• $ 5,7722
  • € 6,3699
  • 272.067
  • 103118
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Kopar zincirlerini Gülsarı

Türkiye sadece duygusal olarak değil, stratejik bakımdan da yalnız değildir. Batı sisteminin kriz yaşadığı yeni bir tarihsel dönemin içine yolculuk yapıyor, dünyanın yeniden şekillendiği bir sürece tanıklık ediyoruz. Bugün bunu fark etmeyenler, yaşanılan olaylara da muhtemelen bir anlam veremeyeceklerdir. Bunun sebebi açıktır; bir devrin dünya görüşüne, zihniyet dünyasına hapsolanlar, başka bir dünyanın kurulmasının mümkün olduğuna dahi inanmayacaklar, ihtimal vermeyeceklerdir; hele bunlar hegemonik düzenin ideolojik ve politik ağının içinde bir yerde duruyorlarsa, asla yeni olanı göremezler

“Bu sebepledir ki Türkiye’nin ‘tarihsel iktidar zümresi’ mensupları, ABD’nin çizgisine mahkûm olmayan bir dış politikanın sürdürülemeyeceğini düşünmekte; çok boyutlu dengelere dayalı, bağımsızlıkçı bir uluslararası siyasete yöneldiğimizi bir türlü kabul edememektedirler. Bu durumu ‘ultra liberalizm’ modasının gereği olarak yaklaşık 2000’lerin başından itibaren seslendirenlere belli bir toleransla bakmak mümkün olabilirdi fakat 15 Temmuz’da, bütünüyle Türkiye’nin bağımsızlığının hedef alındığı açıkça ortaya çıktıktan sonra bu anlayışı hâlâ savunanlara ne denilmelidir?”

TARİH VE STRATEJİ

Türk dünyası gerçeğini iyi anlamak gerekir. Sadece kocaman bir coğrafyadan değil, sadece halklarıyla derin tarihsel kültürel bağları olan bir ülkeler topluluğundan da değil, ortak bir geleceğe hazırlanmak ‘zorunda olduğumuz’ bir dünyadan bahsediyoruz.

Sovyetler’in çöküşünden sonra Türkiye Batı sisteminin içinde/kontrolünde bildiğimiz kriz sorunlarıyla uğraşırken, sürece hazırlıksız yakalanmıştır. Türk dünyasıyla münasebetlerin gelişmesinde birçok bakımdan yetersizlikler yaşamıştır; Cumhurbaşkanı Özal’ın meseleyi fark ederek kurduğu Karadeniz Ekonomik İşbirliği Topluluğu bir türlü istenilen şekilde ilerlememiş; Demirel’in öncülük ettiği, en büyük kültürel etkileşim projesi olarak gördüğüm, Öğrenci Değişim Programı içeriden ve dışarıdan operasyonlarla kesintiye uğramış, devletin bu işin üstünden gelmesi engellenip FETÖ’ye alan açılmıştır.

“Dahası var, Sovyet sonrası dönemde Türkiye’nin Orta Asya açılımı yapması ihtimalinin bile önünü kesmek üzere harekete geçerek CIA’nın Ortadoğu patronu Ruzi Nazar ve adamları sözde Türk istihbaratı tarafından organize ediliyormuş gibi darbeler tertipleyip, başta Özbekistan olmak üzere Türki devletlerin Türkiye’den uzaklaşması için her şeyi yapmışlardır. Orta Asya Türklerinin FETÖ’nün ‘ajan okulları’ üzerinden CIA’e açılmasında bu tür girişimlerin rolünü dikkate almak gerekir.”

GELECEK NEREDE?

Devlet Başkanı Erdoğan’ın Türk Konseyi 6. Devlet Başkanları Zirvesi’ne katılması herhangi bir olay olmanın ötesinde bir öneme sahiptir. Dünya sisteminin değişim sancılarının arttığı, krize dönüştüğü bu aşamada, Türkiye’nin yükselen doğu içindeki ilişki zemini stratejik bakımdan Türk coğrafyasına dayanmak durumundadır. Demir-İpek Yolu, TANAP, başta olmak üzere Azerbaycan’dan başlayarak, bütün Asya’yı kuşatacak devam eden projeler ve yapılacak olan daha birçok ortak girişim, sistem değişiminde Türk dünyasının konumunu değiştirecek, ortak gelecek tasavvurunun somutlaşmasının önünü açacaktır.

Türkiye burada Ortadoğu ve Orta Asya arasında köprü olmak, demokrasi tecrübesiyle, üretim yapısıyla, modernleşme düzeyi, insan kaynakları ile entegrasyonu güçlendirecek tarihsel bir misyona sahiptir. O zaman, Gülsarı zincirlerini koparacaktır.

<p>Dün Sivas´ın Zara ilçesi Kızılırmak civarında nesli tükenmekte olan Vaşak görüntülendi. Cengiz Oğ

Sivas Zara’da Vaşak Görüntülendi

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Dumanlar her yeri sardı... Yüzlercesini ateşe verdiler

Instagram’dan yeni ‘beğeni’ adımı