• $8,8408
  • €10,3714
  • 497.741
  • 1384.68
17 Ağustos 2021 Salı

Yürek parçalayan görüntüler

ABD ordusuna ait dev kargo uçağının çevresini sarmış binlerce insan...

Kimi tekerleğine, kimi kapısına, kuyruğuna yapışmış...

Uçak hızlanıyor, insanlar yerlere düşüyor...

Kim eziliyor, kim kurtuluyor belli değil...

Uçak havalanıyor, tekerlek yuvaları kapanıyor, oralara tutunmuş insanlar onlarca metre yüksekten yerlere çakılıyor...

Allah hiçbir milleti bu duruma düşürmesin...

Bu bir haber başlığı değil, evet.

Ama bugün AKŞAM'a ikinci manşet yaptık.

Dün ülkesini işgale gelen gücün 'ya beni de götür, ya sen de gitme' diye paçasına sarılmak...

Afganistan'da acil önlenmesi gereken ilk şey iç savaştır.

Bunun "Taliban'a razı gelmek" olmadığını söylememe gerek yok.

Zira ne Taliban tek parça ne Afganistan'da sosyal ve ekonomik hayatı kontrol eden aşiretler tek parça.

Ayrıca ne Taliban eski Taliban ne de Afganistan halkı...

Afganlar modernleşme yanlısı hükümetleri de gördü, arkasından gelen Sovyet yanlılarını da...

Sovyet işgalini de gördü, Sovyetler'in dağılması ve Rus askerlerin çekilmesinden sonra iktidara gelen Taliban'ın yönetimini de...

ABD işgalini de gördü, ABD destekli 'Batılı yönetim tarzı'nı da...

Bir işgale karşı direniş 'üçüncü ülkelerin vekalet savaşlarına' dönüşünce, zafer de direnişin zaferi olmadı.

Kazananlar, vekili oldukları güçlerin savaşını sürdürdü, parçalandı.

Arkasından bir başka işgal geldi.

İnsanlar, Amerikan askeri kargo uçağının kuyruğunun peşinden koşar hale getirildi...

Kahredici bir görüntü...

Ama Afgan halkı o pistte koşuşturanlardan ibaret değil...

Şimdi Afganlar için hayati olan, Taliban ve karşıtlarının ya da Peştun, Tacik, Özbek ve diğer etnik grupların ' savaşa' girmemesidir.

Ülkede geçici ama tek bir otorite kurulmalıdır.

İkinci adım, ülke ekonomisinin nasıl ve neyle döneceğidir.

Eğer bugüne kadar olduğu gibi ana gelir kaynağı 'afyon' olacaksa ve bu ekonomi aşiretler ve savaş ağaları tarafından yönetilecekse, ülkeyi kimin yönettiğinin bir önemi olmayacak.

Dünya için de bu iki konu hayati önemdedir.

Zira iç savaş Batı'ya olan göçü artıracak, afyon ise tüm dünyayı zehirlemeye devam edecektir.

Batı ülkelerinden gelen tepkilere bakılırsa, Taliban'ın 'başlangıç için kabul edilebilir' bir yönetim sergilemesi bekleniyor.

Eğer bu olursa, Afganistan'ın siyasi istikrarı ve ekonomisi için Batı'dan kontrollü de olsa destek alması gündeme gelebilir.

Türkiye de dahil Batı dünyası, Taliban yönetiminden 'demokratik' beklentilerini bir süre ertelemek zorunda.

Zira Çin ve Rusya'nın hiç de öyle büyük demokratik beklentileri yok.

Ve -yine- Batı'nın bıraktığı boşluğu önce ekonomik, sonra da siyasi olarak doldurmaya hazırlar.

ABD ve Avrupa'nın Afganistan konusundaki vaatleri ve öngörüleri 30 yıldır gerçeğin yanına bile yaklaşmadı.

Ancak son birkaç gündür medyada yer alan yorumlara bakılırsa, Taliban'a yönelik kaygılara rağmen, bir süre 'bekle-gör' politikası izlenecek.

Bu süreçte, Afganistan aşiretlerinin Doha'da devam eden görüşmelerin nereye vuracağına, Şubat 2020'de Taliban ile ABD arasında imzalanan 'barış anlaşması'nın nasıl hayata geçirileceğine bakılacak.

Mehmetçik Kabil'de kalacak mı?

Türkiye, NATO kapsamında Ağustos 2003'ten beri Afganistan'da.

Ancak 500 Mehmetçik, Türk-Afgan özel ilişkisi nedeniyle operasyonel bir görev almadı, imar-inşa ve kalkınma programlarına destek verdi.

Türkiye, ABD'nin çekilmesinden sonra da Kabil Uluslararası Havalimanı'nın güvenliğini sağlamayı istiyordu.

Bu talep, Kabil hükümeti tarafından da destekleniyordu.

Ancak artık Kabil'de bir hükümet yok.

En azından henüz yok...

Türkiye'nin, diğer Batılı ülkeler, Çin ve Rusya gibi Taliban'la istihbari alanda görüşmeleri var.

Taliban'ın da ABD işgali öncesi bir yönetim deneyimi var ve otoriteyi sağlaması uzun zaman almayacaktır.

Türkiye'nin Kabil Havalimanı'nda kalması için Taliban'la geçici bir uzlaşma sağlanabilir.

Ancak devamı için Taliban'ın Türkiye'nin ilişki kurabileceği bir yönetim oluşturup oluşturmayacağı önemli olacak.

Türk Medya Ankara Temsilcisi Melik Yiğitel, askeri ve diplomatik kaynaklardan edindiği bilgileri bugün AKŞAM'da yazdı.

NATO görevi sona erdiği için Mehmetçik'in Kabil'de kalması için yeni hükümetin asker talep etmesi, TBMM'nin de bu talebe onay olarak tezkere çıkarması gerekecek.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD'nin yaptığı gibi Türkiye'nin de Taliban'la görüşebileceğini söylemiş, "Hatta belki benim bile onların lideri durumunda olacak olanı kabul etme durumum olabilir" demişti.

Erdoğan'ın gerekçesi, başta söz ettiğim hayati önemdeki iki tehdidin önlenmesi: İç savaş, uyuşturucu ekonomisinin devamı ve bunların ortaya çıkaracağı büyük göç dalgası...

Hem "Ne işimiz var Afganistan'da" demek hem de Afgan sığınmacılardan şikayet etmek lüksümüz yok.

Taliban yönetiminin kız çocuklarına, kadınlara yönelik uygulamalarından şikayet etmenin de yararı yok.

Aksine, hem Afgan halkı hem Türkiye için çözüm üretecek somut girişimlere ihtiyacımız var.

Türkiye, Batı'dan Afgan halkının başına gelen en iyi şey olabilir.

Afganistan'ın göç ve terör kaynağı olmaması için, iktidarı ve muhalefetiyle 'büyük devlet' olmanın gereğini yaparak dünyaya bir örnek sunabiliriz.

Alman medyasına göre Başbakan Merkel, Afganistan konusunda Türkiye ile birlikte çalışma isteğiyle bu yönde bir niyet beyanında bulundu bile.

En azından bu kadarını Türkiye muhalefeti de yapabilmeli.

<p>Görüntüler İspanya'ya  bağlı Kanarya Adalarından. Cumbre Vieja Yanardağı'nda patlamaların şiddeti

Patlamaların şiddeti artıyor

''Yola çıkmalı'' dedirten 5 film

Mezarlıkta toprağa yarı gömülü halde bulundu!

Kilo vermek isteyenler dikkat! Limon diyetiyle ayda 10 kilo vermek mümkün