• $7,478
  • €9,0398
  • 441.765
  • 1556.77
30 Ağustos 2011 Salı

Transfer fiyatlandırmasına dikkat!

Metin Taş-Sezgin Özcan
Metin Taş-Sezgin Özcan
YAZARIN SAYFASI

Giderek 'tüketim toplumu' modeline yaklaşmamız nedeniyle toplumumuza özgü pek çok değer önemini kaybetmiş durumda. Bununla beraber, bazı geleneksel ilişki ve değerler halen varlığını sürdürüyor. Bunun doğal bir sonucu olarak iş hayatında belli ölçülerde eş-dost, tanıdık, akraba etkenleri belirleyici olabiliyor.
Ticari yaşamda bu tür ilişkiler baskın olunca, çoğu zaman alım veya satımda uygulanan fiyat da emsallerine göre düşük olabiliyor. Fiyatın düşük olmasına yönelik bir eleştiri yapıldığında; 'Mal benim değil mi, istediğim fiyattan satarım' türü bir refleksle karşılaşılıyor.
Ancak, bu yaklaşım vergi kanunlarıyla uyumlu değil. 'Bunun vergiyle ne ilgisi var?' diyebilirsiniz. Eş, dost, akraba veya ortaklara düşük fiyattan satış yaptığınızda veya onlardan yüksek fiyattan alım yaptığınızda devletin vergi matrahının aşınması sonucu ortaya çıkıyor. İşte bu yüzden kanunlarımız buna izin vermiyor.
VERGİ VE CEZA SÜRPRİZİ
Vergi kanunlarımıza göre; ilişkili kişilerle 'emsallere uygunluk ilkesine' aykırı olarak tespit edilen bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunulursa, kazanç 'transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış' sayılıyor.
Alım, satım, imalat ve inşaat işlemleri, kiralama ve kiraya verme işlemleri, ödünç para alınması ve verilmesi, ikramiye, ücret ve benzeri ödemeleri gerektiren işlemler her hal ve şartta mal veya hizmet alım ya da satımı olarak değerlendiriliyor.
Bunun sonucu olarak da, emsalini aşan ödemeler gider kabul edilmiyor. Dolayısıyla, cezalı vergi tarhiyatı ile karşılaşılıyor. Ayrıca, bunlar vergisiz dağıtılan kazanç sayılıp, ilişkili kişiye kar dağıtımı yapılmış gibi cezalı stopaj tarhiyatı da söz konusu olabiliyor.
İLİŞKİLİ KİŞİ KİM?
Transfer fiyatlandırması bakımından önemli olan, ticari işlemde bulunulan kişinin 'ilişkili kişi' kapsamında olup olmaması.
İlişkili kişi; kurumların kendi ortakları, kurumların veya ortaklarının ilgili bulunduğu gerçek kişi veya kurum ile idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunduğu ya da nüfuzu altında bulundurduğu gerçek kişi veya kurumları ifade ediyor.
Ortakların eşleri, ortakların veya eşlerinin üstsoy ve altsoyu ile üçüncü derece dahil yansoy hısımları ve kayın hısımları da ilişkili kişi sayılıyor. Bunun sonucunda da neredeyse selam verilen herkes ilişkili kişi kapsamına giriyor.
ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE DİKKAT
Torba yasayla pek çok mükellefin matrah artırımında bulunması nedeniyle transfer fiyatlandırması, gelecek dönemde denetim elemanlarının üzerinde ağırlıklı olarak duracakları konuların başında geliyor. Bu durum, vergi mükelleflerini sıkıntıya sokabilir.
Konunun karmaşıklığı ve bu konudaki yayınların kısıtlı olması da ayrı bir handikap. Mükelleflerin kendi çıkarları bu konunun üzerinde önemle durmalarını gerektiriyor. Tavsiyemiz, bu konudaki yayınların dikkatli bir şekilde izlenmesi ve muhasebe personelinin konu hakkında bilgilendirilmesi. Olanakları geniş olan mükelleflerin bu ve benzeri konularda eğitim veya danışmanlık hizmeti almalarında da yarar görüyoruz.

KUTLAMA
Bütün okurlarımızın çifte bayramını kutlar, sağlıklı ve mutlu günler dileriz...

Mevsimlik iş sözleşmesi sürekli hale gelebilir
Mevsimlik iş sözleşmeleri, İş Kanunu hükümlerine uygun olarak belirli süreli yapılabileceği gibi belirsiz süreli olarak da yapılabiliyor. Tek bir mevsim için yapılmış belirli süreli iş sözleşmesi, mevsimin bitimi ile kendiliğinden sona eriyor ve bu durumda işçi ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanamıyor.
Buna karşılık, işçi ile işveren arasında mevsimlik bir iş için belirli süreli iş sözleşmesi yapılmış ve izleyen yıllarda da zincirleme mevsimlik iş sözleşmeleri yapılmışsa, iş sözleşmesi, belirsiz süreli iş sözleşmesi niteliğini kazanıyor.

Sigortasız işçi çalıştırmanın yaptırımı
İşletmede sigortasız işçi çalıştırmanın cezası nedir? Arslan Çolak
Sigortasız çalıştırılan işçinin işe giriş bildirgesi yasal süresinde verilmemiş olacağından aylık asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanır. İşe giriş bildirgesinin verilmediğinin, mahkeme kararından veya kurumun denetim ve kontrol ile görevli memurlarınca ya da diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarınca yapılan tespitlerden veya bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden anlaşılması halinde ise uygulanacak idari para cezası iki aylık asgari ücret tutarında oluyor.
İşe giriş bildirgesi verilmemiş olan kişinin, aylık prim ve hizmet belgelerinde bildirimi de yapılmamış olacağından, verilecek her bir ek aylık prim ve hizmet belgesi için aylık asgari ücretin sekizde biri kadar, ek belgenin kurumca re'sen düzenlenmesi halinde ise aylık asgari ücretin yarısı tutarında idari para cezası uygulanır.
Sigorta primleri gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir.
İşveren beş puanlık prim indiriminden yararlanıyorsa, bir yıl süreyle bu indirim hakkından yararlanamaz.

GÜNÜN SÖZÜ
'İyiler erken ölür. Çünkü iyi kalarak yaşamak zordur.''  John Barrymore

<p>Angela Merkel’in partisi Hristiyan Demokrat Birlik Partisi'nin genel başkanlığına seçilen A

Türk dostu Armin Laschet kimdir?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Muş'ta ''kar kaplanları'' yolları açmak için metrelerce karla mücadele ediyor

Hobi olarak başladı şimdi taleplere yetişemiyor