• $7,3746
  • €8,9713
  • 441.947
  • 1545.68
06 Eylül 2012 Perşembe

Zamanaşımlarında '1 yıl'a dikkat edin!

Metin Taş-Sezgin Özcan
Metin Taş-Sezgin Özcan
YAZARIN SAYFASI

Mükellefle devlet arasında ortaya çıkan borç-alacak ilişkisini sona erdiren sebeplerden birisi de zamanaşımıdır. Özel hukukta borçlu tarafından ileri sürülmek zorunda olan zamanaşımı, vergi hukukunda mükellefin başvurusu olmaksızın hüküm ifade eder.
Vergi hukukunda iki tür zaman aşımı düzenlenmiştir. Bunlardan ilki, Vergi Usul Kanununda düzenlenen 'tarh ve tebliğ zamanaşımı' diğeri ise Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'da düzenlenen 'tahsil zamanaşımıdır'. Tarh ve tebliğ zamanaşımı, vergi dairesinin vergi alacağını tebliğ edebilme yetkisini ortadan kaldırır.

ZAMANAŞIMININ DURMASI

Vergi borçlarının zamanaşımına uğraması konusu kamuoyunda çoğu zaman yanlış değerlendiriliyor ve 5 yıl geçtiğinde borcun 'otomatik' olarak ortadan kalktığı sanılıyor. Oysa bazı sebepler tarh ve tebliğ zamanaşımını durduruyor.
Zamanaşımının durması, işleyen sürenin bir olay sebebiyle yerinde sayması, sebep ortadan kalkınca kaldığı yerden devam etmesi anlamına geliyor. Zamanaşımını durduran sebeplerden biri de matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması.
Konuyla ilgili olarak biri 2010 diğeri 2012 yıllarında olmak üzere Anayasa Mahkemesi tarafından iki ayrı iptal kararı verildi.
Vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması, herhangi bir süre sınırlaması olmaksızın zamanaşımını durduruyor, komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren işlemeye devam ediyordu. Önce bu düzenleme Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilip, iptal kararının yürürlüğe girmesi için altı aylık süre verildi. (Anayasa Mahkemesi'nin 15.10.2009 tarih ve E: 2006/124, K: 2009/146 sayılı Kararı; 08.01.2010 tarih ve 27456 sayılı Resmi Gazete)

YENİ DÜZENLEME
İptal kararının ardından konu, gecikmeli olarak 1 Ağustos 2010 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6009 sayılı Kanunla yeniden düzenlendi. 1.7.2010 tarihinden geçerli olmak üzere 1.8.2010 tarihinde yürürlüğe giren yeni düzenleme sonrası, Vergi Usul Kanunu'nun 114. maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki gibi oldu:
'Şu kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması, zamanaşımını durdurur. Duran zamanaşımı mezkur komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam eder. Ancak işlemeyen süre her hal ve takdirde bir yıldan fazla olamaz.'
Yapılan düzenlemeyle takdir komisyonundaki bekleme süresinin zamanaşımına olan etkisine bir yıllık sınırlama getirildi. Ayrıca, halen takdir komisyonlarında bulunan dosyalar için de bir geçici düzenleme yapıldı.
Vergi Usul Kanunu'na eklenen geçici 28. maddede yer alan düzenleme ile 1.1.2005 tarihinden önceki dönemlere ilişkin olarak, 1.7.2010 tarihinden önce matrah takdiri için takdir komisyonuna sevk edilmiş olan vergi borçları için 31.12.2012 tarihine kadar süre verildi.
Belirlenen yürürlük tarihleri ile 09.07.2010 tarihi itibarıyla zamanaşımına uğramış olan 2004 ve öncesi dönemlere ilişkin vergi borçlarının yeniden canlandırılması suretiyle kanun hükümleri geriye yürütülmüş oldu.

YÜRÜRLÜK TARİHİ DE İPTAL EDİLDİ
Mükelleflerin zamanaşımına uğramış vergi borçlarından sorumlu tutulmalarının, diğer bir anlatımla zamanaşımına uğramış borçların yeniden canlandırılmasının, hukuk kurallarının geriye yürütülmesi anlamına geldiği ve anayasada yer alan hukuk devleti kapsamında hukuk güvenliği ilkesi ile bağdaşmadığı gerekçesiyle, yeni düzenlemelerin yürürlük tarihleri ('1.7.2010 tarihinden geçerli olmak üzere' ibaresi) Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi.
Anayasa Mahkemesi'nin 26.1.2012 tarih ve E: 2011/74, K: 2012/15 sayılı Kararı; 21.07.2012 tarih ve 28360 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girdi.

Vergi denetiminde arama
ARAMA, haklarında ihbar bulunan veya yapılan vergi incelemeleri sırasında vergi kaçırdıkları yolunda kuvvetli belirti bulunan yükümlüler veya kaçakçılıkla ilgisi görülen diğer kişilerin işyerlerinde, evlerinde ya da üzerlerinde arama yapılması şeklinde gerçekleştirilir. Arama yapılabilmesi için; l Vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların buna lüzum göstermesi ve gerekçeli bir yazı ile arama kararı vermeye yetkili sulh yargıcından bunu istemesi ve l Sulh yargıcının istenilen yerlerde arama yapılmasına karar vermesi şarttır.

Öğrenim için işten ayrıldığımda tazminat hakkım olur mu?
Beş yıldır özel bir şirkette çalışıyorum. Bu yıl üniversiteyi kazandım ve başka bir şehre gideceğim. Tazminatımı almak istiyorum ama şirket beni kendi çıkarmaya yanaşmıyor. Öğrenim için işten çıktığımda tazminat hak ediyor muyum? B. Güner
 Kıdem tazminatına hak kazanabilmek için iş sözleşmesinin 1475 sayılı (eski) İş Kanununun 14. maddesinde sayılan sebeplerden birisi ile feshedilmiş olması gerekiyor. Sayılan sebepler arasında da öğrenim nedeniyle işten ayrılma hali sayılmamış. Buna göre öğrenim nedeniyle de olsa işten ayrıldığınızda kıdem tazminatına hak kazanmazsınız. İşveren de kıdem tazminatı ödemek için sizi işten çıkarmak zorunda değil.

GÜNÜN SÖZÜ
'Adalet önce devletten gelmelidir. Çünkü hukuk, devletin toplumsal düzenidir.'  Aristo

<p>Çin'den sipariş edilen koronavirüs aşısının ikinci partisini taşıyan uçak, İstanbul'a geldi.</p>

6,5 milyon doz aşı Türkiye'de

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Haftanın yalanları

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Mustafa Şentop'u ziyaret etti