• $8,265
  • €10,0712
  • 487.63
  • 1460.9
05 Haziran 2014 Perşembe

Sayın Dumanlı bu yolu açmayın

1
Ekrem Dumanlı 2 Haziran 2014 Pazartesi günkü uzun haftalık yazısının sonunda ayrı bir bölüm açmış ve başlık olarak da ‘İkaz mı gazap mı?’ sorusunu uygun görmüş.
Diyor ki Dumanlı; “Susuzluk, kuraklık, sel felaketi, maden kazası, deprem... Adeta üzerimizde kara bulutlar dolaşıyor. Afetler Allah’ın gazabı mıdır diye tartışılıyor.”
Yazıyı baştan itibaren okuyanlar göreceklerdir ki, Dumanlı son zamanlarda Türkiye’nin başına gelen bazı felaketlerin AK Parti iktidarının ‘paralelciler’e karşı yürüttüğü mücadele yüzünden olduğunu ima ediyor.
Kendine sorsanız “doğrudan kimseyi hedef göstermediğini, genel bir bilgiyi ve inancı paylaştığını söyleyecektir” eminim.
Ama kazın ayağı hiç de öyle değil.
Siz baştan aşağı Erdoğan’ı ve hükümeti eleştirdiğiniz uzun bir yazının sonuna böyle bölüm ekleyeceksiniz, sonra da “özel olarak kimseyi kastetmedim” diyeceksiniz. Kaldı ki aynı şey sosyal medyada ve bizzat yönettiğin gazetede daha önce de yapıldı.
Sosyal medyadaki tetikçilerin yaptıkları bir tarafa çok yakın bir zamanda (70’li yıllardan bu yana tanıdığımız, bilhassa İran Devrimi sırasında hislerine ve düşüncelerine tanıklık ettiğimiz) Ali Ünal da benzer bir şey yapmadı mı?
Konunun üzerine gidilince o da tevile müracaat etmedi mi?
Sosyal medyadaki gibi 140 karakter mahkum olmadığınız için cümlelerinizi sıkıştığınızda tehlikesiz anlamlara doğru tevilleyecek ustalıkta yazmanız niyetinizi gizlemiyor.
Bir nevi ‘yerseniz’ durumu.

2
Sayın Dumanlı, bu yaptığınız çok tehlikeli bir şey.
Bu yolu kullanıma sokarsanız inanın çok başınız ağrır.
Çaresiz kalmış olabilirsiniz.
Yolunuza taş koyulmasını hazmedemiyor olabilirsiniz.
Belli bir amaca yönelik yılların çabasının, emek ve finansmanının boşa çıkmasına tahammül edemiyor olabilirsiniz.
‘Taraftarlığınız’ gözünüzü kör etmiş olabilir.
Verilen görevin ağırlığıyla bunalmış da olabilirsiniz.
Ne olursa olsun, bu son yaptığınızın mazereti olamaz.
Bu yolu açtınız mı asıl o zaman kelimenin tam anlamıyla ‘çarşafa dolanırsınız’.

3
‘Gazap mı ikaz mı?’
diye sorduk mu bir kez...
Başkalarının da başka yerlerde, başka oluşumlarda ‘gazap ve ikaz’ aramasının yolunu açmış olursunuz.
Başka birisi de kalkar, sizin yaptığınız gibi Başbakan’a, hükümete hitaben;
“Paralelcilerin TUSKON adıyla kurduğu derneğin her davetine icabet edip etkinliklerine katılarak onları meşrulaştırdığınızı, sonra onların bu meşruiyet üzerinden işadamlarını devşirdiğini gördüğünüzde aklınıza hiç Mescid-i Dırar gelmedi mi? ‘Kimse Yok mu?’ isimli yardım kuruluşu ile Asya’yı, Afrika’yı, dolaşırken, Amerikan turlarına katılırken; Dırar Mescidi’ni kuranların da ‘amacımız sadece iyilikti’ dediklerini bir Allah’ın kulu size hatırlatmadı mı?
Türkçe Olimpiyatları’nı katılımlarınızla o yapıyı tebcil edip ‘İslamileştirirken’ Dırar Mescidi’ni kuranların da önce mescit olarak meşrulaşıp sonra oradan insan devşirerek ‘fitne’ çıkarmak istediklerini hiç hatırınıza getirmediniz mi?
İşte son zamanlarda başımıza ne geliyorsa bu ‘fitne’nin görülmeyişi/görülemeyişi yüzünden geliyor” derse Sayın Dumanlı.
O zaman ne olur hiç düşündünüz mü?
Bir üçüncü kişi çıkıp Ali Ünal’dan alıntılayarak; “Kader, bir toplum hakkında umumi bir musibete hükmederken, toplum çoğunluğunun hata ve zulümlerini de nazara alır. (...) ‘zulmedenlere destek olmayın yoksa ateş size dokunur.’ “hakikati gereğince toplum, “bu paralel yapıyı bir ‘gönül ve hizmet hareketi’ olarak değerlendirip arkasındaki derin yapıyı, amacı görmeyip gerekli uyarılarda bulunmadığı ve gerekli tepkileri vermediği için topyekun bir ikazla karşı karşıyayız.” deyiverirse Sayın Dumanlı...
Bu gidişin sonu nereye varır, diye hiç düşünmediniz mi?

<p>Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde İsrail polisinin sert müdahalesinin ardından binlerce Filist

Filistinliler Mescid'i Aksa'ya doğru yürüyüşe geçti

Süper Lig'in yeni takımı GZT Giresunspor, coşkuyla karşılandı

Galatasaray, Yukatel Denizlispor maçı için şehre geldi

Deniz salyasından gübre, tarım ilacı ve temizlik malzemesi yapacaklar