• $9,6086
  • €11,2034
  • 554.516
  • 1479.93
16 Haziran 2016 Perşembe

'İslam terakkiye mani değildir' mi?

1
Osmanlı’nın son günlerinde en az ‘bekayı devlet’ kadar tartışılan bir konu da İslam’ın terakkiye mani olup olmadığı idi.
En son Ernest Renan’ın yazdığı ‘İslam mani-i terakkidir’ makalesinden sonra, bu konuda kalem oynatıp, Renan’a reddiye yazmayan ulema ve/veya udeba kalmamıştı neredeyse.

O günkü Osmanlı münevverleri/aydınlarına göre İslam’ın terakkiye mani olduğunu söylemek, İslam’ın muharref bir din olduğunu söylemek kadar ağır bir şey kabul ediliyordu anlaşılan.

Bu nedenledir ki; o günün İslamcıları, kaynak olarak İslam’ı bu iddianın dışında tutabilmek için; ‘terakkiye mani olan İslam değil Müslümanlardır’ anlayışından hareketle dinin bunca asırlık tecrübesini ceffal kalem reddederek, o güne ait yeni bir din tasavvuru oluşturmaya çalışmışlardır. Tabi ki terakkiye mani olmayarak, aksine terakkinin itici gücü olabilecek bir anlayış/anlama modeli.

2
Aslında İslam tarihine baktığımızda, geleneğin reddedilmesinin yeni bir şey olmadığını görüyoruz.
Bütün ‘tecdit’ (yenilikçi) hareketleri aynısını yapmıştır. Eski kötü olmalı ki bir yeniden bahsedilebilsin. Geçmiş bir batak olarak gösterilebildikten sonra ancak insanlara yeni bir kurtuluşa ihtiyaç olduğu anlatılabilir. Bu çerçevede anne-baba da dahil her şey eskiye aittir, geride kalmıştır. Yani bir anlamda her yenileşmeci anlayış bir tarafı ile devrimci bir yönü ile de ilerlemecidir.

3
İsmail Kılıçarslan geçenlerde ‘Gülsüz Yasin’ başlıklı yazısında, Ramazan nedeniyle de, Müslümanlar arasında iyice açığa çıkan bir tartışmayı gündeme getiriyor.
“Tartışma iki taraf arasında cereyan ediyor. Taraflardan birine ‘tasavvufçu kanat’, diğerine ‘Kur’an İslam’ı kanadı’ diyebiliriz kabaca.”

Kılıçarslan’ın bir kez daha göze verdiği bu tartışma/ayrışmanın başka bir veçhesi; bir kanadın salt geçmiş üzerinden, hatta geçmişin bir kısım yaşanmışlığı üzerinden Müslümanlıklarını ortaya koyarken, diğer kanadın ise ‘Kur’an İslam’ı derken, Kur’an’ın vahyedildiği andan bugüne geçen zamanı kötü uygulama parantezine alıp bugünden Kur’an’a bakarak bir hayat tasavvuru ortaya çıkarmaya çalıştıklarını söyleyebiliriz.

Çok temel bir ayrışma gibi görünüyor değil mi?

Oysa her iki grubun birleşeceği/birleştiği bir nokta var ki, ondan sonra her şey teferruat durumuna düşebilir.
Bu iki kanadın mensuplarının neredeyse tamamı için ‘İslam terakkiye mani değildir.’ Gelenekçilere göre; bugünün Müslümanları atalarının iyi, doğru, güzel amellerini terk ettikleri için ilerleyememekte, Kur’an İslamcılarına göre ise geçmişte Müslümanların yanlış yorumları ve yaşayışı nedeniyle geri kalmış durumdayız.

4

Oysa bir zihin, ister tasavvuf mensubu, ister Kur’an İslamcısı olsun, bir kez ‘ilerlemeci’ mantaliteyi benimsemişse, oradan İslam adına, Müslümanlar adına hayırlı bir şey çıkması mümkün değildir.

Daha önce, başka vesilelerle de belirttiğimiz gibi; ilerlemeci bir istikamet üzere hareket edersek, bize ilerleme yolunda kılavuzluk eden ‘bilim’ hayatın merkezine oturur, dini yerine ikame edilir, ‘bilim’ artık aşkın ve tartışılmaz bir şey haline gelir.

Artık referans kaynağı haline gelmiş ‘bilim’e göre, ilerlemenin (terakkinin) önüne çıkan her şey geridir/gericidir.
Diğer dünyalılar gibi, hiçbir Müslüman, hele ‘okur-yazar’ sınıfından birisi ise gerici olmayı kolay kolay kabul etmez. İlerlemeci (ilerici) ‘lerin yanında saf tutarak toplumsal konumlarını korumaya ve hatta sahip oldukları malumatın görece çokluğu nedeniyle toplumlar için önder olmaya çalışırlar. Bu önderler “… İslam’ı ilerlemenin kurumsallaştırdığı bir dünyanın sahici olmayan taleplerine ve hedeflerine göre yeniden yorumlamaya girişmenin ‘dayanılmaz hafifliği’ içinde” çabalayıp dururlar.

Mesela bir gün birinin çıkıp “İslam terakkiye manidir!” kardeş diyerek konuşmaya başladığını düşünmemiz bile ne kadar zor değil mi?

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>Kültür ve  Turizm Bakanlığınca tarihi,  kültürel, mimari, ekonom

Beyoğlu dünya sahnesine çıkıyor

Kütahyalı marangoz ahşaptan susuz ceviz soyma makinesi icat etti

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (22 Ekim 2021)

Eren-13 operasyonları kapsamında 4 terörist etkisiz hale getirildi