• $ 5,8954
  • € 6,5094
  • 281.627
  • 99027.8
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Körfez’de kılıç dansı

Maalesef bölgedeki bütün krizlerin arkasında ABD var. ABD Başkanı Trump, ilk yurtdışı gezilerinden birini Suudi Arabistan’a gerçekleştirdi. Hemen ardından Katar Krizi patlak verdi. Trump da yaptığı açıklamalarla krizi kendisinin tetiklediğini ortaya koydu.

Katar’a bir fatura kesilecekti. Ama olmadı. Türkiye ve İran birlikte hareket ederek bu oyunu bozdu.

Trump’ın kılıç dansının bir başka sonucu da Suudi Arabistan krizi oldu. Ortaya çıkan bu kriz, Amerika’nın Ortadoğu politikasının bir yansımasıdır. Suudi Ailesi arasındaki bir iç hesaplaşma gibi görünse de arkasında ABD vardır. Zaten, Washington’dan yapılan açıklamalar da bunu gösteriyor.

Suudiler, bir defa daha ABD’nin taşeronluğuna soyunmuş durumdalar.

***

Bölgede, tamamen ABD merkezli bir oyun oynanıyor. Başta Suudi Arabistan olmak üzere, Körfez ülkelerinin büyük bölümü, zaten yıllardır adımlarını İngiltere ve ABD’ye bakarak atıyorlar.

Bugün de dünden farklı bir durum yok.

ABD, Bin Salman ile işbirliği halinde bölgeyi yeniden dizayn etmeye çalışırken, bir belirsizliğe doğru sürüklüyor. Gelişmeler nereye kadar gider belli değil. Ancak, ABD’nin istediği gerçekleşirse, sonucun İslam coğrafyası açısından hiç de iç açıcı olmayacağını söylemek için müneccim olmaya gerek yok.

Öyle görünüyor ki, önümüzdeki dönemde Suudi Arabistan bölgede daha radikal bir dış politika izleyecek. Doğal olarak bunun da hoş olmayan sonuçları olacak.

Amerika için dert değil tabii. Ancak, bizim için önemli bir problem!

***

Bölge ülkeleri de bölünmüş durumda. Bir kısmı gerilimi körüklüyor, yangına körükle gidiyor. Bir kısmı da daha fazla sıkıntıya yol açmadan sorunun çözümü için çabalıyor.

Suudi Arabistan, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn gibi ülkeler birlikte hareket ediyorlar. İran zaten hedef ve karşı safın içinde. Kuveyt gibi ülkeler de arabuluculuğa soyunmuş durumda.

Türkiye ise, kolaylaştırıcı bir rol oynuyor.

ABD’nin dümen suyunda hareket eden ülkelerden en radikal olanı BAE. Son derece sınırları zorlayan bir politika izliyor. Para gücünü alabildiğine kullanıyor. Açıktan İsrail’le birlikte hareket ediyor. Ortaya çıkan her krizde, Türkiye’nin karşısındaki safta yer almayı kendine görev ediniyor. Fiili Lider Bin Zayid, İsrail yanlısı ve Türkiye karşıtı politikalarıyla ünlenmiş bir isim.

Mısır’daki darbeci lider Sisi’nin durumu da farksız. Her iki isim de ABD’nin rahatlıkla yönlendireceği bir yapıya sahip.

***

Bu Sünni bloğun karşısında yer alan İran, ABD’nin ezeli düşmanı. Ancak, O’nun mezhepçi yaklaşımları da sorunu büyütüyor, gerilimi daha da körüklüyor.

Bölgede emperyalist ve İslam düşmanı güçlerin sürmelerine müsait son derece verimli bir tarla var. Onlar da önlerine çıkan bu fırsatı kaçırmıyor, bu tarlayı diledikleri gibi sürüyor ve işliyorlar.

Bölge de o yüzden sıkıntıdan bir türlü kurtulamıyor.

Suriye ve İran arasında Yemen’de uzun süredir “vekalet savaşı” sürüyor. Üstelik, son gelişmelerle büyüme ve yayılma istidadı gösteriyor.

İşte böyle bir dönemde Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya’nın ardından Kuveyt ve Katar’a geçti. Hem arabuluculuk yapan Kuveyt, hem de üzerine oyun kurulan Katar yetkilileriyle görüştü.

Peki Erdoğan ne yapmak istiyor?..

Türkiye, Ortadoğu’da ve Körfez’de oynanan tehlikeli oyunları bozmaya çalışıyor. Yakılan kıvılcımların büyüyerek büyük bir alev topuna dönüşmesini önlemek için adımlar atıyor. Bölgede aklı ve sağduyuyu temsil ediyor.

Türkiye kazanırsa sağduyu gelip gelecek, bölge rahatlayacak…

Aksi halde sonu karanlık bir belirsizliğe doğru sürüklenecek!

<p>Mİlli Savunma Bakanlığı´ndan yapılan açıklamaya göre,  ´Barış Pınarı Harekâtı kapsamında başarıyl

MSB: M4 Karayolu Kontrol Altına Alındı

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Herkesi şaşkına çeviren gelişme! Bir Recep Sert portresi...