• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
01 Eylül 2011 Perşembe

Fatura düzenleme usulü

Metin Taş-Sezgin Özcan
Metin Taş-Sezgin Özcan
YAZARIN SAYFASI

Fatura, ticari hayatın en önemli belgeleri arasında yer alıyor. Faturanın biçimi ve hukuki konumu hakkında hem Türk Ticaret Kanunu'nda (TTK) hem de Vergi Usul Kanunu'nda (VUK) hükümler var. Fatura VUK'un 229. maddesinde; 'Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır' şeklinde tanımlanmış.
Ticaret ve sanat erbabı, vergi mükellefi durumunda bulunan kimselere yapmış olduğu 'ticari' nitelikteki satışlar için fatura düzenlemek zorunda. Ayrıca tüketiciye yapılan satışların tutarının 700 TL'yi aşması halinde de fatura düzenlenmesi gerekiyor. Tüketicinin yaptığı alışlar 700 TL'nin altında olmasına rağmen tüketici isterse yine faturanın düzenlenmesi zorunlu.

FATURAYA İTİRAZ ÖNEMLİ
Fatura aynı zamanda iki taraf arasında yapılan işlem bakımından bir ispat aracı özelliği taşıyor. Faturaya itiraz, TTK'nın 23. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir. Sözü edilen fıkra aynen şöyle; 'Bir faturayı alan kimse, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde münderecatı (içeriği) hakkında bir itirazda bulunmamışsa münderecatını (içeriğini) kabul etmiş sayılır.'
Faturaya itiraz hakkı, mal alan ya da iş yaptıran ve bunun karşılığında adına fatura düzenlenen kişiye aittir. Faturaya karşı alıcının sekiz günlük itiraz süresinin başlayabilmesi için, faturanın satıcı tarafından alıcıya tebliğ edilmiş olması şarttır. Faturayı alan kimse, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde bir itirazda bulunmazsa fatura içeriğini kabul etmiş sayılıyor.

AÇIK FATURA-KAPALI FATURA
Faturanın düzenlenme şekline bağlı olarak, uygulamada açık fatura ve kapalı fatura kavramları kullanılıyor. Halk arasında 'kapalı fatura' ya da 'açık fatura' olarak adlandırılan faturalar konusunda ne Vergi Usul Kanunu'nda ne de Türk Ticaret Kanunu'nda herhangi bir hükme yer verilmemiş olup, bu kavramlar 'ticari örf ve adet' hukukundan doğmuştur; yani tamamen uygulamadan geliyor.
Kapalı fatura deyimi ile, satılan malın ya da yapılan hizmetin bedelinin peşin ödendiği, açık fatura deyimi ile de, bedelin henüz ödenmediği yani vadeli satış yapılan durumlar ifade edilmeye çalışılmaktadır.
Faturada kayıtlı bedelin, faturanın düzenlenmesi anında ya da daha sonra ödenmesi halinde; ticari örf ve teamüle göre yapılacak işlem şekilleri ile faturaya, açık fatura veya kapalı fatura sıfatları kazandırılabiliyor. Kapalı fatura; müşterilerin borçlarını faturanın düzenlendiği anda ödemeleri üzerine; şirket ve işletme kaşesinin faturanın alt tarafında basılıp; düzenleyen tarafından imzalanması yoluyla hazırlanıyor. Açık faturada ise kaşe ve imza faturanın üst kısmında bulunur.

YARGI KARARLARI
Faturanın açık ve kapalı olarak düzenlenmesi konusu yargı kararlarına da yansımıştır. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin kapalı fatura konusunda verdiği bir kararı;
'... kapalı faturanın ödemeye karine teşkil ettiği ve bu karinenin aksinin davacı tarafından kanıtlanamadığı gözetilerek bir hüküm kurulması gerekir' yönünde olmuştur. Konu hakkında verilen başka kararlar da aynı yöndedir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin vermiş olduğu başka bir kararda;
'Satım konusu mal için düzenlenen faturanın altının imzalanarak alıcıya verilmesi, bir başka anlatımla faturanın kapalı olarak düzenlenmesi bedelin tahsil olduğuna karinedir' görüşüne yer verilmiştir. Aynı yöndeki başka bir kararda da;
'Kapalı faturanın bedelin ödendiğine karine teşkil etmesine karşın, faturanın açık olması halinde bedelin ödendiğini ispat külfeti borçluya aittir' denilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun konuyla ilgili bir kararı da aynı yöndedir:
'Taraflar arasındaki araç kira sözleşmesine ilişkin kiralayan tarafından kiracı adına düzenlenen fatura kapalı olarak düzenlendiğinden, bu durum fatura bedelinin ödendiğine karine teşkil eder.'

AKLINIZDA BULUNSUN
Fatura verilmemesinin cezası
VERGİ Usul Kanunu'na göre verilmesi ve alınması gereken fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması veya düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların her birine, her bir belge için 170 TL'den az olmamak üzere bu belgelere yazılması gereken meblağın veya meblağ farkının yüzde 10'u oranında özel usulsüzlük cezası kesiliyor. Bir takvim yılı içinde her bir belge türüne ilişkin olarak tespit edilen özel usulsüzlükler için kesilecek cezanın toplamı 80.000 TL'yi geçemiyor. Fatura almayan kişinin nihai tüketici olması halinde ise tüketiciye kesilecek ceza 34 TL.

1985'ten 31.12.2010 tarihine kadar Bağ-Kur'luyum, ne zaman emekli olabilirim?
1985'ten beri Bağ-Kur'luyum. 31.12.2010 tarihinde dükkan kapanışı verdim. Ne zaman emekli olabilirim? Askerlik borçlanması yapmadım. Cemal Söker
Bağ-Kur başlangıcınızı gün ve ay olarak vermemişsiniz. 1985 yılında başlayan Bağ-Kur sigortalılığınız 31.12.2010 tarihine kadar ara vermeden devam etmiş ise 25 yıl (900 gün) prim ödemiş olma şartını yerine getirmiş olursunuz. Prim ödeme gün sayısı için de askerlik borçlanması yapmanıza gerek yok.
Bağ-Kur sigortalılığınız 01.06.1985 tarihinden önce başladıysa 48 yaşınızı, 01.06.1985 tarihinden önce başladıysa 49 yaşınızı dolduğunuzda emekliliğe hak kazanırsınız.
Askerliğinizi ilk defa Bağ-Kur sigortalısı olduğunuz tarihten önce yaptıysanız, askerlik borçlanması yaparak, sigorta başlangıç tarihinize göre, yukarıda belirttiğimiz emeklilik yaşlarının bir yaş geri gelmesi söz konusu olabilir.

GÜNÜN SÖZÜ
'Karşınıza çıkacak kadar güçlü olmayanlar arkanızdan konuşur.'  Che Guevara

<p>Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Akrep, Terazi, Yay, Oğlak, Kova ve Balık burçları yeni

Haftalık burç yorumları (25 Ocak – 31 Ocak 2021)

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

En kötü yıl gerçekten 2020 mi? Bilim insanları, 536 yılına işaret ediyor

Kilo vermek için iştah kapatan besinler