz güven vermekten uzak.

Batı dünyası da 'güven verici somut adımlar atarsa' kaydıyla Taliban'la çalışma sinyalleri veriyor.

Nereye varacağını, halen Doha'da süren görüşmeler ve Taliban'ın uygulamaları belirleyecek.

Ama;

Ya Taliban Doha'da diğer Afgan gruplarla ve Batı dünyasıyla uzlaşmaz veya uzlaştığı halde 'medeni/demokratik' adımlar atmazsa ne olacak?

Batı, İran ve Rusya'ya karşı kullandığı ambargo ve yaptırımlarla Taliban yönetimini izole mi edecek?

Sanmıyorum.

Zira üç ülke finans, askeri ve siyasi destek konusunda sırada bekliyor; üstelik hiç de medeni/demokratik kaygıları yok: Çin, Rusya ve İran...

Batı, inisiyatif geliştiremediği bölgeleri Çin ve Rusya'ya kaptırmaktan ders almış olmalı; Afrika'da, Suriye'de, Libya'da, hatta Balkanlar'da...

Ve evet, Türkiye'de de...

Ama dikkat ederseniz, Türkiye öncelikle 'müttefiklerini' kendisiyle birlikte inisiyatif almaya çağırdı, uğraştı ama başaramayınca diğer ülkelerle birlikte inisiyatif almak zorunda kaldı.

Şimdi Batı, ya Türkiye ile birlikte Afganistan için inisiyatif alacak.

Ya da Taliban'ı Çin, Rusya ve İran'a bırakacak; 'muhalefetle' çalışacak.

Bu da iç savaş, daha doğrusu yeni bir 'vekaletler savaşı' demek.

An az 6-8 milyon kişi göç edecek ve savaşın finansmanı için yasadışı uyuşturucu (haşhaş/afyon) ticareti ile dünya zehirlenmeye devam edecek...

ŞAH MESUD'UN ROLÜ VE TÜRKİYE'YE CEVAPSIZ KALAN ÇAĞRISI

Taliban'ın 1996'daki iktidarına direnen en güçlü grup, Kuzey İttifakı'ydı. İttifak, Afgan halkını meydana getiren ana etnik yapılardan Tacik, Özbek, Hazara ve Peştun gruplardan oluştuğu için Afganistan'ı temsil de ediyordu ve demokratik bir yönetim yanlısıydı.

Tacik grubun lideri Ahmet Şah Mesud, ittifakın doğal lideri olarak görülüyordu.

Diğer grupların liderleriyle 2001 başında Brüksel'e gitti Avrupa Parlamentosu'na hitap etti, Taliban'a karşı destek istedi. Pakistan ve Bin Ladin'in desteği olmadan Taliban'ın ayakta kalamayacağını söyledi.

Ahmet Şah Mesut, 9 Eylül 2001'de röportaj bahanesiyle kendisine gelen gazeteci kılığındaki iki kişi tarafından intihar saldırısı sonucu öldü.

İki gün sonra, 11 Eylül 2001'de ABD'deki ikiz kulelere terör saldırısı düzenlendi.

Foto muhabiri Coşkun Aral, 1983'te Sovyetler'e karşı çarpışırken röportaj yaptığı Ahmed Şah Mesud'u ve mücadelesini Mustafa Kemal ve Kurtuluş Savaşı'na benzetir. Aral, YouTube kanalında yayınladığı videoda, 1989'dan sonra görüştüğü Mesud'un Türkiye'ye çağrısını da şöyle anlatır: "Dedi ki, biz Türkiye'yi ağabey olarak görmek istiyoruz. Ne olur, mezhep ayrımı gözetmeksizin bizi buluşturup birleştirin. Daha sonra 1996'da bunu tekrarladı. Cumhurbaşkanı Demirel'e mesaj olarak iletmemi istedi. Ama Türkiye Raşit Dostum'u destekledi. Dostum ise Mesud'u kendisine düşman gördü, arkasından vurdu. Ben oradaydım. Ardından Taliban ülkeyi işgal etti. Dostum Türkiye'ye sığındı, Mesud Panşir'e döndü. Ağustos 2001'de beni çağırdı, çok önemli şeyler söyleyeceğim dedi. Sonra 5 Eylül'de Tacikistan'da buluşma teklifinde bulundu. Çalıştığım kurum izin vermedi, gidemedim. 9 Eylül'de iki ajanın suikastı sonucu öldürüldü. 11 Eylül'de ABD'de ikiz kuleler saldırısı oldu. Büyük olasılıkla anlatmak istediği şey buydu."

90'larda sadece Sovyetler dağılmadı.

Balkanlar ve Asya da paylaşıldı.

Türkiye siyasi cinayetler, başörtüsü ve irtica öcüsüyle meşgul edilirken oldu bütün bunlar...

Bugün onların yerini 'ne işimiz var orada' diyenler aldı.

Olmadığımız yerde neler olduğunun farkında mısınız?

Mesela Bosna'da?

AFGANİSTAN'DA HERKES KAZANMIŞ!

Taliban, ABD ile yaptığı anlaşma ile girdiği Kabil'de "Amerika'yı yendik, kazandık" dedi. Ama halkının yarısı ülkeden kaçmış, kalan yarısı da kendisinden kaçmaya çalışıyor.

ABD Başkanı Joe Biden, topu Taliban'la çekilme anlaşması yapan halefi Donald Trump'a attı; 'maaşlarını bile ödedikleri halde' direniş göstermeyen Afgan yönetimini ve ordusunu suçladı.

NATO Genel Sekreteri Stoltenberg, "Afganistan'da askeri değil, siyasi çöküş yaşandı. Afgan yönetimi Taliban'a karşı koymakta başarısız oldu" dedi.

Ne güzel değil mi?!

Neyse ki görece 'dürüst' açıklamalar da geldi.

İngiltere Savunma Bakanı Ben Wallace, "Nerede olduğumuzu anlamak için siyaset bilimci olmanıza gerek yok" dedi.

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas da, "Geçiştirilecek bir şey yok, hepimiz durumu yanlış değerlendirdik" diye konuştu.

İngilizlerin sevdiğim bir sözü var: Paytak yürüyor, vak vak diye ses çıkarıyor, tüylü ve uçabiliyorsa bu ördektir, yoruma açık değildir.

ETİMOLOJİ / KELİME KÖKENİ

Afganistan: Bölgedeki en büyük etnik grup olan Peştun halkına Farsça verilen isimle 'Afgan ülkesi' anlamındadır.

<p>Bindiği salıncaktan inemedi. Sıkışan  küçük kızın yardımına itfaiye ekipleri koştu.</p><p>Görüntü

Salıncakta sıkışıp kaldı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (27 Eylül 2021)

Koronavirüs kadar tehlikeli! Bu sorun erken ölüme sebebiyet veriyor!

Aydın'da heyecanlandıran gelişme! Giriş kapısı bulundu