• $7,3132
  • €8,7824
  • 404.052
  • 1531.82
17 Haziran 2012 Pazar

Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu

Metin Taş-Sezgin Özcan
Metin Taş-Sezgin Özcan
YAZARIN SAYFASI

117 Seri No.lu KDV Tebliği ile 1 Mayıs 2012 tarihinden itibaren uygulanmak üzere tam ve kısmi KDV tevkifatı uygulamasına ilişkin önemli düzenlemeler yapıldı.
Tebliğde 'kısmi tevkifat' uygulanacak hizmetler ismen sayıldıktan sonra, (3.2.13) bölümünde yer alan 'KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlara ifa edilen ve yukarıda belirtilmeyen diğer bütün hizmet ifalarında söz konusu idare, kurum ve kuruluşlar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacaktır.' ifadesi, özel hastanelerin, SGK'ya verdikleri sağlık hizmetleri için düzenledikleri faturalar üzerinden hesaplanan KDV'nin tevkifat kapsamında olup olmadığı konusunda duraksamalarına neden oldu.
SGK kapsamda olduğunu kabul edip, kapsam dışında tutulmayı talep etti. Zira Tebliğdeki ifadeye göre SGK tevkifat yapmak zorundaydı. Gelir İdaresi verdiği görüşte, zaten 'kapsam dışındasınız' dedi. Yani Tebliğle getirdiği zorunluluğu, özelge ile kaldırdı.
Peşinen belirtelim; SGK'ya verilen cevap, Tebliğ ile ortaya konulan yapıya tamamen ters. Yani, halen yürürlükte bulunan Tebliğ ile verilen cevap arasında büyük bir çelişki var.
SGK'NIN TALEBİ
SGK da talebinde, Tebliğ kapsamında tevkifat yapmakla sorumlu kurum ve kuruluşlar arasında yer aldığını ve sigortalılarının sağlık ödemelerini yaptığı KDV mükellefi olan sağlık hizmeti sunucularından aldığı hizmet bedeli üzerinden hesaplanan KDV'den tevkifat yapılmasının gündeme geldiğini belirtiyor.
Ancak sağlık hizmet sunucularına ödemelerin, Kurumun aktüeryal dengeleri ve menfaati de dikkate alınarak 75-90 gün aralığında gerçekleştirildiği, ödeme tarihleri dikkate alındığında, tevkif edilen ve süresinde beyan edilen KDV'nin zamanında ödenmemesinden dolayı Kurumun yükümlülüğünün söz konusu olacağı belirtilerek, Kurumun KDV mükellefi olan sağlık hizmet sunucularından aldığı hizmetin bedeli üzerinden hesaplanan KDV'den tavkifat yapılmaması ve Tebliğin (3.2.13.) bölümü kapsamı dışında tutulması talebinde bulunuyor.
MALİYE 'KAPSAM DIŞINDASINIZ' DİYOR
SGK'nın başvurusu üzerine Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı 14.06.2012 tarih ve 063724 sayılı yazısıyla SGK'ya cevap veriyor. Verilen cevapta, Tebliğ ile ortaya çıkan gelişmeler kısaca özetlendikten sonra son paragrafta şu ifadeye yer veriliyor:
'Buna göre, hizmet sunucuları tarafından sigortalılara verilen sağlık hizmeti nedeniyle Kurumunuza düzenlenen faturalarda Kurumunuzun KDV tevkifatı yapma zorunluluğu bulunmamaktadır.'
KURGU BAŞTAN YANLIŞTI
Öncelikle SGK'nın talebini haklı ve yerinde bulduğumuzu belirtmek isteriz. Diğer taraftan, SGK'ya sağlık hizmeti veren sunucuların (özel sağlık kurumları), kestikleri faturalarda uygulanan KDV oranı yüzde 8 iken, bu kuruluşların yüklendikleri KDV yüzde 18. Yani, sağlık kuruluşları KDV dolayısıyla zaten bir finansman yüküne katlanıyorlar.
Hal böyleyken bir de yapılacak ödemeler üzerinden 5/10 tevkifat yapılması, bu kuruluşlara yapılacak ödemeler üzerinden yüzde 4 oranında bir kesinti anlamına geliyordu. Özetle düzenleme, sağlık hizmeti sunucularının SGK'ya verdikleri sağlık hizmetleri açısından olayın en başından yanlış kurgulanmıştı.
ASIL TERSLİK NEREDE?
Olayın kurgulanmasındaki hatayı yukarıda kısaca anlattık. Üzerinde durmak istediğimiz asıl yanlışlık, Tebliğ ile getirilen uygulamanın bir idari yazı ile kaldırılmak istenmesi.
SGK'nın talebinin haklı olduğu, uygulamanın sağlık hizmeti sunucuları açısından finansman sorunu ortaya çıkaracağı anlaşıldığına göre, yapılan yanlıştan dönme şekli bu olmamalıydı.
İki satırlık bir tebliğ çıkartılarak 117 Seri No.lu KDV Tebliğin ilgili bölümüne 'özel sağlık kuruluşları tarafından Sosyal Güvenlik Kurumu'na yapılan sağlık hizmeti teslimleri hariç' şeklinde bir parantez içi hüküm eklenmesi ve yapılan bu değişikliğin 1 Mayıs 2012 tarihinden geçerli olacağının belirtilmesi, sorunun doğru çözümü olabilirdi.

