• $7,3705
  • €8,9802
  • 443.095
  • 1551.57
07 Temmuz 2011 Perşembe

Hapis cezaları nasıl ertelenir?

Metin Taş-Sezgin Özcan
Metin Taş-Sezgin Özcan
YAZARIN SAYFASI

İşlediği bir suç nedeniyle mahkum edilen suçluya ait cezanın infazının (yerine getirilmesinin) belirli süre geri bırakılmasına 'erteleme' (tecil) deniliyor. Tecil süresi içinde tekrar suç işlenmediği takdirde hükümlülük gerçekleşmemiş sayılıyor.
Erteleme, belirli süreli hapis cezaları için geçerli bir kurum. Ceza yerine uygulanan güvenlik tedbirleri ve adli para cezaları ertelenemiyor. Erteleme, iki yıl ve daha az süreli hapis cezaları için uygulanabiliyor. Bu süre, on sekiz yaşını doldurmayanlar ile altmış beş yaşını bitirenler için üç yıl. Burada, hükmün verildiği tarihteki yaş değil; suçun işlendiği tarihteki yaş dikkate alınıyor.
ERTELEME KOŞULLARI
Hapis cezasının ertelenmesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 51. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre erteleme kararı verilebilmesi için kişinin;

l Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması ve

l Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması gerekir.
Cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin yoluyla tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilir. Bu durumda, koşul gerçekleşinceye kadar cezanın infaz kurumunda çektirilmesine devam edilir. Koşulun yerine getirilmesi halinde, hakim kararıyla hükümlü infaz kurumundan derhal salıverilir.

DENETİM SÜRESİ
Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Denetim süresinin alt sınırı, mahkum olunan ceza süresinden az olamıyor. Mahkemece, denetim süresi içinde;

l Bir meslek veya sanat sahibi olmayan hükümlünün, bu amaçla bir eğitim programına devam etmesine,

l Bir meslek veya sanat sahibi hükümlünün, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,

l On sekiz yaşından küçük olan hükümlülerin, bir meslek veya sanat edinmelerini sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmesine karar verilebiliyor.

UZMAN GÖREVLENDİRİLMESİ
Cezası ertelenenler hakkında mahkeme, denetim süresi içinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman kişiyi görevlendirebilir. Bu kişi, hükümlünün kötü alışkanlıklardan kurtulmasını ve sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini sağlama konusunda öğütte bulunur. Uzman kişi, hükümlünün eğitim gördüğü kurum yetkilileri veya nezdinde çalıştığı kişilerle görüşerek, istişarelerde bulunur; davranışları, sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek hakime verir.
Mahkeme, hükümlünün kişiliğini ve sosyal durumunu göz önünde bulundurarak, denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlemeden veya uzman kişi görevlendirmeden geçirilmesine de karar verebilir. Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılıyor.

Kararın gerekçeli olması zorunluluğu
MAHKEME, hükümlünün cezasının ertelenmesi yönünde karar vermek zorunda değildir. Bu konuda mahkemenin takdir yetkisi bulunuyor. Ancak takdir yetkisi bulunması, mahkemenin keyfi davranabileceği anlamına gelmiyor. Mahkeme, erteleme kararını ya da cezanın neden ertelenmediğini kararda gerekçelendirecektir. Cezanın ertelenmesi konusunda istek olmaması halinde de, mahkemenin bu konuda gerekçeli bir karar vermesi gerekiyor. Mahkeme kararlarında cezanın ertelenmesi konusunda hiçbir hüküm bulunmaması veya verilen kararın gerekçelendirilmemesi, Yargıtay'da kararın bozulma sebebi olabiliyor.

Aynı işverenin farklı işyerlerindeki çalışmalar, birlikte dikkate alınır
ÖZEL bir şirkette 10 yıldır çalışmaktayım. Aynı şirket ve bölge olmak kaydı ile adres ve görev değişiklikleri nedeniyle tazminatımda kaybım olur mu? Ahmet Gönenç
4857 sayılı İş Kanunun 54. maddesinde, yıllık ücretli izne hak kazanmak için gerekli sürenin hesabında, işçilerin aynı işverenin bir veya çeşitli işyerlerinde çalıştıkları sürelerin birleştirilerek göz önüne alınacağı; 1475 sayılı (eski) İş Kanununun halen yürürlükte olan, kıdem tazminatı ile ilgili 14. maddesinde de işçilerin kıdemlerinin, hizmet akdinin devam etmiş olması veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler dikkate alınarak hesaplanacağı hükümleri yer alıyor.
Buna göre, aynı işverenin çeşitli işyerlerinde çalışmanız hak kaybına neden olmaz. Yıllık ücretli izin, ihbar ve kıdem tazminatı hesabı gibi çalışma sürenizin dikkate alınması gerektiği durumlarda, aynı işverenin farklı işyerlerindeki çalışma süreleriniz birlikte dikkate alınır.

GÜNÜN SÖZÜ
'Kurtlar kuzunun bol olduğu yeri değil; sahipsiz kaldığı yeri severler.' Yılmaz Karakoyunlu

<p>'Burası bizim topraklarımız. Ne  kadar yerli olursak o kadar sağlıklı bakarız'</p><p>Osman

Türkiye'nin Batılılaşma serüveni

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Josep Borell ile görüştü

İzmir'de depremin ardından acil yıkılan 71 binada inşaat çalışmaları başladı