• $8,2719
  • €10,0736
  • 487.853
  • 1460.9
12 Haziran 2014 Perşembe

‘Y’ Kuşağı

1
Can yakıcı soru şu: Neden alfabenin son harflerinden birisi.
Neden a, b, c, d v.s değil de y?

2
Özellikle Gezi olayları dolayımında haklarında yüzlerce, binlerce güzelleme yapıldı ‘y kuşağı’ dedikleri gençler hakkında.
İstenen nedir?
Mesele biraz karışık.
İşin içinde enerji kaynaklarını ve hatlarını kontrol etmekten, bölgesel dengeleri tutturmaya; kimi ülkeleri koloni haline getirmekten, ekonomik rekabete; sermayenin serbest dolaşımından, zekânın belirli alanlara kanalize edilmesine; etnik ve mezhepsel ayrımları çatıştırarak güven ve istikrarın ortadan kaldırılmasından, şekilsiz bir toplum oluşturmaya; geleneksel bütün yöntem ve araçların ilga edilmesinden, tek tip iletişime geçilmesine kadar bir sürü evrensel talep ve algı iç içe girmiş bulunmaktadır.
Ama asıl üzerinde durulması gereken en sonunda zikrettiğimiz, dijital teknolojinin gelişmesiyle beraber iletişim yönteminin ‘tek’leştirilmesi ve dünya ölçeğinde yaygınlaştırılmasıdır.
Yeni teknolojinin diliyle söylersek her şeyin tek bir ‘format’a ve ‘yazılım’a bağlı olarak var olabilme mecburiyetiyle karşı karşıya bulunmasıdır.
İletişimi tek bir ‘format’ ve ‘yazılım’ üzerinden sağlayan bireyler zamanla, dünyanın neresinde olursa olsun, hangi dinin veya ideolojinin müntesibi olursa olsun, hangi etnik yapıyla aidiyet ilişkisi içinde olursa olsun, benzer olaylara, benzer davranışlara benzer tepkiler vermeye başlayacaklardır. Zamanla ‘benzer’likler çoğalarak devam edecek ve bütün bir dünya üzerinde, coğrafyadan, tarihten, dinden, kültürden, etnik aidiyetten, denizden, dereden, dağdan, yazdan ve kıştan bağımsız olarak tek tip bir insana doğru evrilecek bütün toplumlar.
Bu tektipleştirme bazen ‘dinler arası diyalog’, ‘medeniyetler arası hoşgörü’, ‘dünya vatandaşlığı’ gibi daha üst bir entelektüel zeminde devam ederken, öte taraftan bu ‘entel’ gevezeliklere karnı tok olan gençlerin sosyal medya üzerinden tektipleştirilmesiyle devam eder. Bu gençler zaten ‘sosyal medya’ dediğimiz naif (!) güçle, çocukla anne arasındaki göbek bağına benzer bir münasebet içine doğmuş durumdalar.
Bu gidiş (sanki) kaçınılmaz bir hâl almaktadır.
Bütün dünya bir ‘federasyon’a doğru gitmektedir.
Farklılıkların yönetimi zor ve maliyetlidir.
Her ‘farklı unsur’ için farklı bir yönetme ve kontrol mekanizması kurulması mecburiyeti vardır. Her biri ayrı ayrı emek, zaman ve maliyet demektir.
Oysa bütün insanlığı tekleştirdiğinizde ‘tek bir’ araçla dünya egemenliğini kolayca kurabilirsiniz. Bunun maliyeti, çok daha azdır.
Değil mi ki her şey sonuçta kapitalle ilgilidir.

3
Düşünebiliyor musunuz?
Bir neslin korkusu, kaygısı, kuralı, kanunu ve kutsalı olmayacak.
‘Y kuşağı’ dedikleri gençler böyle tanımlanmıyorlar mı?
Eğer gerçekten böyle bir nesil varsa veya olacaksa bu insanlığın sonu demektir.
Korkusu, kaygısı, kuralı, kanunu ve kutsalı olmayan nesil yeni bir nesil üretemez.
‘Y kuşağı’na güzelleme yapanlar bir hususu eksik bırakıyorlar bu durumda.
Böyle bir nesli yüceltiyorsak, varılacak ve durulacak en iyi durak olarak görüyorsak arkasından Aldous Huxley’in Cesur Yeni Dünya adlı eserinde bütün ayrıntılarıyla anlattığı, fabrikasyon üreme modelini de anlatmamız gerekiyor.
Huxley’in anlattığı Yeni Dünya’da kadınlar doğurmuyor, insanlar doğmuyor.
Bunun yerine fabrikalar istenilen miktarda ve ihtiyaç duyulan vasıflarda eleman üretiyor.
Son söz:
Korkusuz, kaygısız, kuralsız, kanunsuz ve kutsalsız y kuşağının spermleri sadece zevk suyudur. Yaratılışla, varoluşla, tabiatla, hakikatle, fıtratla, ahlakla velhasıl insanla ilintili/ilişkili/ilgili değildir.
Korkusuz, kaygısız, kuralsız, kanunsuz ve kutsalsız y kuşağının rahmi döl tutmaz/tutamaz/taşıyamaz.
Seçim bizim/sizin/hepimizin.

<p>41. haftanın son durumunu Akşam Gazetesi Spor Editörü Şafak Gözmen, AKŞAM TV'ye değerlendirdi.</p

Fenerbahçe – Sivasspor Maç Önü

Süper Lig'in yeni takımı GZT Giresunspor, coşkuyla karşılandı

Galatasaray, Yukatel Denizlispor maçı için şehre geldi

Deniz salyasından gübre, tarım ilacı ve temizlik malzemesi yapacaklar