AKLINIZDA BULUNSUN
Emsal kira bedeli
GELİR  Vergisi Kanunu'nun 73. maddesinde emsal kira bedeli olarak gayrimenkullerin rayiç değeri değil, mahkemece veya yetkili özel mercilerce takdir veya tespit edilen kira bedeli, bu yoksa Vergi Usul Kanununa göre belirlenen vergi değerinin yüzde 5'inin esas alınacağı belirtildiğinden, ticaret mahkemesince tespit ve takdir edilen gayrimenkulün rayiç değeri, emsal kira bedelinin hesaplanmasında dikkate alınamıyor.

Öğrenim kredisi borcu yapılandırması bozulanlar
2009 yılında 5917 sayılı Kanun ile öğrenim kredisi borcumu yapılandırdım. 30 aydır ödemekteydim ancak aksatmalarımdan dolayı Mayıs ayında yapılandırmam bozuldu. Başından takip ettiğim kadarıyla 6111 sayılı Kanun kapsamında borçlarını yapılandırmış ve bu hakkını kaybetmiş kişilere yeni bir yapılandırma şansı verilecekmiş. Şimdi ben de bu durumdan faydalanabilir miyim? Hasan Çetin
351 sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Kanuna 5917 sayılı Kanunla eklenen geçici 4. maddesi hükümlerine göre ödemekte olduğunuz öğrenim kredisi borcu, 6111 sayılı Kanunun Dördüncü Kısmında yer alan 17. maddesinin (7) numaralı fıkrası kapsamında.
6322 sayılı Kanunun 42. maddesiyle 6111 sayılı Kanuna eklenen geçici 19. maddeye göre de 6111 sayılı Kanunun Dördüncü Kısmına göre yapılandırma başvurusunda bulunduğu halde 15.6.2012 tarihi itibariyle ödenmesi gereken tutarları süresinde ödemeyerek Kanun hükümlerini ihlal edenler yeni getirilen ödeme kolaylığı kapsamındalar. Buna göre, sizin de bozulan borç yapılandırmanızla ilgili olarak yeni düzenlemeden yararlanabileceğinizi düşünüyoruz.

GÜNÜN SÖZÜ
'Kötü insanlar yeryüzüne serpiştirilmiş bir avuç iyi insanı sınamaya yarar.' Voltaire

<h3>ÇALIŞANLAR İSTİFA METNİ YAZARKEN DİKKAT!</h3><p>'Kısa Çalışma Ödeneği'nin biteceğinin açıklanmas

Kısa çalışma sonrası çalışanlar nelere dikkat etmeli?

Çorum'da 7 bin 291 litre sahte içki ele geçirildi

İstanbul'da yüzde 50 kapasiteyle kafe ve restoranlar ilk müşterilerini aldı

Yeni normalleşme süreciyle okullarda yüz yüze eğitim başlandı! İşte ilk kareler