• $ 5,9448
  • € 6,5556
  • 299.553
  • 122142
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

İşte benim ülkem

Ne siyaset, ne ekonomi, ne Paralel Yapı, ne de Çözüm Süreci… Yeni bir yıla başlangıç yaparken sizlerle yaşadıklarımı paylaşmak istedim.

Salı günü hastanedeydim. Doktor arkadaşımla önceden belirlediğimiz saatte bir araya gelecektik. Bazı tetkikler yaptıracaktım. Gittim, odasında yoktu. Aradım telefona tanımadığım bir başkası çıktı. “Merhaba Emin Bey” dedi:
-….. abi şu anda ameliyatta. Sizin Başhemşire Hanım’ın yanına gitmenizi istedi. Daha sonra o da gelecek.
Yoğun bir tempoda koşuşturan Başhemşire’yi buldum. Son derece sıcak karşıladı. Kanımı aldı. Doktoru beklerken de sohbete başladık. Tabii o koşuşturmaya devam ediyor, ben oturuyordum.
Yoğun tempoyu görünce “Hep böyle mi?” dedim.
“Evet” cevabını verdi:
-Ama ben bu işten zevk alıyorum. Severek yapıyorum. Mutlu ediyor insanlara yardım etmek beni. Tabii bir de ekmek parası.
Gazeteci merakı işte! Sordum ve aldığı aylığı duyunca şaşırdım. O da durumu anlamış olacak ki, “çok şükür” diyerek devam etti:
-Emin Bey, ya o da olmasaydı?
Sustum, hiçbir şey söyleyemedim. Ama “bravo” demek ve alkışlamak istedim. Onu da yapamadım.
* * *
Tam o sırada ameliyat elbiseleri içinde bir kişi içeri girdi. Açık söyleyeyim, farklı giysiler içinde sakalları da uzamış görünce ilk başta tanıyamadım. Bana yönelip “Merhaba, kusura bakma beklettim” deyince doktor arkadaşım olduğunu anladım.
“Bitti mi” dedim, “hayır” cevabını verdi:
-Ağır bir vaka vardı, o bitti. Ama birazdan yine aşağıya ineceğim ve ameliyatlara devam edeceğim.
Saat 14:30’u gösteriyordu. Öğrendim ki sabahın 07:30’undan itibaren ameliyattaymış. Ama yüzü gülüyordu, neşeliydi. Bir yandan benimle ilgileniyor, diğer taraftan da yılbaşı tatili sonrası gireceği ameliyatların kritiğini yapıyordu.
Tam o anda bir hemşire, “Doktor Bey, yılbaşı tatili uzatılmış” dedi.
Arkadaşım, “Yok canım, o idari tatildir. Bekleyen hastalarımız var. Biz ameliyatlarımızı yaparız” cevabını verdi.
Genel bir tatil olduğunu öğrenince de tepki gösterdi:
-Nereden çıktı şimdi bu? Bu hastalar ne olacak? 3 gün daha mı bekleyecekler? Keşke yapmasalardı.
O da çok büyük paralar almıyordu. Girdiği ameliyatların kendisine maddi olarak hiçbir katkısı yoktu. Ama hastalarını düşünüyor ve “nereden çıktı bu tatil” diyebiliyordu!
Kendi kendime “İşte benim insanım bu” diye düşündüm:
Pırıl pırıl, tertemiz, eli öpülesi!..
* * *
Bulunduğum yer, Ankara’nın eski ve yoğunluğun en fazla olduğu hastanesiydi. Hasta kaynıyor, sürekli ameliyatlar yapılıyor, refakatçiler ise sandalyelerde sabahlıyordu.
O refakatçilerden birinin hikayesi ilginçti…
Doğum sırasında kolon kanseri olduğu anlaşılan eşini Ankara’ya getirmişti. Hastalık metastaz yapmış ve maalesef vücuda yayılmıştı. O da durumun pek iç açıcı olmadığını biliyordu.
Üzgündü, bir deri bir kemik kalmıştı. Ama koşuşturup duruyor, pervane gibi eşinin etrafında dönüyordu. Belli ki son görevini yapmak, hiç olmazsa bu süre içinde eşini rahat ettirmek için çırpınıyordu.
Kendince çareler üretiyordu. Ameliyat eldivenlerinin içine sular dolduruyor, etraftakilerden ricada bulunup onları buzluğa koyuyor, eşinin ateşini düşürmeye çalışıyordu.
Hastaneden beynimdeki üç ayrı fotoğraf karesi ile çıktım. Üçü de birbirinden etkileyiciydi. Yeni bir yıla girerken sizlerle paylaşmak istedim.
İşte bizim mayamız ve insanımız bu!..
Kadim değerlerimiz var bizim. Muhteşem değerler bunlar. Bozulmalar olsa da yüzyıllara damgasını vuran o değerler ve o maya bizi kurtarıyor.
İşte o yüzden gelecekten umutluyum.
2015’e bu duygularla girerken, hepinize o değerlerle yoğrulmuş mutlu bir yıl diliyorum.

Annenin sesi ekipleri harekete geçirdi

Hayranı gibi yaklaştı önce imzasını aldı, sonra canını!

Elazığ'da süren enkaz çalışmaları havadan görüntülendi

Fenerbahçe taraftarı Elazığ ve Malatya'daki depremzedeler için sahaya atkı ve bere attı