• $8,4396
  • €10,0747
  • 492.239
  • 1392.91
24 Ekim 2019 Perşembe

Tarih yazımı

1

Yazılı mutabakata bağlanmış maddelerin içeriği bir tarafa;

Türkiye Cumhuriyeti, varisi olduğu Osmanlı’nın son iki yüz yılından bu yana vuku bulan en önemli dış politika sürecinden geçiyor dersek, abartmış olmayız kanaatindeyim.

Kuşkusuz içeriği de çok önemli;

Ama aynı zaman dilimi içinde dünyanın iki büyük gücü ile, ön çalışma ve hazırlık dönemi hariç, biriyle yaklaşık 4,5 saat, ötekiyle yine yaklaşık 7 saat müzakere edip masadan bir anlaşmayla kalkmış olmak başlı başına tarihi bir olaydır.

Önce bunu böylece derç etmeliyiz.

2

Bundan yaklaşık 80 yıl önce de Türkiye, ABD ve Rusya ile (bu kez İngiltere’de işin içindeydi) savaşa dair müzakerelerde bulunuyordu.

Ancak o zamanki dönem bugünkünden çok farklı idi.

Malumunuz 40’lı yılların başında İkinci Dünya Savaşı başlamış; dünya mihver devletler Almanya+İtalya vs. ve müttefik devletler İngiltere+Rusya+ABD vs. diye ikiye ayrılmış durumdaydı.

Türkiye ise bu savaşta bitaraf kalmak istiyordu.

Savaşın ilerleyen merhalelerinde daha çok İngiltere’nin başı çekmesiyle müttefik devletlerinin baskısı iyice artacaktır.

Mesela 4 Kasım 1943’te Moskova’da bir araya gelen bu üç devlet yetkilisi en geç yıl sonuna kadar savaşa katılması hususunu Türkiye’ye resmen bildirirler.

Ancak Türkiye neredeyse savaşın bitimine kadar direnir.

Türkiye’nin direnmesinin asıl ve en önemli nedeni, Türk Ordusu’nun savaşacak ne donanıma ne de moral motivasyona sahip olmadığı olan inançtır.

Bu nedenle her ‘savaşa katıl’ talebi ya da tehdidine karşı; önce bize askerlerimizi teçhiz edecek silahları verin, ancak ondan sonra müspet düşünebiliriz diye cevap verir Türkiye.

Gerçi Türkiye ittifak devletlerinden silah ister ama bir rapora göre;

“Türkiye’ye sevk edilen/edilecek askeri yardımının, askeri malzemenin ve silahların limanlara boşaltılması ayrı, limanlardan askeri birliklere dağıtılması da yine ayrı bir sorundu. Çünkü, Mersin ve İskenderun limanlarını Anadolu’ya bağlayan demiryolu tek hatlı ve kapasitesi de hayli düşüktü. Bu hatta günde 1200 ton malzeme taşınması gerekiyordu. Ayrıca yeterli sayıda lokomotif ve vagon da yoktu. İngiltere 1943 yılının Mart ayında Türkiye’ye 100 lokomotif ve 2500 vagon sevk etmek isteyecektir. Ancak bu da sorunu çözmekten uzaktı. Çünkü yakıt sorunu da gündemdeydi. Kömür olmadan trenler çalışamazdı. Gerçi kömür kuzeyde Zonguldak’ta vardı. Fakat elde yeterli sayıda ulaşım aracı ve gemi olmadığından, bu kömürün güneye, limanlara taşınması mümkün olmuyordu. Sonuçta kömür yokluğundan, yeni gelecek lokomotif ve vagonlardan da yaralanmak mümkün değildi…”

3

Bugün ise Türkiye başkalarının isteğiyle değil, kendi sınır güvenliğini ve ülkesinin bütünlüğünü korumak için kendi iradesiyle, kendi imkanlarıyla bir operasyon yürütmekte;

Bu kez ABD ve Rusya ikisi birden Türkiye’den bu operasyonu durdurmasını talep etmekte.

Hatırlansın ve bilinsin istedim.

<p>Türkiye'nin birçok bölgesinde çıkan orman yangınlarını göz önüne alarak İstanbul'da ormanlık alan

Orman yangınlarına karşı denetim

Fransa'da 400 evsiz Vosges Meydanı'nda çadır kurdu

Nizip sabunu yurt içi ve dışından yoğun ilgi görüyor

Milas'taki yangında zarar gören 80 hektarlık ormanlık alan havadan görüntülendi